Bu haber kez okundu.

Çocukların Okula Uyumu İçin Neler Yapabilirsiniz

Çocukların heyecanla beklediği yarıyıl tatili su gibi akıp geçti ve yeni bir okul dönemi başlıyor. Çocuklar yarıyıl tatilinin bitmesi ile ilgili farklı duygular içinde olabiliyor; ancak ikinci dönem, iyi ve yeni bir başlangıç için değerli bir fırsat. İşte yeni bir eğitim-öğretim dönemine harika bir başlangıç yapmanın sırları!

Çocuklar, tatilde aileleri ve arkadaşları ile keyifli vakit geçirdi. Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölüm Başkanı Özen Yazğan, keyifli ve rahat bir dönemden; sınır, disiplin, kurallar ve sınav maratonu dönemine geçişe uyum sağlamanın kimi zaman çocuklar için güç olabildiğini belirtiyor ve hem öğrencilerin hem de ailelerin psikolojisini rahatlatacak uyum sürecine ilişkin önerilerini şu şekilde sıralıyor:

Farklı sınıf seviyelerindeki öğrenciler için yarıyıl tatili sonrası okula dönüş, farklı anlamlar taşıyabiliyor. Merkezi sınavlara hazırlanan bir 8. sınıf öğrencisi başlayacağı yoğun hazırlığın gerginliğini yaşarken, ilk defa bu sene okulla tanışan 1. sınıf öğrencisi, anne babasından ayrılmakla ilgili kaygıyı tekrar yaşayabiliyor. Çocuğun yeni bir döneme başlamakla ilgili heyecanlı olması normal; ancak aşırı derecede kaygılanıyor ve okula gitmek istemiyorsa bunun neden kaynaklandığını bulmak gerekiyor. Onu korkutan ya da endişelendiren her ne ise okuldaki başarısını da olumsuz etkileyebiliyor. Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için çocuğun kendini duysal ve fiziksel olarak iyi hissetmesi oldukça önemli.

Eğer çocuğun birinci dönemde okuluyla ve dersleri ile ilgili yaşadığı sıkıntılar varsa, ikinci dönem aynı sorunların devam etmemesi için neler yapılması gerektiğini düşünmek gerekiyor. Sorun ortaya çıktıktan sonra yapılacak müdahaleler, tartışma yaşanmasına neden olabiliyor. Oysaki yaşanabilecek sorunları öngörüp bunlara yönelik çocukla beraber bir planlama yapıldığında daha iyi sonuçlar elde edilebiliyor. Çocuğun ders çalışma alışkanlıkları zayıf ise ders çalışmasını engelleyen unsurlar tespit edilebilir. Bu konuda çocukla paylaşımda bulunulabilir, çocuğu engelleyen şeylerle ilgili değişiklikler yapılabilir ve bunun olumlu sonuçlarını çocuğun bulması sağlanabilir. Zamanı planlamakta zorlanan çocuklar için bir çalışma programı oluşturulabilir. İkinci döneme yönelik sınav, değerlendirme ve proje teslimi gibi okulla ilgili çalışmaların yer aldığı bir takvim oluşturulabilir ve odasında görünür bir noktaya asılabilir.

Okulun ilk günleri sabah uyandığında stres yaşamamak için çocuğun gerekli hazırlıkları (kırtasiye malzemeleri, okul kıyafetleri, okul çantası vb.) akşam yatmadan önce yapması sağlanabilir.

Özellikle küçük yaştaki çocuklarla okula döndükleri ilk gün, vedalaşmayı uzun tutmamak gerekiyor. Ebeveyn için de çocuğundan ayrılmak zor olabiliyor; ancak bu tavır, çocuğun okula dönüşünü ve uyumunu zorlaştırabiliyor.

 

İkinci döneme başlarken artık birinci dönem karnesi ile ilgili yorum yapmamak gerekiyor. Çocuğun ikinci döneme motivasyonu yüksek olarak başlaması için sadece iyi dileklerin ve beklentilerin ifade edilmesi yeterli. Çocuğun kendine hedefler belirlemesine yardımcı olunabilir. Değerli olduğunu hisseden ve özgüveni gelişmiş bir çocuk, her derste çok başarılı olmasa bile seçtiği alanlarda duruşu ve kendini ifade ediş tarzı ile hayat başarısına daha yakındır.

Özellikle yarıyıl tatilinde mevsimin de kış olması nedeniyle evde vakit geçiren çocukların TV, bilgisayar gibi teknolojik aletlerle geçirdiği süre artıyor. Çocuğun bilinçli bir teknoloji kullanıcısı olması ve akademik başarısının olumsuz etkilenmemesi için ikinci dönemde televizyon ya da bilgisayarın başında ne kadar süre kalacağı konusunda bir zaman anlaşması yapılabilir. Ayrıca süre kadar önemli diğer bir etken de çocuğun vaktini ne ile uğraşarak geçirdiğidir. Bu konuda anne-babanın takipçi olmasında fayda var.

Okulun başlaması ile birlikte sadece çocuğun değil, anne-babanın da hayat düzeninde bazı noktaları okul sürecine uygun bir şekilde planlaması gerekiyor.

Çocuk, anne-babasının kendisinden beklentileri olduğunu bilmeli ve sorumluluklarının farkında olmalı. Ancak beklentilerin çocuğun yapısı ve kapasitesi ile uyumlu olmasına dikkat etmek gerekiyor. Kendisinden hiçbir şey beklenmeyen sadece mutlu olması istenen çocuklara farkında olmadan “hiçbir şey başaramadıkları” hissinin verildiğini unutmayın!

Kaynak:http://pdrgunlugu.net/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber