Öğretmen Diyarı

Eğitim İzleme Raporu: Özel Okulların Payı Nasıl Artıyor?
Son yıllarda özel okulların eğitim sistemi içindeki payı giderek artıyor. Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Eğitim İzleme Raporu 2015-16’da bu konuya geniş yer verdi. Türkiye’de özel okullara devam eden çocukların payı 2014-15 eğitim-öğretim yılında yüzde 5,3 iken 2015-16’da yüzde 7,5 oldu.

Artış, yetkililerinin özel okullar konusundaki söylemi ile paralellik gösteriyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın websitesinde yer alan habere göre bakan İsmet Yılmaz şöyle diyor: “Eğitimde özel sektörün payını artırıyoruz. Özel eğitimler devletin yükünü alıyor, devletin daha iyi eğitim vermesine yol açıyor. Bu bakımdan da özel sektörü teşvik ediyor ve destekliyoruz.” Uygulamalar ile artış arasında da uyum var; özel okul teşvikleri 2014’ten bu yana yaygın biçimde uygulanıyor. Bugüne dek devlet bütçesinden özel okullara teşvik kapsamında aktarılan tutar 2,5 milyar TL’nin üzerinde.

Bir yandan devlet okullarındaki eğitimin niteliğini artırmayı amaçlarken aynı anda özel okulların payını artırmayı da amaçlamak bir çelişki barındırıyor. Özellikle aileler açısından bakınca… Bir aile, evine en yakın devlet okulunda nitelikli bir eğitim ücretsiz sunulurken neden binlerce lira okul ücreti ödeyerek çocuğunu özel okula göndermek istesin? Gelir düzeyi çok yüksek olan aileler nüanslara bakarak özel okulu devlet okuluna tercih edebilir; ancak bu küçük bir grubu oluşturacaktır. Yalnızca nüanslara bakarak seçim yapacak kesimden daha fazlasının özel okullara yöneldiğini görüyoruz. Devlet okulunun tam karşısındaki apartmandan çıkan çocukların sabahları özel okul servisine binmesine neden olan etmenleri, özellikle eğitimin niteliğiyle ilgili olanları, daha iyi anlamak gerekiyor.

Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir artmazken buna rağmen özel okullara yapılan harcamalar artıyor. Türkiye’de halihazırda eğitim kurumlarına yapılan harcamalarda ailelerin payı OECD ortalamasının üzerinde. Oysa Türkiye’de kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) düşüşte; 2013’te 10.822 ABD doları iken 2015 yılında 9.257 ABD doları oldu. Yani zenginleşme olmadığı halde özel okullara yapılan harcamalar artıyor.

Devlet tarafından özel okula giden öğrenci başına ödenen teşviklerin özel okulların payını artırmaya katkısı olduğu düşünülebilir. Teşviklerin etkisinin ne kadar olduğunu hesaplayamasak da, şunu biliyoruz: teşvik miktarı ortalama özel okul ücretlerinin çok altında, okul parasının kalanını aileler ödemek zorunda. Bu nedenle teşvik çocuğunu zaten özel okula gönderen ya da gönderme potansiyeli olanların daha çok işine yarıyor.

Özel okulların payındaki artışı daha iyi anlamak için büyük resmin ayrıntılarına da bakmak gerekiyor. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, 2015 yılına gelindiğinde özel okullardaki artış büyük oranda genel ortaöğretim düzeyinde yaşandı. 2015-16’da genel liselere devam eden çocukların yaklaşık 5’te 1’i özel okula devam eder duruma geldi. Peki bu artış nasıl oldu?
ERG tablo
ERG tablo
2015 yılında dershanelerin kapatılması veya özel okula dönüşmesi süreci tamamlandı. Dershanelerin içinde bulunduğu binalar ve derslikler özel okul olmak için yetersiz olunca “temel lise” adında geçici bir okul türü oluştu. Bu kurumlara bir okulda olması gereken özelliklere sahip olmak için 2018’e kadar zaman tanındı. O zamana kadarsa, altı mobilya dükkanı olan, bahçesi olmayan temel liseleri görmeye devam edeceğiz. İşte ortaöğretimdeki özel okul artışı büyük oranda buradan geliyor. Geçtiğimiz yılın verileri Türkiye genelinde 1.197 temel lise bulunduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz yıl temel liselere devam eden öğrencilerin yarıdan fazlasını (yüzde 58) lise son sınıf öğrencileri oluşturuyor. Bu bize, temel liselerin üniversiteye hazırlık amacıyla tercih edildiğini gösteriyor.

Sonuç olarak Türkiye’de özel okulların payı artmaya devam ediyor. Bu artış, ülkede kişi başına düşen milli gelir artmazken yaşanıyor. Dolayısıyla özel okulların payındaki artışın devlet okullarında sunulan eğitimin niteliğiyle ve sıralama sınavı odaklı sistemle ilişkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Eğitimi devlet üzerinde bir “yük” olarak değil, devletin temel sorumluluklarından biri olarak görmek, eşitlik için devlet okullarındaki eğitimin niteliğini artırmayı önceliklendirmek gerekiyor. Öyle ki, çocuğunu özel okula gönderebilecek bir aile bile evinin en yakınındaki devlet okulunu tercih edebilsin…
 

Yeliz Düşkün
Eğitim Reformu Girişimi (ERG)

https://www.facebook.com/egitimreformugirisimi

@egitimreformu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim