Bu haber kez okundu.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTİZLİĞİ

Milli Eğitimin temel ilkelerinden eşitlik ilkesine göre ‘Her yurttaş, hiçbir ayırım gözetilmeksizin öğretim ve eğitim hakkına sahiptir. Eğitimde, hiçbir kişiye, aileye veya zümreye ayrıcalık tanınamaz' ifadesi yer almaktadır.

İnsan Hakları evrensel Bildirgesinde de ‘Her bireyin eğitim görme hakkı vardır' olarak belirtilmiştir. Ancak bu hak doğarken eşit olsa da zamanla birçok yönden eşitsizlik baş gösterir. Bu eşitsizlikler sosyal yapı, ekonomik düzey, ailenin eğitim durumu, coğrafi farklılıklar, beslenme gibi etkenlerden oluşabilmektedir. Türkiye'mizde bu eşitlik ilkesinin her coğrafi bölge için farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Hatta bu eşitsizlik aynı bölgedeki farklı okullarda bile hissedilebilmektedir. Uluslararası Öğrenci Başarılarını Değerlendirme Programı'ndan (PISA) elde edilen bulgulara göre, okullar arası farklar OECD ortalamasından yüksektir. Hükümet bu konunun farkında olup birçok yenilik yapmaya çalışsa da bölgeler arası eşitliklerin sağlanması biraz zaman alacaktır.

 

Eğitimde eşitlik anlayışına göre,  eğitim  ve öğretim gören bireylerin başarı düzeyleri arasındaki farklar,

 

tamamen yetenekleri ya da yatkınlıkları arasındaki “doğal” farklılıklardan kaynaklanması gerekirken, ülkemizde

bu farklılıklar öğrencilerin sosyoekonomik  özellikleriyle , bölgesel farklılıklarla, okulların  teknoloji  ile

donatılmış olmasıyla, tecrübeli ve idealist öğretmen bulunmasıyla, velilerin okula bakış açısıyla ya da toplumsal

cinsiyet rolleriyle alakalı olarak farklılıklar arz etmektedir.

 

Sosyo- Ekonomik  Özellikler ve Cinsiyetin Farklılıkları

 

 

 

Ailelerin gelir durumu ne kadar yüksek ve eğitimleri ne kadar iyi ise çocuklardaki başarı oranı da buna

paralellik göstermektedir. Maddi durumu iyi olan aileler  özel  takviye dersleri aldırabilmekte iken, maddi

durumu yetersiz ebeveynler mevcut kamu imkânlarıyla yetinmek durumunda kalarak eşitsizliğin küçük tarafında yerlerini almaktadırlar.

 

 

 

Ortaöğretimde geliri düşük olan ailelerin kız çocukları açık öğretimi tercih etmekte bu durum da fırsat

eşitliğini ortadan kaldırmaktadır. Yine geliri düşük olan aileler erkek çocuklarının eğitimi için daha çok çaba sarf edip özen gösterebilmektedir. Bu noktada eğitimde eşitlik ilkesinin  sağlanabilmesi  için kamu müdahalesi gerekecektir.

 

 

Okullar Arasındaki Farklar

 

Ülkemizde maalesef  en  çok farklılığın ve eşitsizliğin bulunduğu konuların başında okullar geliyor. PİSA

araştırmalarında bu durum ile ilgili bilgiler mevcuttur. Aynı bölgede, dip dibe olan okullarda bile ayırım

yapılabilmekte, okullar merkezi ve arka mahalle okulları diye de nitelendirilebilmektedir. Bu okullar arasında

oluşan farklılık uçurumu; geliri yüksek velilerin merkezi denilen okulları tercih etmesi, madden ve manen

desteklemesiyle zamanla daha da derinleşmektedir. Bu eşitsizliğin ortadan kaldırılması konusunda kamudan ve

belediyelerden destek beklenirken maalesef yapılan yardımlar ve iyileştirme çalışmaları merkezi denilen veya

göz önünde olan okullara yapılmaktadır. Örneğin Fatih Projesi kapsamında tablet bilgisayar dağıtılan okullara

bakarsanız neredeyse tamamının merkezi denilen okullarda  eğitim  gören öğrencilere yapıldığını göreceksiniz.

Hal böyle iken eşitlik ilkesi ciddi manada sıkıntılı hal almaktadır.

 

 

 

Milli  Eğitim  Bakanlığı, ortaöğretimde okul türleri arasındaki eşitsizlik sorununu çözmek adına bütün

okulları Anadolu Liselerine dönüştürdü. Ancak bu değişiklik tabela değişimi dışında bir fark oluşturmadı. Daha

önceden hangi okullar tercih edildiyse yine bu düzen aynı şekilde devam etti. Bu konuda acilen bir reform

hareketi yapılarak bu eşitlik sağlanmalıdır.

 

 

Çözüm Önerileri

 

1. ‘Haydi Kızlar Okula' kampanyaları gibi  projeler  hayata geçirilerek cinsiyet eşitsizliği ortadan

kaldırılmalıdır.

2. Fatih projesi kapsamlı olarak devam etmelidir,

3. Eşitlik sağlanması konusunda daha ciddi, içe dönük, kararlı siyasi bir irade

gerekmektedir.

4.  Eğitim  finanse edilirken bölgesel farklılıklar göz ardı edilmemelidir.

5. Okul türleri arasında oluşan farklılıkların ortadan kaldırılması için yapılan düzenlemeler tabela

ile sınırlı kalmamalıdır,

6. Öğretmen atamaları konusunda geride kalan bölgelere öncelik tanınmalıdır

7. Ücretli öğretmenlik uygulaması ortadan kaldırılmalıdır.

8. Okullar  teknoloji  ile donatılmalı, öncelik merkezi okullara değil ihtiyacı olan okullara

yapılmalıdır.

9. Derslik sayıları arttırılmalı,

10. Veliler halk  eğitim  merkezlerinde eğitilmelidir,

11. Okul öncesi zorunlu hale gelmelidir.

12. Okulların eksikliklerinin giderilmesinde modernize edilmesinde belediyeler aktif olarak

görevlendirilmelidir.

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber