Bu haber kez okundu.

Eğitim Uzmanından Müthiş Tespitler

Eğitim uzmanı ve araştırmacı yazar Fatih Akkuş eğitime dair çok önemli tespitlerde bulundu...
Türk eğitim sistemini başarılı buluyor musunuz? 
Türk eğitim sistemi dediğimiz zaman elbette okul öncesi eğitimden tutun lisansüstü eğitime kadar bir süreç olduğunu görüyoruz. Tabi eğitim sisteminden sadece öğretim programları kısmını mı anlamalıyız? Elbette hayır! Çünkü eğitim bir sisteme dahilse bu sistem içerisindeki tüm argümanlar bir çark dişlisi gibi birbirine bağlıdırlar. Nasıl mı? Bir okulun hademesinden eğitim bakanlığın bakanına kadar herkes bu sistemde birbirleriyle dolaylı olsalar da ilişkilidirler. En basitinden bir okulun temizliği iyi olursa daha sağlıklı bir ortam ve daha sağlıklı bir öğretim süreci ortaya çıkar. Bunu ülkeye genellersek MEB'in başarılı olduğu kabul edilir. Bakınız uç örnekler verdim zaten aradaki birimler doğal olarak birbirlerini etkilemektedirler. Eğitim ve öğretimde birçok kademenin olduğunu düşünürsek bunların arasında olan geçişlerin sağlıklı olması gerekir. Bunu da ancak doğru bir rehberlik sistemi ile sağlayabilirsiniz. Fakat maalesef rehberlik birimlerimiz ve sistemi iyi işlemiyor. Burada sadece rehberlik uzmanlarını da suçlayamayız. Diğer branş hocalarının da etkileşime katkı vermeleri gerek. Tabii ki bunları sağlayacak olanda bu hocalarımız değil sistemin üst yöneticileri olan MEB yetkilileridir. Aslında cevabı çok uzun olması gereken bir soru ancak şöyle toplayacak olursak girdi ve çıktılarda problemler var, yol göstermede problemler var, yakın ve uzak hedefler arasındaki ilişkilerde problemler var. Bunlar bir yana öğretmen atama sorununa ne demeli? Atanamayanlar bir yana atanmış öğretmenlerin sorunlarına ne demeli? Evet maalesef öğrencisinden öğretmenine dolayısıyla velisine idarecisine kadar batağa saplanmış bir döngünün içerisinde çırpınmaktayız ülke olarak. Dolayısıyla başarısız bir eğitim sistemi var ve reformlar acilen hayata geçirilmelidir. 
Eğitim sistemimizde yapılması gereken reformlar sizce neler? 
Reform niçin yapılır? Eski yapıların artık günümüz ihtiyaçlarına cevap verememesinden kaynaklı olarak aksayan kısımların yenilenmesi veya değiştirilmesi olarak tanımlanabilir. Yani o kadar reform yapılması gereken yer var ki nereden başlasam bilemiyorum. Öncelikle güncel bir sorun olarak öğretmen yetiştirme ve istihdamının mutlak suretle düzene konulması gerekiyor. MEB'in Kpss'de yaptığı elemeyi YÖK'ün üniversitelere girişte yapması gerekiyor ki öğretmenliği kazanan bir insan bölümünü keyifle bitirip atanacağı zamanı beklemeli. Fakat günümüzde öğretmen adayları oyalanmakta emek ve zamanları çalınmaktadır. Bu bir, ikincisi rehberlik eğitimi çok önemli çünkü bir öğrenci ne kadar başarılı olursa olsun yanlış bilgilendirildiği takdirde seçeceği alanda veya meslekte mutlu olamayacaktır. Dolayısıyla her ne kadar iyi bir trenimiz var diyorsak bunun içinde tercihleri doğru yapabileceğimiz iyi raylara ihtiyacımız var aksi takdirde son model dediğimiz tren devrilir ve ortaya bir facia çıkabilir. Dolayısıyla bizim RAM ve rehberlik birimlerine büyük görevler düşüyor. Özellikle kağıt üzerinde kalmayan gerekirse içerik yoğunluğunun minimize edilerek uygulamaya ağırlık verilmesi daha somut sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Diğer önemli bir konuda eğitim sisteminin yap boz haline gelmesidir. Kağıt üzerinde çoğunluk oylarıyla kararlar alınıyor diyorlar ancak siyasi baskı nedeniyle o kağıt üzerindeki çoğunluk halbuki sadece bir kişi veya zümrenin ideolojisini temsil ediyor. Dolayısıyla bizim bağımsız ve özerk bir MEB'e ihtiyacımız var. Elbette bunu oluştururken bilimi esas alan ve belli ideolojilere bağlı kalmayan yapılar oluşması gereklidir. Ve en önemlisi bugün artık bir sorun haline gelen laiklik karşıtlarının oluşturduğu tekçi anlayışı terk ederek eşitlikçi anlayışı benimsememiz gerekiyor. Laik yapıyı tekrar kazandırmamız gerek çünkü bilimsel anlayış günümüzde yerini ideolojilere bırakmıştır. Bunun değişmesi olmazsa olmaz bir gerekliliktir. 
Fatih Projesi başarılı olabilecek mi? 
Öncelikle Fatih Projesi'nin başarılı olması bir çok etkene bağlıdır. Bunları kısa şu şekilde sıralayabiliriz; teknolojik alt yapı, öğrencilerin bu projeye karşı hazırbulunuşluğu ve bu öğrencileri bu sürece adapte edebilecek uzman bir kadro. Bu saydığımız etkenler içerisinde en basiti teknolojik altyapı olmakla beraber en zoru ise öğrencileri bu projeye adapte etmektir. Elbette bu en zor dediğimiz kısmı çözecek olan kişiler ise bu işin uzmanları olan bilişim teknolojileri öğretmenleridir. Projenin şuan ki gidişatına bakarsak evet pilot uygulamalar mevcut ancak görülen o ki aslında tahminler de bu yöndeydi zaten bu proje amacına uygun olarak işlememektedir. Sebeplerine değinecek olursak öğrencilerde eksik olan bilişim kültürü ve 100 saatlik BTR bir diğer tabiriyle Çin imalatına benzer eğitimle başa gelen öğretmenlerin yetersizlikleri diyebiliriz. Şimdi bu 100 saat meselesi belki Türkiye'de farklı alanlarda sertifikasyon yöntemiyle uygulanıyor olabilir. Bu da ancak ana dal - yan dal mantığı ile (Örn: Felsefeden Sosyolojiye veya Fizikten İş Güvenliği Uzmanlığına geçiş/tamamlama gibi) uygulandığı takdirde hem faylı olma şansı daha fazladır hem de kamuoyundan kabul görmesi daha mümkündür. Ancak bugün MEB'in uyguladığı bu görevlendirmeye baktığımızda BTR görevi verilen öğretmenlerin ne branşlarıyla ilgili doğru düzgün bir ana dal - yan dal ilişkisi mevcut ne de bu kişilerin bilişim alanında ekstra çalışmaları (Yüksek lisans vs. gibi) mevcuttur. Daha açık bir ifadeyle bu projeyi neresinden tutarsanız tutun elinizde kalmaktadır. Milyon dolarlık olan kritik bir projede bu kadar vurdum duymaz uygulamaların devam etmesi bu ülke için büyük bir maddi kayıptır. Manevi kayba değinecek olursak ise çocuklarımız hem zaman kaybetmekte hem de istenilen kazanımları elde etmeleri mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla bilişim öğretmenleri olmadan bu projenin sağlıklı yürümesi mümkün değildir. Bilişim öğretmenlerini istihdam etmeye gücünüz yoksa bu projeye hiç girişmeyeceksiniz, girişiyorsanız da bu öğretmenleri seve seve istihdam edeceksiniz. Bu ihtimallerin dışında bir seçenek uyguluyorsanız da o zaman ya bu işi bilmiyorsunuzdur ya da biliyorsunuzdur da bir art niyetiniz vardır ve mantıklı açıklamalar ile kamuoyunu aydınlatmak zorundasınız. Ama maalesef MEB bu konuda sınıfta kalmıştır. Kurumsal kimliğini bir kenara bırakan bu kurum bir kaç kişinin egolarına teslim olmuştur. Bu düzenin değişmesi şarttı ve bu haliyle Fatih Projesi'nin başarılı olma ihtimali yoktur. 
Bilişim Öğretmenlerinin bu çağda yaşadığı mağduriyet hakkında ne dersiniz? 
Herhalde bu soruyu ABD'de talkshow / standup yapan kişilere sorsanız baya bir gündem malzemesi olurdu onlar için. Şimdi bilişim öğretmenlerinin bilişim çağında mağduriyet yaşamalarının bir kaç sebebi olabilir. Bunlar nelerdir? İdareciler bu işlerden anlamıyordur, art niyetli olabilirler, şahsi veya zümre menfaatleri için farklı politika izliyor olabilirler veya herhalde kıskanıyor olabilirler mi diye de düşünmüyor değilim bazen. Aslında toparlarsak ülkemizin kalkınma düzeyi yeterli olmadığından bilişim gibi bilim dallarının bu ülkede ön planda olması zaman alıyor. Mesela kimya, fizik, nükleer veya nano teknoloji gibi çok önemli alanlar niçin ülkemizde revaçta değil? Çünkü bunları işleyip ortaya ürün koyacak ne irade var ne de üretim yapabilecek alt yapı mevcut. Yani bu alanların ülkede değer görmemesinin sebebi bu insanlar değil ülkenin yeterli reaksiyonu gösterememesidir. Tekrar bilişime dönecek olursak aslında diğer tüm alanlardan üretim maliyeti en düşük ve ürünleri bakımından da ciddi gelir sağlayabilecek sayılı alanlardan bir tanesidir. Dolayısıyla bu sorunu çözmek için gerekli olan başta tabii ki halkımızın milli iradesi ve bunun sonucunda iş başına gelecek olan siyasi iradedir. Mesela günümüzde Türkiye'de bilişim vadisi adı altında bir teknoloji üssü ortaya konmaktadır. Ancak bunun devlet teşvikleri ile ayrıca üniversitelerle iş birliği sağlayarak doğru bir şekilde uygulamaya sokmak gerek. Mesela devlet olarak senin 5000 kapasiteli bir bilişim üretim merkezin varsa kalkıp ta bu alanda 50.000 öğrenci mezun edipte 45.000'i mağdur etmemelisin veya benzer şeyleri öğretmen atamaları için de diyebiliriz. Buna paralel olarak elbette bu çağda bu çağın uzmanları mağdur olmamalıdır başta ülke ekonomisi açısından. Ancak ortada madem bazı sorunlar var siyasiler buna pratik çözümler üretmek zorundadırlar. Aksi halde toplum refahımız birbiriyle ilintili olarak tüm ülkeyi de kapsayarak istemediğimiz seviyelere düşebilir. Önlemler alınarak kanayan yaraların bir an önce pratik çözümlerle siyasi irade tarafından sarılması gerekiyor. 
Öğretmen atamaları hakkında neler söylersiniz? 
Gerçekten çok merak ediyorum dünya üzerinde hangi ülkede bir kurumun İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü bu kadar gündem olsun ve bu kadar tartışılsın? Herhalde İKGM müdürlerini de 100 saatlik sertifika ile göreve getiriyor olmalılar ki yanlış olan ne varsa onlar yapılıyor doğru olan ne varsa yanından bile geçilmiyor. İKGM'nin müdürü çıkmış rakamlar veriyor noktası virgülüne. Yani işinize geldiği zaman en ufak ayrıntıya kadar hesap yapmayı biliyorsunuz da mezun olan öğretmenler ile MEB'in ihtiyacı arasındaki ilişki de dengeyi bir türlü sağlayamıyorsunuz. Ben öyle zannediyorum ki boş zamanlarında bilgisayarlarında herhalde Solitaire oynuyorlar atama zamanı da bir iki istatistik çıkarıp kamuoyunu geçiştirmeye çalışıyorlar. Öğretmen atamaları hakkında konuşabileceğim çok bir şey yok. Ortada bir vizyon bir irade yok ki kalkıp fikrimi açıklayayım. Bir eğitim uzmanı olarak şunu söylüyorum benim bu ülkede bu kurumun İKGM'si hakkında söyleyecek bir şey bulamıyorum. İKGM'yi bir kenara bırakırsak öğretmenler KPSS ile değil üniversite sınavlarında elenmeli ve öğretmen olmaya hak kazananlar mezun olduğunda doktorlarda olduğu gibi hemen göreve başlamalıdırlar. Zaten Ortak Komisyon Projemde de bu konuyla alakalı bazı şablonlar ortaya koymuş bulunmaktayım. Amacımız emek veren herkesin bir şekilde karşılıklarını almalarını sağlamaktır. Umarım yakın bir gelecekte bunu sağlayabiliriz.  
Fatih Akkuş Eğitim Uzmanı

 

mebpersonelleri.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber