Öğretmen Diyarı

Eğitim yeniden düzenlenmeli


Eğitim eğitim öğretim yılının milletçe hepimize hayırlı uğurlu olmasını temennisi ile sözlerine başlayan Aydın, “Eğitim-Öğretim konumuzu beş ana başlıkta değerlendirmemiz lazım. Bir; Eğitim-Öğretimde ana unsur eğitimciler, öğretmenler, öğretim görevlileri. İki; eğitimcilere, öğretmenlere teslim edilen öğrenciler. Üç; kaynaklar, müfredatlar, programlar. Dört; fiziki yapı, okullar, derslikler, donanımlar. Beş; eğitim-Ööretime etki eden diğer unsurlar; internet, televizyon, sosyal medya, gazete, radyo, dergi” dedi. Eğitimciler açısından bakıldığında eğitim fakültelerinde Batı kaynaklı müferdatlarla öğretmen yetiştirildiğini ifade eden Aydın, şöyle konuştu: “Milli bir öğretmen yetiştirme planlamamız yok, mevcut müfredatlarla, öğretmenler istenen başarıyı vermede yetersiz kalıyor. Heryıl öğretmen ihtiyacımızın çok üzerinde öğretmen adaylarını eğitim fakültelerine yerleştiriyoruz. 1995 yılında 33 olan eğitim fakültesi, 2017 yılında 100’ü geçti. 2016 verilerine göre 438 bin 134 öğretmen adayı atama bekliyor. Eğitim fakülteleri ve diğer Fakültelerde öğretmenlik mesleğini hedefleyen 653 bin 899 öğrenci bulunuyor. Oysaki yıllık ataması yapılan öğretmen sayısı 50 bini geçmemektedir. Öğretmenlerin talihsiz açıklamalarla aşağılanmaları, ücret yetersizlikleri, mesleki saygınlığın ortadan kalkması gibi durumlar Eğitimcide olması gereken hususları ortadan kaldırıyor.Öğretmen- öğrenci, öğretmen-veli, öğretmen- yönetici arasındaki saygınlık güm geçtikçe zayıflamaktadır.”

2017-2018 eğitim- öğretim yılında 17 milyon 500 bin öğrencinin 60 bin okul 600bin derslikte, 1 milyonu aşkın öğretmenle ders başı yapacağına işaret eden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “7 miyon 200 bin üniversite öğrencisi, 193 üniversitede, 160 bin öğretim görevlisi ile ile ders başı yapacak. Geleceğimizin teminatı olan neslimizin okullarımızda önce ahlak ve maneviyat ilkesi ile yetiştirilmesi gerekmektedir.  Öğrenci-öğretmen, okul ve sınıf ortamında saygı ve sevgiye dayalı iletişim sağlanamamaktadır. Karma eğitimin getirmiş olduğu sakıncalar artarak devam etmektedir. Bu hususlarla ilgili üniversitelerimizin durumu hiç gündeme getirilmemektedir. Kaynaklar- müfredatlar- programlar sürekli batı kaynaklı olduğu için eğitim-öğretimde hep karmaşa yaşanmaktadır. Her bakan ile beraber Milli Eğitimde müfredat ve programlar sil baştan ele alınır, sonuç ortada. Ülkemizde okullaşma oranında ve donanımında mesafeler alınsa da henüz yeterli seviyeye ulaşılamamıştır. İlk, orta ve üniversite 25 milyon öğrencisi olan bir ülkeyiz. Bütçeden buna göre pay ayırmalıyız. Eğitim-öğretime doğrudan ve dolaylı etki eden faktörlerin başında sosyal medya, televizyon, radyo, gazete, dergi, müzik, spor, eğlence organizasyonlarında hesaba katmadan olmaz. Özellikle kontrolü çok zor ve tahribatı yüksek olan sosyal medya, internet kullanımı gençlerimiz arasında çok yaygınlaşmış ve eğitimi doğrudan etkilemektedir.Televizyonların dizilerin ne kadar etkili olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Bu konuda kavramları ortaya atan mahfillerin ekmeğine yağ sürmekteyiz. İlerici, çağdaş, medeni, asri, değişim gibi”diye Konuştu.

Ferit Hepokur-Memleket
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol