Bu haber kez okundu.

Eğitim fakültelerinin kontenjanları azaltıldı

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç ve üniversitelerin Eğitim / Eğitim Bilimleri Fakültelerinin dekan ve dekan yardımcılarının katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi. 
 
Türkiye'de yükseköğretim ve eğitim fakültelerinin durumuyla ilgili sunum yapan Başkan Saraç, yükseköğretim sayılarına ilişkin bilgi verdi. Başkan Saraç, yükseköğretim kurumu sayısının 2001'de 75 iken, 2016'da 181'e yükseldiğini belirterek, eğitim fakültelerinin sayısının ise 96'ya ulaştığını kaydetti.
 
Üniversitelerdeki öğretim elemanı sayısının da 66 binden 156 bine çıktığını, eğitim fakültesindeki öğretim elemanı sayısının ise 10 bine yaklaştığını vurgulayan Saraç, şunları kaydetti: 
 
"Avrupa'da yükseköğrenim alanında öğrenci sayısı açısından ikinci büyük ülkeyiz. Türkiye'de öğretmen yetiştirme alanında önemli tarihlere baktığımızda öğretmen yetiştirme konusunda dünyanın pek çok ülkesinden çok daha derin bir tecrübeye sahip olduğumuz anlaşılıyor. Bu açık ve seçik. İlk öğretmen okulu günümüzden 168 yıl kadar önce kuruldu. Zaman içinde öğretmen yetiştirmeye dönük 30'dan fazla farklı ad altında okul açıldı. Bugün itibariyle temel kaynak, eğitim fakülteleridir. Öğretmen yetiştirme, 1980'e kadar MEB'in tasarrufundayken, 1980'den sonra bu YÖK'e devredildi."
 
Eğitim fakültelerinde yapılanmaya gidildiğini kaydeden Saraç, eğitim fakültelerinde eskiden 11 bölüm ve 30 lisans programının yer aldığını, yeni yapılanmada ise 9 bölümün yer aldığını dile getirdi.
 
Başkan Saraç, eski yapının karmaşık bir sistemi olduğunu yeni yapılanmayla bu sistemin daha kompakt hale getirildiğini, 4+4+4 uyumlu olması için bazı bölüm başlıklarında yer alan ilköğretim ve ortaöğretim ifadelerinin ise kaldırıldığını belirtti.
 
Eğitim fakültelerinin kontenjanlarının ise son iki yıldan beri yaklaşık yüzde 10 oranında azaltıldığını bunun tedrici olarak devam edeceğini vurgulayan Saraç, eğitim fakültelerinde ikinci öğretim programlarının kapatılmaya başlandığını, ancak Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile Okul öncesi öğretmenliği ikinci öğretim programlarının devam ettiğini kaydetti.
 
Başkan Saraç'ın konuşmasının ardından öğretmen eğitimi programlarına girecek öğretmen adaylarını belirlemek için tek bir test puanının yetmeyeceğini adaylarla yüz yüze görüşülmesi gerektiğini belirten Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, şunları dile getirdi:
  
"Milli eğitimin temel kanununda öğretmenlerin göreve alınırken mülakat yapılacağı yazılı. Dolayısıyla hiç olamayan bir şey değil. Olanı biz uygulamaya koyduk. Ama 20 bin öğretmeni atayabilmek için üç katını çağırıyoruz. 60 bin öğretmene mülakat yapmak lazım. 60 bin öğretmenle mülakat yapmak zor. 40 bin alacaksan 120 bin, zor. Bu zorluğu üstlenmemek için 'kurayla atayalım' denilmiş." dedi.
 
YÖK'ün öğretmen yetiştirme sürecinde seçilen öğrenciye sunulacak eğitimin niteliği ve eğitimin verildiği kurumların kalitesinin önemine vurgu yapan Bakan Yılmaz, Türkiye için yüksek nitelikli öğretmen yetiştirme hedefinin ancak tüm bu kurumların belli standartları yakalamasıyla sağlanabileceğini belirtti.
 
Bakan Yılmaz, öğretmen yetiştirmeye yönelik programlarda öğretim üyesi elemanı başına düşen öğrenci sayısını uluslararası ölçütlere uygun hale getirmek için YÖK ile çalışmayı etkin şekilde yürütmeleri gerektiğini aktardı.
 
Konuşmaların ardından Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, Eğitim/Eğitim Bilimleri Fakülteleri dekan ve dekan yardımcılarından gelen soruları yanıtladı.



Kaynak: AA

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber