Bu haber kez okundu.

Eğitim öğretim yılına sıkıntılı giriyoruz!

Murat AYDIN/SÖZCÜ EĞİTİM

Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:

Milli Eğitim’in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.

Yıllar önce Mustafa Kemal’in söylediği bu vasiyeti günümüz Türkiye’sinde yaşananları harfi harfine anlatıyor. 28 Eylül Pazartesi, Kurban bayramının hemen ardından 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı başlıyor. Eğitimde sorunlar bir türlü bitmiyor. Öğretmen açığından tutun da, okulların fiziki durumları ile eğitmen kalitesi hep tartışılıyor. Ezberci eğitimden bir türlü kurtulamıyoruz. Eğitimi planlayanlar ve sistem üzerinde oynayanlar siyasal düşüncelerinden öte ülke geleceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını düşünmüyor.

Ülkede beyinleri geliştirme yerine şekilcilikle zaman kaybeden bir eğitim sistemi almış başını gidiyor. Oysa, eğitim sistemi, çocuklarımızın beyinlerini geliştirip, onları bu ülkenin geleceğine, kendi yarınlarına ve insanlığın varlığına faydalı birer birey olarak yetiştirme yönünde olmalı.

Tabi bugün eğitimle ilgilenen ağalara sorsanız hepsi bunun böyle olduğunu söyler… Söylemler bitmez.

Ancak, veliler ve eğitmenler oldukça endişeli bir eğitim yılına başlıyor…

Özellikle doğu illerinde eğitimin nasıl yapılacağı düşündürüyor. Bir sendikanın doğu illerine yönelik yaptığı anket çarpıcı sonuçlarla dolu. Öğretmenlerin yüzde 41’i tayin istemeyi düşünüyor, yüzde 34 ise mesleği bırakmayı… Nedeni ise yaşanan terör olayları…

Terör olayları doğuda olduğu gibi batı ketlerinde de endişe yaratıyor. Özellikle üniversitelere önümüzdeki yıl içerisinde yaşanabilecek olaylar hem öğrencileri hem akademisyenleri hem de velileri korkutuyor.

Böyle bir durumda eğitimdeki kaliteyi nasıl yakalayacaksınız.

Ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi gençleri nasıl yetiştireceksiniz.

Bu çağda bunları düşünmemiz bile eğitimde ne kadar geri kaldığımızı gösteriyor.

Bir zamanlar beyin göçünü engelleme ve gidenleri geri getirme gibi projeler vardı. Ama bugün böyle şeyleri düşünseniz de geri getiremezsiniz.

Bu ortamda Amerika’da bilimsel çalışma yapan Türk akademisyen neden niçin dönsün…

Onların dönmesi için güvenlik, alt yapı, özgür çalışma ortamları önemli…

Özgürlükçü bir eğitimin olmadığı noktada bilimsel çalışmalarla buluşlar yaratmak mümkün olamaz.

Ve bu güne kadar birçok bilim adamımızı bu nedenle kaybettik.

Burada öğretmenlerimize büyük görev düşüyor.

Yine Atatürk’ün dediği gibi , “Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır”

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber