Çin'de eğitim alan Türk öğrencinin gözlemleri

Serdar Yurtçiçek
Bu yazı bir milyar 371 milyon nüfusuyla Dünya’nın en kalabalık ülkesi olan Çin Halk Cumhuriyeti’nde eğitim alan bir öğrencinin gözlemlerine dayanmaktadır. Çin halkının hayata bakış açılarını, karşılaştığı sorunlar karşısında gösterdiği tepkileri, sorunları nasıl değerlendirdiklerini anlatmaya çalışacağım. Çin toplumunu biraz daha yakından tanımımıza vesile olacak faydalı bulduğum bazı bilgileri paylaşacağım.

En önemli vurguyu baştan yapayım: Çin sadece kalabalık bir ülke değil neredeyse bütün Avrupa kıtası kadar büyük topraklara sahip bir ülke. Geçmişte bu coğrafya üzerinde, aynı tarihlerde birden fazla imparatorluk kurulmuş, farklı gelenekler ve kültürel alışkanlıklar oluşmuş ve bölgesel bazı anlayış farklılıkları ortaya çıkmıştır. Bu sebeple yapacağım değerlendirmeler bu büyük coğrafyanın ve halkın tamamını değil Hangzhou, Shanghai, Nanjing ve Suzhou’daki gözlemlerime dayanmaktadır.

1. Çin kelimesinin nereden geldiği ile ilgili farklı yaklaşımlar olmakla birlikte akla en yakın seçenek M.Ö 3. yüzyılda Çin’de siyasi birliği kuran imparator olan Qin Shi Huang’ın isminden gelmektedir. Siyasi birliği sağladıktan sonra merkezi bürokratik devlet düzenini kuran, Dünyaca ünlü Çin Seddi’ni inşa ettiren imparator olarak tanınır. Siyasi birliği sağlamak için yaptığı savaşlar, uyguladığı sert yöntemler ve düzenin sağlanması konusunda gösterdiği üst düzey kararlılık gerek halk arasında gerek Çin ile ticaret yapan yabancılar arasında çokça konuşulur. Çin’den kaçanlar ve ipek yolu üzerinden Çin ile ticaret yapan tacirler ürünlerini “Qin” ülkesinden getirdiklerini söylerler. Batı, zamanla bu ismi kullanacaktır.

2. Çin halkı ülkesine Çin, kendisine de Çinli demez. Bu ifade Batı ülkelerinin yaklaşımıdır. Çin ülkesinin ismi “Zhong Guo”’dur. Çinliler ise hangi milletten olduğu sorulduklarında kendilerine “Zhong Guo Ren” derler. “Zhong Guo” merkez ülke anlamına gelir, “Zhong Guo Ren” ise merkez ülke vatandaşı. Bunun olası iki sebebi olabilir: Çin çok büyük bir coğrafya ve Dünya nüfusunun da önemli bir bölümünü içinde barındırıyor. Bu sebeple Çinli olanlar ve olmayanlar gibi temel, ayırıcı bir algı var. Çin merkez bir ülke ve diğer ülkeler de Çin’in etrafında duruyor. İkincisi, Dünya’nın düz olduğuna inanılan bir dönemde Çin halkı, Çin topraklarının düz Dünyanın tam merkezinde olduğuna inanıyorlardı.

Bir küçük bilgi daha ABD’ye “Mei Guo” yani güzel ülke deniyor.

3. Çin kolektif bir toplumdur. Batı kültürünün bireyciliği Çin’de karşılık bulmaz. Bu sebeple toplumsal ilişkiler, aile, dostluk çok güçlü ve önemlidir. Her doğru her yerde söylenmez. Doğru bile olsa kişinin eksikliği topluluk içinde kişiye yöneltilirse, kişi; onurunun, itibarının zedelendiğini düşünür. Sadece kendisine değil bütün aile bireylerine yapılmış bir hakaret kabul eder. Buna karşıt olarak birebir yapılan eleştirileri anlayışla karşılar, dikkate alırlar.

4. Çin’de sohbete başlamak için merhaba kadar değerli bir soru vardır. Şahsen çok etkilendiğim bir cümledir. Sizinle sohbet etmek isteyen kişi ansızın “yemek yediniz mi?” diye sorar. Nasılsından daha önce sorulur bu soru. Karnı tok olan kişinin zaten iyi olacağı varsayılır. Eğer karnınız acıkmış ise hemen yemek ısmarlanır. Son derece cömert ve misafirperverdirler.

5. Çin’de yemek saatleri Dünyanın diğer ülkelerine göre çok daha belirgindir. 11.00 ile 13:00 arasında öğle yemekleri, 16:30 ile 18:00 arasında akşam yemekleri yenilir. Bu saatler dışında restoranlar neredeyse boş gibidir. Mesela saat 15.00 gibi gittiğiniz bir Çin restoranında yemek bulmama ihtimaliniz ya da şaşkınlıkla karşılanmanız doğaldır. İlgili saatlerde ise restoranlarda yer bulmak adeta imkânsızdır. İğne atsanız yere düşmez.

6. Çin’de yemek yeme kültürü Türk yemek kültüründen farklıdır. Küçük tabaklar da düzinelerce çeşit yemek sipariş edilir ve sofranın zengin görünmesi istenir. Türkiye’de ise ana yemek etrafında ve ana yemeği destekleyen birkaç çeşit yemek yapılır.

7. Avrupa ve Güney Amerika olmak üzere çeşitli ülkeleri gördüm ve yeteri kadar bu ülkelerde kaldım. ABD’nin de dahil olduğu birçok ülkeden yakın dostlarım var. Hepimizin ortak vurgusu şudur ki Çin dünyanın en güvenli ülkesidir. Kadınlar geniş Çin coğrafyasının herhangi bir noktasında istediği elbise ile günün ve gecenin herhangi bir saatinde özgürce dolaşabilir ve kendisine ciddi bir tacizde bulunulmayacağını bilir. Çin devletinin en çok önem verdiği konuların başında bu gelmektedir.

Reklamdan sonra devam ediyor 

 
8. Çin kadınları sosyal ve ekonomik hayatın merkezindedirler. Erkek işi olarak düşünebildiğiniz hangi meslek varsa (ki erkek işi yoktur) Çin kadınlarının iş sahasına girmektedir. Fiziksel olarak ağır kabul edilecek işleri dahi kararlılıkla yaparlar. İş makinelerini onlar çalıştırır, iş makinesinin yüklediği malzemeleri taşıyan kamyon şoförleri onlardır. Mühendis, doktor, avukat, şofördürler.

9. Ne yazık ki Çin ile ilgili çok yanlış, yönlendirilmiş bilgilere sahibiz. İlk aklıma gelenleri sıralayayım; yiyecek yemekleri yok bu sebeple böcek yiyorlar, köpek yiyorlar. Açlık var, temiz su yok. Neredeyse kalacak yerleri yok, o kadar insana ev mi yeter. Temizlenemiyorlardır bile, her taraf kirlidir, içecek suları yok, yıkanacak suyu nerede bulsunlar. Ne yapacaksın orada?

Bunların hepsi safsatadır.

| Çin toplumu altyapı sorunlarını çözmüş refah toplumu olma konusunda çok ciddi yol almış bir toplumdur. Hızlı trenlerle kentler birbirine bağlanır. 1250 km uzaklığa sahip olan Hangzhou’dan başkent Pekin’e sadece 5 saatte hızlı tren ile gidilebilmektedir. Bizim de dahil olduğumuz birçok ülkeye göre fersah fersah ötede gelişmişliğe sahiptirler.

| Bolluk ülkesidir. Çin mutfağı Dünyanın en büyük mutfağından bir tanesidir. Yediğiniz önünde yemediğiniz arkanızdadır. Çok lokal bir bölgede geleneksel olarak köpek eti yenmektedir. Ben hiçbir yerde görmedim. Çinlilere bu soruyu sorduğunuzda üzülmektedirler. Onlar da evcil hayvan beslemekte ve onlara saygı duymaktadırlar. Böyle anılmak onları incitiyor.

| Tertemiz sokakları, geniş caddeleri, büyük meydanları ve doğayla barışık bir kent kültürüne sahiptir. Yemyeşil dağları, sık ormanları vardır. Her üç metre de bir ağaç politikası en büyük kentleri dahi yemyeşil gösterir. Her birimin başında halk kelimesi yazılır çünkü her şey halka hizmet için vardır.

10. Wechat ve Alipay Çin halkının en çok kullandığı iletişim ve ekonomik araçlardır. Çok az Çin’li yanında nakit para taşır. Bütün alışverişler telefonlarınıza indirdiğiniz bu iki uygulama ile yapılır. Her marketin kasasında alışverişinizi bu uygulamalarla yapmanıza olanak sağlayan qr kodları vardır. Bunu telefonunuzla okutarak kısa sürede alışverişinizi tamamlarsınız.

| Taobao Alipay’in bir çeşit internet AVM’sidir. İstediğiniz her şey neredeyse iki iş günü içerisinde adresinizde olur. Genellikle kargo parası da ödemezsiniz. Alışverişe dahil olan alanlara sebze, meyve dahildir. Aklınıza gelebilecek her şeyi buradan alabilirsiniz. Ben Hangzhou’da yaşadığım ve Alipay şirketi Hangzhou’da kurulduğu için daha yaygın olması sebebiyle hep Alipay kullandım. Fakat Wechat uygulamasının diğer bölgelerde daha yaygın olarak kullanıldığını duyuyorum.

| Bu uygulamalar aynı zamanda iletişim kurmak için kullanılan uygulamalardır. Whatsapp’tan çok daha ileri iletişim teknolojisine sahiptirler.

11. Çin’de iki tip hastane ve buna bağlı olarak iki tip eczane vardır. Biri batı tarzı modern hastanelerdir, diğeri ise geleneksel Çin metotları kullanılan Çin hastaneleridir. Bazı hastanelerde iki yöntem de iç içe geçmiştir. Batı tipi hastaneleri anlatmaya gerek yok, bizdeki gibi. Geleneksel Çin hastanelerinde ise temas ya da teknolojik aletler kullanılmadan gözlem yöntemi kullanılarak tedavi uygulanıyor. Uygulanan tedavilerde ilaçlar son derece doğal. İkisini de deneyen biri olarak Çin tipi ilaçların çok daha etkili olduğunu ve kısa sürede iyileştiğimi söyleyebilirim.

12. Çin’de hava kirliliği vardır. Bu kirlilik bazı bölgelerde insan sağlığını etkileyecek seviyelerdedir. Benim kaldığım şehir olan Hangzhou, yakında bulunan Shanghai ve Nanjing görece temiz havaya sahiptirler. Fakat sanayinin çok gelişmiş olduğu bölgeler –Pekin’de dahil olmak üzere- çok kirli. Çin Halk Cumhuriyeti’nin yöneticileri, ekonomik gelişmeyi bir an önce tamamlamak, gelişmiş ülkelerle arasındaki farkı kapatmak için çok hızlı sanayileşmeye yönelmiştir. Bunun sonucunda öngörülemeyen bir hava kirliliği ortaya çıkmıştır. Çin Devleti bunun ayırımındadır ve orta vadede bu sorunu çözmek için kollarını sıvamıştır.

https://www.aydinlik.com.tr/ozgurluk-meydani/2017-temmuz/cin-de-egitim-alan-turk-ogrencinin-gozlemleri

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim