Bu haber kez okundu.

Eğitim Uzmanlarının Sorunları Çözüm Bekliyor!

6528 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eğitim uzmanı yapılan merkez şube müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri yaşadıkları şoku henüz atlatabilmiş değiller. Doğrusu bu kanunun bu şekilde çıkması neticesinde ortaya çıkan anormal durum zannedersem önceden öngörülmedi. Eğer etraflı olarak değerlendirilseydi böyle büyük bir haksızlığa en başından mani olunurdu. Şimdi durumu tek tek ele alalım: MERKEZ ŞUBE MÜDÜRLERİ: 652 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 3. Maddesiyle görevleri mülga duruma düşürülen ve şahsa bağlı kadroyla havuza alınan şube müdürleri bu darbe yetmez gibi bir de 6528 sayılı kanunla hem hiyerarşik hem de mali olarak daha alt bir kadro olan eğitim uzmanlığına alındılar. Düşünün ki taşrada çalışan şube müdürlerinin de bir yönüyle üstü bulunan şube müdürleri sırf merkezde çalıştılar diye adeta cezalandırıldılar. En azından bu şube müdürlerinin taşrada şube müdürlüğü yapmalarının önü açılamaz mıydı? İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCILARI: Aynı kanunla birden bire eğitim uzmanı yapılan il milli eğitim müdür yardımcıları da aynı şaşkınlığa uğradılar. Millî Eğitim Bakanlığı Millî Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliğinin 42/b maddesindeki ‘Şube Müdürleri ve müdürlükteki bölümler arasında ahenkli iş birliği ve çalışma düze­nini sağlamak,’ hüküm gereğince şube müdürlerinin üstü olduğu açıkça belli olan müdür yardımcıları birden bire şube müdürünün altı oluverdiler. Bu da her bakımdan yanlış olmuştur. İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLERİ: Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğine göre şube müdürünün disiplin amiri olan ve Millî Eğitim Bakanlığı Millî Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliğinin 41/a maddesine göre il müdürünün ildeki görev ve sorumluluğunun aynısına ilçede sahip olan ilçe milli eğitim müdürleri de birden bire şefle şube müdürü arasında bir göreve indirilmiştir. Nereden bakılırsa bakılsın yapılan ciddi bir ‘boş bulunma’ ya da hatadır. Yukarıda adı geçen ‘eski’ yöneticiler hem itibar bakımından hem de mali bakımdan ciddi bir kayba sürüklenmişlerdir. Ciddi bir kamu görevi ifa ederken adeta: “sizi istemiyoruz, gidip bir yerde oturun” denilen bu ‘eski’ yöneticiler şu an için büyük bir boşluktadırlar. Makam ve koltuk beklentisi olmayan bu ‘eski’ yöneticilerin yeniden sisteme kazandırılması gereklidir. Bunun için yapılması gereken şey bellidir. Mali ve özlük haklarının yeniden teslim edilmesi, pozisyonlarına uygun şekilde bir görev tanımı yapılması ve doğrudan il müdürüne bağlı olarak çalışmaları durumunda bu ‘eski’ yöneticiler yeniden kendilerini birinci sınıf şerefli Türk vatandaşı gibi hissedeceklerdir. Geriye de zaten tek bir seçenek kalıyor: Sabun fabrikası! Oğuz AVŞAROĞLU Personelmebhaber.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber