Bu haber kez okundu.

Eğitim, duygu mühendisliğidir!

SÖZCÜ EĞİTİM


Öğretmenlik, mesleklerin en kutsalıdır. Bu mesleğe kutsallığı veren de insan yetiştiriyor olmasıdır.


Eğitimin temel malzemesi çocuktur, gençtir, yani insandır. Eğitimcinin görevi, her biri diğerinden farklı özgün bir varlık olan çocuk ve gençlerin sahip oldukları yetileri son sınırına kadar geliştirmek ve onları kendilerine, topluma ve insanlığa yararlı bireyler olarak yetiştirmektir.


MEF Okulları Bahçeşehir Kampüsünden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Behçet Yavuz, kendisini öğrenme yoldaşı olarak tanımlayan tam bir eğitim sevdalısı.


Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdür Yardımcılığı da yapmış olan Behçet Yavuz, “Eğitim, duygu mühendisliğidir” başlıklı bir yazı kaleme aldı.


Eğitimde ‘sevgi’nin önemini vurgulayan Yavuz, sevginin olmadığı yerde yapılacak her programın, uygulanacak her projenin boşa gideceğine dikkat çekiyor.

İŞTE O YAZI:


” Ben onu-bunu bilmem… Eğitim işi duygularla yapılır, duygularla yönetilir… Sevmezsen çocuğu, insanı, yapamazsın bu işi… Sevmezsen çevreyi, dünyayı mekanikleşirsin… Çocuk, sevildiğini hissetmezse kapılarını açmaz sana… Anne- babalar sevgisiz öğretmene, sevgisini sunmayan, paylaşmayan eğitimciye, yöneticiye güvenemez, inanamaz… Sevgiyle diyemiyorsan günaydın, sevgiyle saçını okşayamıyorsan öğrencinin, sevgiyle bakamıyorsa gözlerin, eğitimin içine hiç girmeyin…


Bilgini, sevginle harmanlayamıyorsan; gelecekle ilgili hayallerinin arasında sevgi dolu bir dünya yoksa sakın soyunmayın bu işe…


Düşünün bir kere… Sevemediğimiz ders, sevemediğimiz öğretmen, yönetici; sevemediğimiz okul, bize neler hissettirir, neler düşündürür? Motivasyonumuz, başarımız, ilgimiz, çabamız sevemediklerimize karşı nasıl olur? Sevemediklerimizde ne kadar başarılı olduk, ne kadar mutlu olduk?


Çok iyi hatırlıyorum… Ortaokul birinci sınıfa gidiyordum. Matematik öğretmenim her derse suratı asık, agresif girerdi… Üstelik de komşumuzdu… Biz de her çocuk gibi sokakta oyunlar oynardık… Zaman zaman da oynadığımız top, onların penceresine çarpar, sonra da azar işitirdik. Bu öğretmenimizin derse girdiğinde ilk işi bana en zor problemleri sorup, çözemediğimde de “oyna bakalım top, sonra da bu soruları çözemezsin” demek olurdu. Oysa diğer tüm derslerim çok iyiydi. Matematik ve öğretmenden bu davranışlar yüzünden soğudum… Beni sevmediğini düşünürdüm hep… Oysa sonraki yıllarda farklı öğretmenlerle çok farklı başarılara imza attım.


Eminim birçoğumuzun bu anlamda iz bırakan anıları, hatta hayatında dönüm noktası olan öğretmenleri vardır. Duyguları yönetmezsek, öğrenme-öğretme süreçlerini duygularla öremezsek duvara çarparız hep…


ROMANTİKTİR, DUYGUSALDIR GERÇEK EĞİTİMCİLER!


Eğitim sektörü bu anlamda “profesyonellik” olarak adlandırılan kavramla pek örtüşmüyor… Gönül işidir, sevgi işidir… Romantiktir, duygusaldır gerçek eğitimciler… Öylesine sadece etten kemikten oluşan yaratıklar yok karşımızda… Sevinen, üzülen, coşan, bir sevgi sözcüğüyle harikalar yaratabilecek çocuklar, gençler var…


Eğitimin temel malzemesi çocuktur, gençtir, yani insandır. Öyle laboratuvarda ürettiğiniz ya da doğadan topladığınız diğer malzemelere benzemez onlar… Her yaşında hatta her ayında farklı duygular, düşünceler taşırlar, yaşarlar… Her dönemde farklı davranışlar gösterirler… Eğer onları anlayamazsak, onların duygu dünyasında neler olup bittiğini keşfedemezsek, yapacağımız her program, uygulayacağımız her proje boşuna gider.


Sevgiyle dokunun tüm yüreklere…


BEHÇET YAVUZ

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber