Bu haber kez okundu.

Bu YÖK Sanki Başka Bir YÖK!

Yekta Saraç’la birlikte YÖK’te adete seferberlik ilan edildi. Düne kadar yapılmayan ne varsa, hepsi bir anda yapılmak isteniyor.

Daha önceki başkanlar, ilk iki yılı YÖK’ü tanımakla geçirirdi, o, daha ilk günden icraata başladı. Hem de çok radikal kararlar alarak.

Saraç, yaklaşık 10 yıldır YÖK üyesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok yakın isimlerden biri olmasına rağmen kızaktaydı. YÖK’ün son dönemde aldığı kararların çoğunun altında muhalefet şerhi vardı. Yani dün isteyip de yaptıramadığı ne varsa, şimdi bir bir onları hayata geçiriyor.

Son aldığı iki karar, görünen

o ki daha uzun süre tartışılacak.

Örneğin devlet üniversitelerindeki hocaların, vakıf üniversitelerinde uzun süreli görevlendirilmelerinin iptaliyle ilgili olan yeni yasal düzenleme ve artık neredeyse ayağa düşen master ve doktora eğitimine çekidüzen getirilmesi. Her iki konuda da geç kalındı, istismar noktasına gelindi çünkü önceki YÖK başkanları olup bitenlerin farkında bile değillerdi...

En doğru kararlar bile çoğu zaman yanlış uygulamalara neden olabiliyor. Umarız yine aynı tabloyla karşılaşmayız. Örneğin, görevlendirilen hocalar geri çekilirken, devlet üniversiteleri çok fire vermez, vakıf üniversitelerinde de eğitim öğretim aksamaz!..

 

Kolay kariyere veto!

YÖK’ün askıya çıkardığı kolay akademik kariyere son verme girişimi ise takdire şayan. Çünkü bu konuda akıl almaz vasatlıklara şahit olduk. Örneğin, daha mezun bile vermeyen üniversitelere doktora programı açma hakkı tanındı. Daha da vahimi şirketlere yerinde eğitimle master ve doktora payeleri bir ulufe gibi dağıtıldı.

İşte YÖK’ün bu konudaki YÖK manifestosu:

“Bilindiği üzere, konuya ilişkin en son karar 08/10/2009 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında alınmış olup, o tarihten bugüne konuyu geliştirmeye yönelik herhangi

bir çalışma yapılmamıştır.

(YÖK, YÖK’ü şikâyet ediyor)

Yüksek lisans ve doktora programları açma kriterlerine ilişkin karar alırken başta yüksek-öğretim kurumlarının yetkili kurulları ile tüm akademik camia olmak üzere diğer paydaşların görüş ve önerilerinin alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Aşağıda yer alan “Yüksek Lisans ve Doktora Programları Açma Kriterleri Taslak Çalışmasına” ilişkin görüş ve önerilerinizi 20 Aralık 2014 Cumartesi gününe kadar bizimle paylaşacağınızı umuyoruz.

(Kim diyor? YÖK Başkanı Saraç)

 

Hoca yoksa, doktora yok!

 

Yüksek lisans programı açılabilmesi için;

 

- Her bir program ayrı olmak üzere; üniversite kadrosunda görev yapmakta olan, doktorası veya doçentliği program açılması istenen alandan veya açılması istenen program disiplinler arası ise o alanla doğrudan ilişkili olmak üzere, en az ikisi doçent, toplam üç öğretim üyesinin bulunması,

Doktora programının açılabilmesi için;

 

- İlgili üniversitenin lisans mezunu vermiş, -disiplinler arası programlar ile özellikle bazı alanlar hariç olmak üzere- yüksek lisans programının mevcut ve mezun vermiş olması,

 

- Her bir program ayrı olmak üzere üniversite kadrosunda görev yapmakta olan, doktorası veya doçentliği program açılması istenen alandan ya da açılması istenen program disiplinler arası ise o alanla doğrudan ilişkili olmak üzere, en az biri profesör, ikisi doçent toplam beş öğretim üyesinin veya en az ikisinin profesör olması durumunda toplam 5 öğretim üyesinin bulunması,

 

- Doktora programında danışman öğretim üyelerinin profesör veya doçent unvanına sahip olması, tezli yüksek lisans programında ise doktora mezuniyetinden itibaren

en az iki yıl çalışıp, programın açıldığı dönemde öğretim

üyesi olması,

 

- Üniversitenin yetkili kurulları tarafından her bir yüksek lisans ve doktora programı için söz konusu programın kredi miktarının yarısını geçmemek kaydıyla çekirdek müfredatın belirlenmesi, çekirdek müfredatın dışındaki derslerde seçmeli, seminer, uygulamalı derslere ağırlık verilmiş olması,

 

 


 
egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber