Bu haber kez okundu.

Eğitimde Eşitsizliklerin Yeni Kaynağı TEOG Sınavları!

 Neo liberal piyasacı politikalar eğitimi verimli bir yatırım, çocukları ise yegane sermaye olarak görmektedir.

TEOG sınavlarının bu yıl üçüncüsü yapılmaktadır. 29-20 Nisanda yapılacak 2.aşamadan sonra öğrenciler ortaöğretim kurumlarına yerleşmek için tercihte bulunacaklar. Tercihlerin çocukların ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerinden çok, aile, çevre, okul idareleri, öğretmen ve kamuoyu yönlendirmesi sonucunda yapıldığı hepimizin malumudur. Tercihte bulunmayanlar ile tercihlerine yerleşemeyenleri ise Bakanlık çeşitli eğitim kurumlarına ya da açık liseye yerleştirmektedir. Ortaöğretim okul türleri artık 5 başlıkta gruplanmış bulunmaktadır. Bu liseler; özel, açık, akademik, mesleki ve teknik ile din öğretimi yapan liselerdir.



Neo liberal piyasacı politikalar eğitimi verimli bir yatırım, çocukları ise yegane sermaye olarak görmektedir. Bu bakış açısı öğrencilerin başarıyı yakalamak için aralarında kıyasıya rekabet ve yarış içinde olması gerektiğini söylemektedir. Seçme ve elemeye dayalı bu rekabetçi mekanizmalar eğitim sistemin ve okulları kendi içinde yeniden sınıfsal ayrışmaya ve beli kesimlere ayrıcalık sağlamaya tabi tutmaktadır. Yaratılan algı dezavantajlı grupların çocuklarının da bu sistem içinde “çok çalışır ve çok soru çözerse” “kaliteli” okullara yerleşebileceklerini vaaz etmektedir. 



Oysa insanların sınıfsal konumu kimden, ne tür bir eğitim,  nerede, hangi “kalitede” olacağını kökten belirlemektedir. Üst sınıfların çocukları için her türlü eğitim harcaması, araç gereç, okul, öğretmen ve başkaca olanaklar daha belirgin avantajlar sağlarken, alt sınıflara işçi ya da ara eleman olma özelliği olan okullara veya din eğitimi alma olanakları sunan okullara gitmek düşmektedir. Bu yaklaşımdan hareketle TEOG Sınavlarını ele aldığımızda karşımıza aynı sınavda “yarışan”  pek çok özellikleri ve farklılıkları aşağıda sıralanmış çocuklardan aynı müfredattı görseler ve aynı sorular ile karşılaşsalar bile “eşit sınav koşullarına” sahipler demek en hafif tabiri ile söyleyecek olursak vicdansızlıktır. 



Özellikleri ve Farklılıkları Ayrı Olan Çocukları Sıraladığımızda,

Düzenli ve sağlıklı beslenme olanakları ile oyun alanlarına sahip olanlar ile olmayanları,

-Her türlü alt yapısı tamamlanmış barınma ortamlarında yaşayanlar ile yaşamayanları,

Zeka gelişim düzeyleri farklı olanları,

-Sosyo ekonomik, sosyo kültürel ve eğitim düzeyi yüksel ailelerden gelenler ile gelmeyenleri,

-Fiziksel ortamları ve donatı olanakları tam olan okullar ile bu olanaklara sahip olmayan okullardan gelen öğrencileri,

-Kişisel özellikleri, ruhsal yapıları ve gelişimleri farklı çocukları,

-Kendine özel yaşantısı, ayrı düşünce ve tepkileri çocukları,

-Her türlü teknolojik araçlara sahip olan bunları kullananlar ile bu araçlara erişim olanağı bulamayan,

-Bölgesel, sınıfsal, etnik ve mezhepsel farklılıkları ayrı olan çocukları,

-Aylardır çatışmaların ve sokağa çıkma yasaklarının gölgesinde eğitim almaya çalışanlar ile ,bu ortamlardan uzak olanları

Aynı kulvarda “yarıştırıp” bunun adına çok adaletli ve hakkaniyetli sınav denmek her şeyden bu toplum kesimlerine yapılan en büyük haksızlıktır.



Sonuç olarak,  yapılması gereken gerçekten her anlamda eşitsizlikleri sonlandırarak, okullar arasındaki farklılıkları kaldırmak, eğitimi nitelikli ve bilimsel içeriğe kavuşturmak, demokratikleştirmek, okullar arasında ayrımcılık yapmamak eğitimi bir kamu hizmeti olarak eşit bir özde bütün yurttaşlara sunmaktır. 

Alaaddin Dinçer

Kaynak: www.egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
Eğitimde EşitsizlikTeog

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber