Bu haber kez okundu.

Ders Kitapları Ve Kılavuz Kitapları Üzerine Bazı Tahliller -1
 MÖ. 3000 yıllarında Sümer ve Asur tabletlerine yazılmasıyla başladı ders kitaplarının ilk yolculuğu. Deri ve ağaç kabuğuna yazılan yazılardan sonra Mısırlıların, papirüs adını verdikleri bez ve hasır gibi nesnelerin üzerine nakşedildi yazılar. Ardından Romalıların kullandıkları parşömenler bu yolculuğun modern kitaba ulaşmasındaki bir diğer aşamaydı. Bugün ise 1. ve 2. hamur kâğıtlara ya da renkli kuşeli kaliteli kâğıtlara sair bütün kitaplar basılabilmektedir. Aslında bütün bu serüveninde ötesinde Hazreti Âdeme gönderilen suhuf kitabın ilk doğuş kaynağıydı. İnsanları doğru yola sevk eden bir doğuştu bu. Peygamberimize gelen ilk emir de okuydu. “Okumak” geniş bir anlam ifade etse de özünde indirilen kitap ve ondan bir ders, bir mesaj vardı. Dolayısıyla kitap şekil olarak farklı bir oluşum geçirse de onun asıl hamuru insanlığa insanlığını hatırlatmaktı. Ve bu yüzdendi kalem ve kağıdın kadim oluşu…

 Eğitimde teknolojinin kullanılması bir realite olsa da ders kitaplarının yerine sadece bilgisayarları ya da tabletleri ikame etmek öğrenciyle kitap arasındaki duygusal bağı koparmak demektir. Ders kitapları, eğitim sistemi açısından başta ABD olmak üzere Uzakdoğu da, Avrupa da ve ülkemizde de öğreticiden sonra en eski bir kaynaktır. “Ders kitabı tüm modern araç-gereçlere rağmen öğretmenin vazgeçemediği bir öğretim materyalidir. Bu materyalin öğrenme-öğretime ortamına katkıda bulunabilmesi için birtakım niteliklere sahip olması gerekmektedir.” (Albert Laborre,1994: 12), Ders kitapları eğitim-öğretim ortamının gizli kahramanları gibidirler. Eğitim-öğretim ortamını onlar belirler, öğretilecek materyal çoğunlukla onlarla sınırlıdır. Buna rağmen onlardan sadece sıradan kâğıt tomarları olarak bahsedilir. Oysa çocuklarımızın zihinsel tasarımının oluşumundan, okuma alışkanlığı kazanmamıza kadar birçok yaşamsal fonksiyon onlarla biçimlenir (Yapıcı, 2003: 2) Etkili bir ders kitabı öğrencinin kendi kendine öğrenmesi için fırsatlar sunabilmelidir. Bu tür bir kitap öğrenciyi motive eder. Kitap, soyut bilgileri az, olabildiğince somut, zevkli, ilgi çekici olmalıdır. Örnekler, örnek olaylar, renkli, resimli problemler, bilmeceler, araştırma ve projeler, alıştırma ve tekrarlar, izleme testleri içermelidir (Halis, 2002: 51) “Ders kitabı, bir eğitim programında yer alan hedef, içerik, öğretme öğrenme süreci ile ölçme değerlendirme boyutlarına uygun olarak hazırlanmış ve öğrenme amaçlı kullanılan basılı bir öğretim materyalidir” (Demirel ve Kıroğlu, 2005: 9). “Ders kitapları hazırlanırken bunlarda sanat gayesinden uzak, edebî zevk vermenin yanında, millî, manevî, ahlaki, birtakım kültürel değerlerin yoğun olarak işlendiği metinlerden oluşan kitaplar hazırlanması, gelecek nesillerin kendi millî benliğini, millî gurunu, tarihini, kültürünü benimsemesi, özümsemesi açısından büyük önem taşımaktadır.” (Bulut, 2012: 22) Ülkemizdeki her kademedeki öğretim programlarına göre hazırlanan ders kitaplarını ve kılavuz kitaplarını düşündüğümüzde hepsini bir yazıda değerlendirmek sanırım oldukça güç. Okulöncesi programı ve kılavuzunu bir tarafa bırakacak olursak, sınıflara göre değişiklik arz etse de ilkokulda ve ortaokulda yaklaşık 17 zorunlu ve 16 seçmeli ders, imam hatip ortaokullarında ise 17 zorunlu, 21 seçmeli ders, yine Anadolu ve Fen liseleri gibi farklı liselerde de yaklaşık olarak 16 zorunlu, 40 seçmeli dersi bulunmaktadır. Bu derslerle ilgili birçok akademisyenler, eğitimciler, kendi branş ya da uzmanlık alanlarına göre örneklem yoluyla içerik analizlerini, deneysel çalışmalarını ve araştırmalarını nesnellikle birlikte sistemik açıdan değerlendirip genel bir çıkarımda bulunmuşlardır. Ben bu çalışmamda ders kitapları ve kılavuz kitapları üzerine genel bir tahlil ve münakaşa yaparak sonuca varmak niyetindeyim. Dünyadaki bütün ülkelerde ders kitapları yadsınamaz derecede önemli. Yapılan bir araştırmada[1] “Japonya’da, ders kitaplarının öğretim için en temel kaynak olduğu belirtilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde öğrenciler sınıfta geçen zamanlarının yaklaşık yüzde 80’ini ders kitapları ve ders kitaplarıyla ilgili etkinliklere harcamaktadır. Avrupa Birliğinde ise ders kitapları büyük çoğunlukla ticari firmalar tarafından yayınlanır. Yayına hazırlama ve yazma işleri genellikle öğretmenler, okul yöneticileri, müfettişler ve eğitim uzmanı yazarlar tarafından yapılmaktadır. Bununla birlikte bazı ülkelerde, yetkililer ders kitaplarının yayımı üzerinde çok ciddi bir kontrol mekanizması oluşturmaktadır.” Davranışçı ekolün izlerini taşıyan eski ders kitaplarımız, biçimsel ve içerikçe çok zengin değillerdi. "Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim?” (5 N 1 K) sorularından yoksun, öğrencilerin eleştirel becerilerinin gelişimine yeterince katkı sunmayan, çocuklarımızın daha çok bilgi düzeylerini ölçen bir kitap hüviyetindeydi. Bu kitaplar, Benjamin Bloom’un “ Eğitsel Hedeflerin Taksonomisi”nde ki bilişsel düzey piramidinin en altındaki bilgi düzeyinde kalmış, yerine göre ezberletilmiş, kavrama, uygulama, analiz, sentez, değerlendirme gibi becerilere ise yeterince yer verilmemişti. Fakat 2005 yılından itibaren uygulanan Yapılandırmacı eğitimle birlikte ders kitapları biçimsel ve içerik açısından önemli değişikler göstermiştir. Özellikle çalışma kitaplarında bilginin kavrama dönüştürülmesi yönünde özetleme, yorumlama, karşılaştırma, dönüştürme, tahmin etme, kanıtlama, açıklama, öğrenilen bilgileri başka bir yere transfer etme gibi birtakım becerileri geliştirecek etkinlikler bulunmaktadır. Bununla birlikte analiz ve sentez yapabilecekleri etkinlik örnekleri de oldukça fazladır. Böyle bir ders ve çalışma kitapları öğrenciyi hem sınıf içinde, hem de sınıf dışında aktif bir pozisyona getirmiş aynı zamanda öğretmene de anlatacağı konuları sistematik bir yapı içerisinde anlatma olanağı sunmuştur. Eğitim açısından hayati bir öneme sahip olan ders kitapları 2003-2004- öğretim yılında ilköğretim, 2006-2007 yıllarında ise ortaöğretim kurumlarında ücretsiz dağıtılmaya başlanmıştır. Ne yazık ki bu uygulamanın siyasi maksatlarla bazı kesimler tarafından kaynak israfı bahanesiyle acımasızca eleştirildiğini görmekteyiz. Ders kitaplarının ücretsiz olmasını eleştirenler dünyaya baktıklarında görecekler ki, birçok ülkede ders kitapları ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Birkaç misal vermek gerekirse, “Avusturya’da zorunlu eğitim çağındaki öğrenciler ve ortaöğretim seviyesindeki öğrencilerde ders kitaplarını ücretsiz olarak edinebilmektedirler. Yunanistan’da Özerk bir yapısı olan “Ders Kitabı Yayım Kuruluşu (OEDV)” ise okul ders kitapları ve diğer eğitimsel kitapların basımından ve bunların okullara ücretsiz olarak dağıtılmasından sorumludur. Ders kitapları üniversiteler de dâhil olmak üzere eğitimin tüm kademelerinde ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Özel okullarda okuyan öğrencilerinde ders kitapları devlet tarafından ücretsiz olarak temin edilmektedir. Bulgaristan’da Temel eğitim seviyesinde ders kitapları ücretsizdir ve okulda dağıtılır.” (Bayrakçı: 2005). Ve daha başka ülkelerde de ücretsiz kitap dağıtımı yapılmaktadır. Aslında bizim ülkemizde de ders kitaplarının ücretsiz dağıtılmasının serüveni çok eskiye dayanmaktadır. 1943 yılında gerçekleştirilen İkinci Millî Eğitim Şurasında ise gerek ilkokul, gerek ortaokul ders kitaplarının çok yetersiz olduğu konusu üzerinde önemle durulmuş, öğretmenlere yardımcı ve kılavuz kitaplar sağlanması, okuma kitaplarının çekici ve yararlı hâle getirilmesi önerilmiştir. Cumhuriyetten günümüze kadar ülkemizde kurulan hükümetlerin programlarında ders kitapları konusu yer almıştır. Hükümet programlarında ders kitaplarının yenilenmesi, tek kitap düzeni uygulanması, ders kitapları ile ilgili ticari istismarlara son verilmesi ve ders kitaplarının ücretsiz olarak öğrencilere dağıtılması gibi konular yer almıştır.[2] Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları Ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinin 6. Maddesi ders kitaplarında olması gereken niteliklerinden, 8. Maddesi ders kitaplarının hazırlanmasında içerik; dil, anlatım ve üslup; öğrenme, öğretme, ölçme ve değerlendirme; teknik, tasarım ve sınıfların bulunduğu kademeye göre yazı puntolarının nasıl olması gerektiğine kadar hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiğinden, 9. Maddesi öğrenci çalışma kitabından, 10. Maddesi ise öğretmen kılavuz kitabının hazırlanmasından bahsetmektedir. Ders kitabı ile ilgili bazı hususları değerlendirecek olursak;
(Devam edecek)

Kaynak:Necati İLMEN/WWW.KAMUDANHABER


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber