Bu haber kez okundu.

Bu Yönetici Görevlendirmelerine DUR Denebilir!

 Eğitim kurumlarına referans ile yapılan yönetici görevlendirmeleri, referansı olanlar tarafından engellenebilir.

Mevzuata aykırı müdür yardımcıları görevlendirmelerine kimse dur diyemiyor. Diyemeyecek de. Neden mi? Çünkü eğitim kurumlarına müdür görevlendirmelerinde etkin olanlar, bu sefer  görevlendirdiği müdürlerlerden, istedikleri müdür yardımcılarının görevlendirilmesi için baskı oluşturmaktadır. 

 

Etkinliğini devam ettirenler, kendilerine yakın olanların referanslarıyla müdür yardımcılarının atanmasını istiyorlar. Millli Eğitim ve İlçe Milli Eğitim müdürlerini de bunlar görevlendirdiklerinden hiçbirisi buna ses çıkaramamaktadırlar.

 

Yani Milli eğitime paralel olan bu unsurlar memi tamamıyla devre dış bırakmış durumdalar. Etkin olanlardan farklı kısımlar  ellerindeki listelerde ismi geçenler aynı okullarda çakışınca birbirine düşmüş durumdalar ve il milli eğitim müdürlüklerin bazıları inha için duyuruya bile çıkamamaktadır.

 

-Milli Eğitime paralel olan hatta memi tamamıyla devre dışı bırakan bu yapılara kimse dur demeyecek mi?

 

-Hukuku ayaklar altında çğneyen vatandaş odaklı hizmet anlayışını devre dışı bırakan bunları kimse engelemeyecek mi?

 

-İşin ehli olmayan, liyakatı bulunmayan, belli bir deneyimden yoksun olan bu insanlar halkımıza ne verecek?

 

-Etkin olanlar sadece kendi istedikleri kişileri görevlendirirken yine kendilerinden olan liyakat sahibi birçok kişinin mağduriyetine sebep olduklarını da mı görmüyorlar?

 

-Bu mğduriyeti yaşatanlarına “dur” diyebilecek, kul hakkına riayet edecek kimse kalmadı mı?

 

-Yapmayın etmeyin, hak hukuka riayet edin; yaptıklarınızla mensup olduğunuz anlayışa da zarar veriyorsunuz dediğimizde, hak hukuk bize mi kaldı diyen, hizmet üretmeyen  makamları işgal edenleri kimse görmeyecek mi?

 

-Sizden biri bir kötülük gördüğünde, gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin. Yetmezse diliyle düzeltsin. Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin anlayışında olan mümtaz diye bildiğimiz insanlara ne oldu da bu hale düştük?

 

-Devlet memurları kanunun 3. Maddesinin b fıkrasında belirtilen kariyer: Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır, denilmektedir bu fıkranın bu şartlarda uygulananbilirliliği kalmış mıdır?

 

-Devlet memurları kanunun 3. Maddesinin c fıkrasında belirtilen liyakat: Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır denilmektedir, bunu yapılanların neresine yerleştireceğiz?

 

-Paralel yapı (kim olursa olsun); mevcut devletin ya da hükümetin içinde ama meşru olmayan ‘devlet gibi' kurum ve organizasyonları kullananılması için oluşturulmuş yapılanma diye tanımlandığına göre MEM'i tamamiyle devre dışı bırakan bunlar paralel yapı değil de nedir?

 

-DMK'nin 9. Maddesinde amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır, amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır dediğine göre yetkilerini adeta elerinden alınan, mevzuata göre değil de torpille atanan ve birilerine karşı kendini hep borçlu hisseden amirler nasıl eşit davranacak, mevzuatı istese de nasıl uygulayacak?

 

-Kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasında ve kamu hizmetlerinin sunulmasında vatandaş odaklı hizmet anlayışı temel önceliğimizdir, diyerek müthiş strateji planlar hazırlayan, bu doğrultuda habire resmi kurumlara talimatlar veren Bakşbakanlık, bu hedefini bu şartlarda MEB'de gerçekleştirebilme imkanı kalmış mıdır?

 

-Elinde yetki olduğunu düşünerek, istediğini yapabileceğini iddia eden anlayışa sahip olan insan, gerçekten nefsinin esareti altına girdiğini, nefsi ona kötülük emrettiğini, nefsinin emrine kayıtsız şartsız itaat ettiğini görmeyecek mi?

 

Netice itibariyle mevzuatı kavrama gücünden yoksun olan, işin ehli olmayan, lyakatı bulunmayan ve kul hakkına girilerek yapılan atamalara dur diyebilme zamanı geldi de geçiyor. Bu çirkef atamaları yapanların dindar olma iddiaları insanı ayrıca kahrediyor. Allahın affetmeyeceği kul hakkına giren bu müsbet diye bilinen ikiyüzlülere sesleniyorum: bu yol, yol değildir. Yaptığınız bu yanlış yoldan acilen dönmeniz gerekmektedir. Eğitim kurumu yöneticileri; ortak aklı temsil eden, diğer yöneticilere oranla paydaşları geniş olan, sorunlara müdahale edebilen, alt paydaşlarla iletişim kurarak onların farklı beklentilerini karşılamaya çalışan, morallerini yükselten, çatışmaları önleyen, sorunlar karşısında uzlaştırıcı tavırlarıyla örnek olması beklenen, öğretme ve öğrenme odaklı bir anlayışla hareket eden, gerektiğinde sorumlu olduğu personelleri pozitif yönde örgütleyen, hesap verebilen ve okuldan beklenen başarının gerçekleştirilmesinde önemli rol oynayan görevleri üstlenen bir kimliğe sahiptir.

 

Okul yöneticileri bunları yönetebilmesi için öncelikle kendi kapasitesinin farkında olması  ve kendini yönetebilecek niteliklere sahip olup olmadığını bilmesi gerekir.  Ortak aklı temsil etmekten uzak olan, paydaşlarını anlamada kapasitesi olmayan, beklentileri karşılamayan bu yönetici kitlesinin halka  katacağı hiçbir şey yoktur.  

 

657 sayılı devlet memur kanunun 6. Maddesinde; devlet memurların siyasi partilere üye olamayacağın, herhangi bir partiye, kişi veya zümrenin yararına hedef tutan bir davranışta bulunamayacağını, görevlerini yerine getirirken dil, din, siyasi din ve mezhep gibi ayırım yapamayacağını hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacağını belirtmektedir. Ve buna istinaden bakanlık habire genelge yayımlamaktadır. Bu yapılar olduğu müddetçe bakanlığın yayımladığı genelgelerin uygulanabilirliliği kalmadığı herkesçe bilinmektedir. Ancak bakanlık teoride her ne kadar uyarılarda bulunsa da uygulamada hiçbir şey yapamamadığı da herkesin malumudur.

 

O zaman yapılan bu torpilli atamalar neye isinaden yapılmaktadır?  Yapılan bu atamalar mevzuata aykırı değil mi? Mevzuatın hiçbir maddesinde veya  fıkrasında  yeri olmayan yapılan bu atamalara artık dur demeyecek miyiz? Hile hurdaya başvurularak,  on binlerce kişinin hakkını, hakketmeyen belli bir kesimin torpilli olanlarına vererek DMK'nin ilgili maddesine aykırı  hareket etmiş olmuyor muyuz?

 

Kul hakkından sakınılması, insanların haklarına ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi, insanlara haksızlık yapılmaması, kalplerinin kırılmaması için hasas davranılması  gerektiğini  mensup olduğunuz dinimizden  hiç mi öğrenmedik?

 

Ey sözde dindarlar (samimi olanları tenzih ederim); yapılan bu uygulamaların dinde yeri var mı? Var diyorsanız bu ayetlere ve hadislere ne diyeceksiniz:  benim huzuruma ne ile gelirseniz gelin affederim; ancak kul hakkıyla gelmeyin (Hadisi Kutsi). Mazlumun bedduasından sakınınız; çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur (Buahri, Müslim).  Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayı, hakkı gizlemeyin (Rum, Ayet 38).

 

Eğitim kurumlarına yapılan usulsüz atamaların ne dinde ne de mevzuatta yeri vardır. Bilesinizki helal bir lokma, onlarca haram lokmadan daha makbuldur. Kendinizi düşünmüyorsanız da, ailenizi veya sevdiklerinizi düşünün, onların boğazından geçen her haram lokmanın sorumlusu sizsizniz. Belki yapılanları kör olduğunuz için göremiyorsunuz, sağır olduğunuz için duyamiyorsunuz. Yazıktır günahtır sizlere. Yol yakınken bu yanlıştan dönünüz.  Dünün mazlumu olan sizler bugünün zalimi olmaktan artık vazgeçiniz.  Yapmış olduğunuz yanlışlardan, hukuku kül etmenizden, kul hakkına girmenizden dolayı üzülüyoruz; yoksa size karşı bir kinimiz olmadığını ve eleştirilerimizi dikkate alarak gereğini yapmanız halinde herkes için daha doğru olacağını siz de biliyorsunuz.

 

Kısacası bir kısım haramzadelerin MEB'deki egemenliğine sebep olanlar sizlere sesleniyorum: bu haramzadeleri nasıl oralara getirmişseniz, nasıl onların oralara gelmesine sebep olmuşsanız, yine aynen sizler bunlara dur diyebilirsiniz. Aksi taktirde onları durduracak güç kalmadığını, bu gidişat hiç de iyi bir gidişat olmadığını siz biliyorsunuz!

 

Abdulkadir ARCA

Eğitimci Yazar

kamuajans.com

                

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber