Bu haber kez okundu.

DEMOKRASİNİN “KARA LEKE”Sİ 28 ŞUBAT, MEB’İN “KARA LEKE”Sİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ATAMALARI

 

Postmodern darbe 28 Şubat sürecinde neler yaşandığı, demokrasi ve insan haklarının nasıl çiğnendiği Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın başbakanlığı döneminde grup toplantısında ifade ettiği gibi “28 Şubat olayı, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak yazılmıştır.'' Bugün bu “KARA LEKE”nin akla gelen ilk ismi dönemin Genel Kurmay Başkanı İ. Hakkı KARADAYI’yı bile “Demokrasiye balans ayarı yaptık.” diyerek geride bırakan dönemin Genel Kurmay II. Başkanı emekli Org. Çevik BİR’dir. Ayrıca "başörtüsü fürüattandır", Postmodern darbeyi yapanlar için “Anayasa'nın kendilerine verdiği şeyleri yerine getiriyorlar.”, “ Ben zannediyorum, onlar bazı sivil kesimlerden daha demokrat.", Dönemin Başbakanı Merhum Necmettin ERBAKAN ve hükümetine “Beceremediniz bırakın.” gibi ifadelerle darbecilerin yanında saf tutan Fetullah GÜLEN ve bazı işadamları  bu sürecin açık ya da gizli suçlularıdır. 28 Şubat 1997’deki bu “KARA LEKE”yi tarih de millet de affetmedi. Belki hukuk karşısında henüz tam olarak hesap vermediler ama milletin vicdanında bu zulmü yapanlar hak ettikleri cezayı almışlardır.

Demokrasinin bu “KARA LEKE”sinin mağduriyetleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın hafta sonu katıldığı iftar yemeğinde ifade ettiği gibi 12 yılda giderildi. Demokrasideki bu “KARA LEKE” gibi her alandaki kara lekelerin temizlendiği bir “YENİ TÜRKİYE”ye doğru ilerlerken 10-28 Şubat 2014’te Milli Eğitim Bakanlığında bir “KARA LEKE” ortaya çıktı. Bilindiği gibi MEB’in şube müdürlüğü için ÖSYM tarafından yapılan yazılıya 40.000’e yakın kişi katılmış ve 5000 civarında aday 70 puan barajını aşarak başarılı olmuştur. Bu, başarılı olanlar 10-28 ŞUBAT tarihleri arasında, hakka ve hukuk uymayan, boş cevap kağıtlarına imzaların attırıldığı, bakanlığın üst düzey bürokratlarının, hatta Sayın Müsteşarın bile bildiği şüpheli olan uç soruların sorulduğu, bazı adaylara soru sorulmayıp sadece sohbet edildiği, bazı adaylara 20’ye yakın sorunun sorulduğu, bir birinden farklı değerlendirmelerde bulunan 10 ayrı komisyonun görev yaptığı,  üst düzey yetkililerinin hemşerilerinin ve Paralel yapıya mensup takiyyecilerin çok yüksek puan alarak başarılı olduğu Şube Müdürlüğü Sözlü Sınavı ile Danıştay 2. ve 5. Dairelerin yürütmesini durduğu yönetmelikle 1709 kişinin ataması yapılmıştı. Gerek çeşitli sendikaların açtığı, gerekse bireysel açılan davalarla ülkenin dört bir tarafındaki Bölge idare ve idare mahkemelerince verilmiş yüzlerce durdurma ve iptal kararına rağmen MEB hukuk müşavirliği tarafından “yürütmeyi durdurma bundan sonrası içindir.” diye bir hukuk garabeti oluşturulmuş ve yargı kararları uygulanmayarak hukuk ayaklar altına alınmıştır.

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nabi AVCI HABER TÜRK’te Veysi ATEŞ’in konuğu olmuş, Veysi ATEŞ’in “Görevde yükselme sınavına girip atanamayan şube müdürleri çok soru soruyor. Durumumuz ne olacak diye.” Sorusuna: “Bu konuda mahkeme kararı var. Sınavın %50 si, sözlünün %50 sine göre atamaları yapın diye. Biz bu mahkeme kararına uyacağız. Rahat olsunlar.” şeklinde cevap vermiş; en çok üyeye sahip yetkili sendika olan dönemin Eğitim Bir Sen Genel Başkan vekili Sayın Ahmet ÖZER bir iftar yemeğinde atamaların sınavın %50 si, sözlünün %50 sine göre tekrar yapılacağını söylemesine  rağmen adeta görünmeyen bir güç tarafından atamaların iptali ve aritmetik ortalamayla yeniden atama engellenmiştir. Başta Sayın Nabi AVCI’nın açıklamasına rağmen bazı haberlere göre Sayın Müsteşar, Milli Eğitim müdürleri ve şube müdürleriyle basına kapalı yaptığı çeşitli toplantılarda “her ne olursa sizi koruyacağım”, “atamalar kesinlikle iptal olmayacak”, “siz rahat olun bana güvenin görevinizi yapın” gibi hukuku, yargıyı, kul hakkını hiçe sayarak beylik laflar etmiş ve sonrasında da ne hikmetse gerek Sayın Bakanımızın gerekse Ahmet Özer’in sözleri boşa çıkartılmıştır.

Velhasılı kelam geçmişteki ve günümüzdeki tüm hatalarla yüzleşmek ve tüm “KARA LEKE”leri temizlemek “YENİ TÜRKİYE”nin, “GÜÇLÜ TÜRKİYE”nin en önemli ve belirgin özelliğidir. Bu bağlamda, bu zulmü devam ettiren tüm bakanlık yetkilileri şahsi egolarını bir kenara bırakarak Atanan ve atanamayan 5913 şube müdürü adayını daha fazla mağdur etmeden Mahkeme kararlarının gereklerini yerine getirip.1709 şube müdürü atamasını iptal etmeli ve Yayınlamış olduğu görevde yükselme yönetmeliğine göre (Aritmetik Ortalama ile)Tüm Münhal (Boş ) bulunan Şube müdürlüğü kadrolarını sınavı kazanan şube müdürlerine açmalı Yeniden tercihler alınarak atamaları yenilemeli ve MEB’in “KARA LEKE’si olan Şube müdürlüğü atamalarındaki mağduriyetleri temizlemelidirler. 

                                                                                                               

 

MEB ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ MÜLAKAT MAĞDURLARI PLATFORMU

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber