Öğretmen Diyarı

Çocuğunuzun oto koltuğuna oturması için ısrarcı olun

ZEYNEP RAKİPOĞLU - İngiltere Loughborough Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Memiş Acar, ebeveynlerin çocuklarını küçük yaşta oto koltuğuna oturmaya alıştırması gerektiğini belirterek, "Türkiye'de anne babalar, çocukları koltuğa oturmak istemediğinde ısrar etmiyor. Anne babalar da bu konuda eğitilmeli, bilinçlendirilmeli." dedi.

''Trafik Hayattır'' projesi kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla İstanbul'a gelerek eğitim veren Prof. Dr. Acar, araçta çocukların güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Araçlarda çocuk koltuğu kullanımının önemine işaret eden Acar, koltuğun araca doğru şekilde yerleştirilmesi ve çocuğun koltuğa sıkı bağlanması konusunda uyarılarda bulundu.

Çocuğun boyuna ve yaşına göre uygun oto koltuğu seçilmesi gerektiğini belirten Acar, şöyle devam etti:

"Çocuk oto koltuklarıyla ilgili 3 kilit nokta var. Bunlar, doğru koltuk seçimi, koltuğun araca uygun şekilde yerleştirilip bağlanması ve çocuğun koltuğa sıkıca bağlanması. 0-2 yaş arası dönemde anne kucağı dediğimiz ya da ona benzer, aracın gidiş yönünün tersine bakan koltukların kullanılması gerekiyor. Bu koltukların tasarımı bu şekildedir. Öne bakan bir koltuğu alıp, arkaya çevirip kullanmak kesinlikle yanlıştır. Daha sonra 2-6 yaş arası dönemde kullanılan çocuk koltukları var. Bunların kendiliğinden kemerleri var. 6-12 yaş arası dönemde ise yükseltici dediğimiz arkalıklı ya da arkalıksız, kafasını yanlardan koruyan koltuklar var. Bunlardan arkalıksız olanlar artık Avrupa'da kullanılmıyor. Çünkü yeteri kadar koruyucu olmadığı anlaşıldı. İngiltere'de üretimi ve satışı yasaklandı.

Oto koltuklarının doğru bağlanması lazım. Bir koltuk çocukla birlikte arabadan fırladıysa, bunun nedeni koltuğun araca doğru bağlanmamış olmasıdır. Uygun şekilde bağlanmadıysa, koltuk büyük bir hızla ve kendi ağırlığının 20 ila 50 katına çıkan bir ağırlıkla fırlayacaktır. Onun için koltuğu arabaya çok iyi yerleştirmek ve bağlamak lazım, oynamaması gerekir. Koltuğu arabaya bağladıktan sonra da çocuk da koltukla arasında boşluk kalmayacak şekilde sıkıca bağlanmalıdır.''

- "Çocuğunuzu küçük yaşta oto koltuğuna alıştırın"

Acar, çocuk oto koltuklarındaki "isofix" denilen bağlantı aygıtlarının araçtaki yerine monte edilmesi gerektiğini, isofix girişi olmayan arabalarda ise koltuğun emniyet kemeriyle bağlandığını anlattı.

Ebeveynlerin çocuklarını küçük yaşta oto koltuğuna oturmaya alıştırması gerektiğini vurgulayan Acar, ''Bunu küçük yaştan itibaren çocuğa kabul ettireceksiniz. Anne babalar, çocuklarınıza örnek olmak için kemerlerinizi takın. Lütfen araçta çocuk oto koltuğu kullanın. Çocuğunuzu oto koltuğuyla güvene alın. Bu sizin sorumluluğunuzda. Aksi halde çocuğunuzun hayatını tehlikeye atarsınız.'' diye konuştu.

- "Avrupa'da doğan çocuk oto koltuğuna alışkın"

Acar, Avrupa'da doğan bir çocuğun oto koltuğunu kullanmaya alışık olduğunu ifade ederek, "Hastaneden çıkarken ana kucağınız yoksa, çocuğu size teslim etmezler. Çocuğu aracınıza onunla koyacaksınız. Büyüdükçe koltuğu değiştireceksiniz. Avrupa'da çocuklar böyle büyüyor. Türkiye'de anne babalar çocukları koltuğa oturmak istemediğinde ısrar etmiyor. Anne babalar da bu konuda eğitilmeli, bilinçlendirilmeli. Her şeyi devletten beklememek lazım. Trafik Hayattır Platformu gibi bu konuda öncü olan kurumlar var. Onların yaptığı eğitimlere katılarak farkındalık oluşturulabilir.'' değerlendirmesinde bulundu.

Acar, okul servislerinde çocukların güvenli seyahatine de değinerek, çocukları belinden bağlayan kemerlerin olması gerektiğini ve çocukların kemer takma konusundaki sorumluluğunun servis şoförüne ait olduğunu belirtti.

Çocukların fiziksel durumları nedeniyle yeni servis araçlarında bulunan üç noktalı emniyet kemerlerini kullarken zorluk çektiğini dile getiren Acar, çocukların güvenliği ve rahatı için yükseltici minderlerin kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.

- ''Çocuğun araçtaki güvenilği anne karnında başlar''

İngiltere Loughborough Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serpil Acar da Türkiye'de aracın arka koltuğunda kemer takmanın yaygın olmadığına dikkati çekerek, bunun ön koltukta kemer takmak kadar önemli olduğunu vurguladı.

Ön ve arka koltuk, kısa ve uzun yolculuk fark etmeksizin herkesin emniyet kemeri takması gerektiğinin altını çizen Acar, şunları kaydetti:

''Çocuğun araçtaki güvenliği anne karnında başlar. Nasıl hamile kadın yediklerine, içtiklerine, sporuna dikkat ediyorsa, aynı şekilde karnındaki çocuğun araçtaki güvenliğini de sağlamak zorundadır. Çünkü hamile kadınların karınları büyük olduğu için fiziksel yapıları farklıdır. Emniyet kemerlerini dikkatli bir şekilde ve tam tarifine uygun bir şekilde takmak zorundalar. Hamile kadın kemerin çapraz kısmını takarken, en çok dikkat etmesi gereken husus kemerin omzunun tam ortasından geçmesidir. Kesinlikle boynunu kesmemesi ve omuzundan düşmemesi lazım. Bunlar olursa kemer, doğru fonksiyonunu yerine getiremez. Omuz ortasından geçen kemer, iki göğüs ortasından geçecek ve bir göğsün altından geçirilerek takılacak. Hiçbir zaman bebeği taşıyan karnın üzerinden geçmeyecek. Kemerin yatay kısmı ise göbeğin mümkün olduğu kadar altına itilerek yerleştirilmelidir. Fakat bu bacak üstünden geçeceği anlamına gelmez.''

Acar, 'Hamileyken kemerlerinizi seyrek, bol takın' gibi önerilerin kemerin görevini yapmasını engellediğini belirterek, ''Doğru şekilde takılan kemer, hayati tehlikeleri ve yaralanma risklerini azaltır.'' dedi.

Anadolu Ajansı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim