Bu haber kez okundu.

Çocuklar oynamalı ama nasıl?

Çocuğun bilişsel ve duygusal gelişimini sağlamak için ona, duyma, görme, koku ve tat alma duyularını geliştirebilecek oyuncaklar verilmeli. Çocuğun dokunabileceği, ısırabileceği, koparabileceği, her evde kolayca bulunan nesneler de oyuncak olabilir. Oyun, çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanmasında çok önemli. Oyunsuz geçen bir çocukluk asla düşünülemez. Çocuğun büyümesi ve sağlıklı gelişmesi için nasıl beslenme, bakım ve sevgi gerekli ise oyunun da en az bunlar kadar gerekli olduğu unutulmamalı.

Oyun, çocuğun hayatındaki en önemli uğraşı. Çocuğun eğitiminde ve kişiliğinin gelişiminde önemli bir yeri var. Çocuk yaşam içinde gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri oyun oynarken farkında olmadan öğrenir. Konuşmayı, yardımlaşmayı, insanlarla iletişim kurmayı, çeşitli alışkanlık ve deneyimleri oyun içinde kazanır. Kadın, erkek, anne, baba, öğretmen gibi sosyal rolleri oyun sırasında öğrenir ve benimser. Çocuğun kişilik özellikleri ve yetenekleri oyun sırasında ortaya çıkar ve oyunla birlikle gelişir ve yönlendirilebilir.

Oyun, çocukların en önemli işidir. Çocuk, oynadıkça duyguları keskinleşir, yetenekleri gelişir, becerisi artar. Çünkü oyun, çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır. Oynayan çocuk, kendi küçük dünyasındadır. Oyun, çocuk için özgürlüktür. Çocuk, oyun aracılığı hayal dünyası ile gerçek dünya arasında anlamlı bir bağ kurar.

Oyun, çocukların birbirleriyle karşılıklı ilişkiye girdikleri en doğal ortamdır. Bir araya gelen iki çocuk oyun yoluyla anlaşıp kaynaşırlar.

Çocuğun psiko sosyal gelişimi ve kişilik kazanması için, sevgiden sonra gelen en önemli gıdası oyundur. Çocuğu rahatlatan, geliştiren ve kendisine ait bir dünya kurup gündelik endişelerinden kurtaran bir faaliyet olan oyundan çocukları mahrum etmemek gerekir. Çocukların bütün bir gününü ev ödevleri, televizyon ve bilgisayarla geçirmesini bekleyen ebeveynler hatalı davranmaktadırlar. Oyuna ayrılan zaman, kaybedilmiş zaman olarak düşünülmemeli.

Çocuğun sosyal bir varlık olarak toplumdaki yerini alması da oyun sayesinde gerçekleşmektedir. Kendi haklarını korumak, başkalarının hakkını gözetmek, yardımlaşmayı, kolektif yaşamayı öğrenmek, işbirliği ve paylaşma, ev ortamından çok, oyun ilişkilerinde kazanılan özelliklerdir. Bu bakımdan çocukların hareketliliği ve oyuna düşkünlüğü anlayışla karşılanmalıdır. Anne babalar, oyunun, çocuğun gelişim ve eğitimi için önemli olduğunu düşünerek, onun bu faaliyete zaman ayırmasını sağlamalıdır. Evde çocukların rahatça oynayabilecekleri, korkusuzca hareket edebilecekleri ortam hazırlamalıdır.

Oyun, okul öncesi dönemde çocukların tek uğraşıdır. Ancak okul döneminde de oyun ihtiyacı sona ermez, çocuk büyüdükçe, gelişim düzeyine göre biçim değiştirerek sürer gider. Bu nedenle okulu, oyun çağının sonu olarak görmek yanlıştır. Okul öncesi eğitimde ve ilkokul çocuğunu eğitirken, oyunu öğrenmede bir yöntem, bir araç olarak kullanmak gerekir. Öğretilmek istenen her konu oyun yolu ile verilebilir.

Okul çağındaki çocuklarda takım oyunları, sosyalleşmeleri için vazgeçilmez bir araçtır. Bu sayede çocuk, toplumda kabul gören veya kabul görmeyen kişi olmayı, beraberliğin ve yalnızlığın zararlarını öğrenecektir. Çocukların psikolojik sorunları da oyun yolu ile anlaşılmaktadır. Çocuklar karmaşık duygularını ve iç çatışmalarını sözlerle anlatamadıkları için, oyun diliyle sorunlarını ortaya koymalarını sağlayan oyun terapisi tekniği uygulanarak tedavi sağlanır.

Oyun, çocuğun hayatında büyük bir yer tutmakla beraber, ailenin oyun zamanlarını belirlemesi gereklidir. Çocuk, her şeyin bir sınırı olduğunu bilmelidir. Çocuklara, hayatlarını huzurlu geçirmeleri için gerekli olan neşe ve oyun öğretilmeli, fakat diğer yandan zevkin ve eğlencenin, onlar için tek hedef olması da engellenmelidir. Çocukların yaratılışlarında hareketlilik vardır. Enerjilerini boşaltabilmeleri için imkân sağlanmalıdır. Fakat apartman hayatı ve ev düzeni, çocukların hareket alanını daraltmakta çocuklarda gerginliğin birikmesine yol açmaktadır. Çocukların gerginliklerini boşaltmaları için koşacak bahçe, uygun oda ve oyuncaklara ihtiyaçları vardır

Çocuk yuvaları ve ana okullarının kurucusu olan Frobel “Çeşitli şekil ve büyüklükteki sayılarla oynamak, çocukların zihinleri üzerinde çok önemli etkilerde bulunacak, beden ve zihinlerini, çiçeklerin açılıp serpilişi gibi açacak, geliştirecektir.” diyerek oyun ve oyun araçlarının gerekliliğini açıklamakta ve oyun araç gereçlerinin seçiminin de çok önemli olduğunu, yanlış bir oyun aracı seçilmesinin, ileride telâfisi zor problemlere sebep olabileceğini belirtmektedir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, yanlış seçilen oyuncakların çocukları şiddete yönelttiği, Türkiye’de çocuk psikolojisine önem vermeden oyuncak tüketildiği, artık “erkek çocuğa tabanca, kız çocuğa bebek” anlayışının değişmesi, bunun yerine, çocukların yaşlarına göre yeteneklerini geliştirecek oyuncakların seçilmesi gerektiği saptanmıştır.

Oyun dönemindeki çocuk, güçlü olanı örnek almakta ve ona benzemeye çalışmaktadır. Çocuğu, şiddet kuşatmasından kurtarmanın bir yolu, şiddete sevk etmeyen oyuncaklarla oynamasını sağlamaktır. Sert, köşeli ve şiddete sevk edici oyuncaklardan uzak tutulan çocuk, hareketli, renkli ve geometrik oyuncaklarla oynarsa, gelişmesi hız kazanacaktır. Bilinmesi gereken bir husus, en pahalı oyuncağın en iyi oyuncak olmadığıdır. Artık son derece gelişmiş olan oyuncak sanayii, çok çeşitli seçenekler sunmaktadır. Anne babalar, oyuncak satın alırken çocuğun bilişsel, psikolojik ve sosyal gelişimine katkıda bulunabilecek olanını tercih etmelidir. Tek bir fonksiyonu olan oyuncak çocuğun psikososyal gelişiminde yeterli değildir. Oyuncak, çok yönlü olmalı, legolarda olduğu gibi, çocuğun kendinden bir şey katmasına, yaratıcılığını geliştirmesine imkân vermelidir.

Çocuğun bilişsel ve duygusal gelişimini sağlamak için ona, duyma, görme, koku ve tat alma duyularını geliştirebilecek oyuncaklar verilmelidir. Çocuğun dokunabileceği, ısırabileceği, koparabileceği, her evde kolayca bulunan nesneler de oyuncak olabilir.

 

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
çocuklar oynamalı ama

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber