Bu haber kez okundu.

Demek ki neymiş? Takiyye yapılıyormuş.

Bu ülkede 43 yıl 7 ay öğretmenlik, yöneticilik ve müfettişlik yaptım.

Bu ülkede 43 yıl 7 ay öğretmenlik, yöneticilik ve müfettişlik yaptım. Öğretmen okulu, eğitim enstitüsü, edebiyat fakültesi ve müfettişlik için de bir yıl Çapa'da okuyup müfettiş oldum. Meslek hayatımın çoğu İstanbul'da geçti.

İstanbul'da 1983-1984'yılında okul ve staj çalışmaları, 1986 yılından 2011 yılına kadar müfettişlik yaparken; teftiş gruplarını yanı sıra en çok inceleme ve soruşturma gruplarında çalışıp, inceleme değerlendirme gruplarında görev yaptım.

Bu çalışmalarda mevzuat, yasalar, evrensel hukuk kuralları ve etik kurallardan asla taviz vermemeye çalıştım. Özellikle özel öğretim ve soruşturmada çok başarı olduğum söylenirdi. Bunu Muhsin Ertuğrul'un bir sözünden hareketle "Fazla mütevazi olma. Yoksa yok farz edilirsin." sözünden hareketle söylüyorum.

Ben ve benimle birlikte inceleme ve soruşturma bölümünde çalışan arkadaşlarla Teftiş Kurulu Başkanının başkanlığında her ay rutin değerlendirme toplantısı yapar ve durumu değerlendirirdik. O toplantılar tamamen demokratik bir havada geçer ve herkes her konudaki düşüncesini ve kendince belirlediği çözüm yollarını önerirdi.

Biz teftiş olarak adaletli ve şüpheden sanık istifade eder mantığı ile hareket ediyor, bu toplantılarda buna yönelik düşünceler ortaya koyuyor ve "Keser döner sap döner. Gün gelir hesap döner." mantığı ile altına imza atacağımız her dosyaya ve yazıya dikkat ederdik. İnceleme ve değerlendirme komisyonunda da bu tür dosyalarda görülen maddi ya da yasal eksiklikler dosyayı yapanlara iade edilir ve yasal hale getirilmesini sağlardık.

2011 yılında müfettişlere rotasyon uygulaması getirildi. Şu ya da bu düşünceden, ancak yasalara bağlı, iş bilen, demokrat tavırlı olmalarına bakılmaksızın o günkü mevzuata göre zorunlu hizmet bölge hizmetlerini tamamlayanlar da dahil rotasyona dahil edildi.

Bunun sonucunda ne oldu. Yasal ve Yönetmelik bazında yapılan değişikliklerle deneyimli, iş bilen, halin icabından anlaya, vatanına, milletine ve mesleğine bağlı, ancak belli bir siyasi görüş ya da düşünceden (cemaatten) olmayan insanlar harcanmaya ve emekli olmaya zorlandı. Bu tür uygulamaların diğer bakanlıklarda, TSK'da, emniyette,Adalet Bakanlığında ve diğer bakanlıklarda da yapıldığını anlıyoruz.
Bu cemaat kendi görüşünden, düşüncesinden olanların master, doktora yapmalarını sağlayarak ya da telkin, övgü, olumlu sicil sağlayarak yükselmesini sağladı. Üç beş yıllık müfettişler ya da belli cemaate yakın isimler il müdürlüğüne hatta genel müdürlüğe, diğer bakanlıklarda ise köşe başlarına getirildi.

Böyle olunca ne oldu? Okul, kurs, dershane, kitap, yayın, master, doktora, yönetim gibi iş ve işlemlerden maddi ve manevi yararlanmak isteyenler, diğer bakanlıklarda yönetim erkinden yararlanmak isteyen, ya da onların yardımı ile bazı okullara, kuruluşlara girenler o cemaate yöneldiler. Bu noktaya kadar anlayabildim. Anladım.

Ancak, şu ya da bu düşünceden olan teftiş elamanları olarak bizler 2009 yılından sonra daha önce saygılı, efendi, hakkaniyetli ve çok dürüst olduğuna inandığımız cemaate yakın bazı kurum ya da kişilerin dikkat çekecek ölçüde davranışlar gösterdiğini, eski hal ve hareketlerinden uzaklaştıklarını gördük. Kendi aramızda özel konuşmalarda daha dikkatli olmamız gerektiği konusunu paylaştık.
Tüm bu duygu ve düşüncelerin yanında bu kurumlarda görev yapan çok iyi niyetli ve iyi insanlar olduğunu, bu tür farklı davranışlar yapanları kendi aralarından eleyeceklerini düşündük. Ancak bunlar takiyye yapıyormuş.

Ancak 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişiminden ve bu girişimin sonucunda ortaya çıkan gerçekler karşısında hayretler içerinde kaldım. 43 yıl 7 aylık meslek hayatım, onca yıl inceleme ve soruşturmada çalışmama rağmen bunların gerçek düşüncelerini ve niyetlerini anlayamamışım. Bu nasıl bir iş. Bu güce nasıl erişmişler. Kendi vatandaşlarının, meclisinin, polisinin, yöneticilerinin üzerine ayırım yapmadan, uçakla, tankla, silahla ateş açan bir anlayışa bir insan olarak, geçmişte bu insanların iyi niyetinden söz eden biri olarak bu yapılanlara inanmakta güçlük çekiyorum.

Bu insanlık dışı davranışı sergileyenlere geçmişte acıyan, hoşgörülü davranan ve hatta o cemaate iyi ve dini duygularla bağlanmış, dürüst, vicdan sahibi, içinde vatan, millet ve Allah sevgisi olanların içlerindeki insanlık duyguları ile bildiklerini, gördüklerini ve yaşadıklarının devlet yöneticilerine aktararak hem kendi iyi niyetlerini ortaya koymalarını ve hem de insanlık suçu olan darbeye ve bu şuçu işleyen darbecilere karşı durmalarını diliyorum.
Metin Çanga
Kaynak: www.egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber