Bu haber kez okundu.

“Değerler Eğitimi”, hemen…

19. Milli Eğitim Şurası’nın alınan tavsiye kararlarından biri de “Değerler eğitimine öğretim programlarında etkin bir şekilde sarmallık anlayışla yer verilmesi.” şeklinde olmuştur. Aslında “Değerler Eğitimi” son zamanlarda sıkça vurgu yapılan ve ön plâna çıkan bir yaklaşım tarzıdır. İçerisinde yaşadığımız toplumun belki de en elzem konularından biridir.

 

Bu yazımızda nostalji yapmak gibi bir lüksümüz yok. Fakat bulunduğumuz noktada bir süreliğine durup, geriye doğru baktığımızda her şeyi apaçık gözlerimiz önünde göreceğiz. Çok fazla gerilere gitmemize de lüzum kalmayacaktır. Bizlere resmi ve toplumsal olarak gösterilen hedeflere ulaşmak için var gücümüzle çalıştık. Belki bu hedefe tam olarak ulaşamamış olabiliriz. Fakat toplum olarak bilim ve teknolojinin imkânlarından tüm dünyadaki insanlar gibi, hatta bir çoğundan çok daha fazla yararlandığımızı söyleyecek olursak yanılmış olmayız.

 

Ulaşımda havayolu kullanımı son yıllarda geçmişe oranla çok fazla artış göstermiştir. Ülkemizde nerede ise havalimanı olmayan ilimiz kalmamış, hatta bir çok ilçemizde bile havalimanları açılmıştır.

 

Bilişim teknolojileri alabildiğine yoğun olarak yediden yetmişe tüm vatandaşlarımız tarafından kullanılmaktadır. Alış-veriş merkezlerindeki teknoloji marketlerinde son sistem televizyonlar, iletişim araçları adeta bir uzay üssünü andırmaktadır. Çoluk çocuk bu teknoloji marketlerine akın etmekte, artık nerede ise takibi bile imkânsız hâle gelmiş gelişmeleri izlemeye çalışmaktayız.

 

Şehirlerimizdeki yollar arabaları kaldırmaz hâle gelmekte, büyükşehirler başta olmak üzere nerede ise ülkemizin hemen her yerinde trafik en büyük problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Önceleri mahallelerimizde tek tük görülen otomobiller, bu gün Anadolu’nun en ücra köşesinde bile son modelleri ile, hemen her ailede birden fazla olacak şekilde boy göstermektedir.

 

Bir deprem ülkesi olmamız nedeni ile de, yeniden yapılanma ivmesi ile ülkemizin nerede ise tamamı bir şantiye hâline dönmüş; yeni sistem depreme karşı dayanıklı binalar inşa edilmeye başlanmıştır.

 

Karayolları nerede ise tamamıyla yenilenmiş, ülkenin en ücra yerine kadar son sistem karayolları yeniden yapılmıştır. Demiryollarına yeniden hız verilmiş, hızlı tren gündemimize girmiş ve bir ağ şeklinde tüm ülkemize yayılma yolundadır. İki kıta Boğaz’ın altından tünelle Marmaray’la birbirine bağlanmıştır.

 

Tüm bu gelişmeler alkışı hak eden, güzel çalışmalardır. Aynı şekilde devam etmesi yıllardır ihmal edilen halkımızın daha müreffeh yaşamasına vasıta olacaktır.

 

İşte burada, durduğumuz bu yerde aklımıza gelip takılıveren soru şudur: “Gelişen teknolojiye, artan imkânlara ters orantılı olarak değerlerimiz de de bir aşınma mı oluyor?” Bu soruya tüm içtenliğimizle hayır diyebilmemiz gerekirdi. Fakat maalesef böyle bir cevap dudaklarımızdan dökülmüyor.

 

Trafik içerisinden çıkılmaz bir hâl almış. Sebebine baktığımızda trafikte seyreden nerede ise tüm araç sürücülerinin kurallara uymaması, kendi adına uyanıklık yapmasını gösterebiliriz. Sınavlarda fırsat bulan tüm adaylar bir şekilde kopyaya tenezzül ediyor. Vergi vermemeyi nerede ise büyük çoğunluk bir uyanıklık olarak görüyor. Nerede ise hemen herkeste bir kendini beğenmişlik, kendinden başkasını düşünmeme gibi bir durum boy göstermiş.

 

Hemen herkes, birilerini doğruyu söylememekle itham ediyor.

 

Çocuk anne-babaya, öğrenci öğretmene, çırak-ustaya… nerede ise hiç mesabesinde bir saygı, sevgi, hoşgörüye sahip durumda. Yaşlılar, bir işteki tecrübeliler nerede ise hiç yok sayılıyor. Geleceğimiz olarak gördüğümüz yeni nesil, hemen direksiyona geçmek, hemen idari koltuklara oturmak, hemen patron olmak, hemen zengin olmak, hemen olunacak ne varsa olmak istiyor. Bu hemenlere ulaşmak için de hemen her şeyi kendine mubah görüyor.

 

İşte eskilerin tabiri ile; manzara-i umûmiyemiz bundan ibaret.

 

Ey okur; şimdi ben sana soruyorum: “Bizim kadim değerlerimiz bu günün insanına, ülkemizin insanına lüzumlu mudur, değil midir?” İşte size soru. Ve cevabını da ben değil verecek olan sizlersiniz.

 

Bu cevap sonrasında bizler, ülkemizin geleceğine dair hayaller kurma hakkına sahip olabiliriz diye düşünüyorum. Kalın sağlıcakla. (16.11.2014)

 

www.facebook.com/ekrem.aytar.9                                                    

www.twitter.com/ekremaytar

memurhaber.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber