Bu haber kez okundu.

Bize hayatımızın dersini veren 10 öğretmen

Hepimiz geçtik okulun yolundan, hepimizin öğretmenleri oldu. Kimi zaman kızdırdık onları, kimi zaman onlar bizi kızdırdı. Gün oldu sarıldık onlara ailemizin bir büyüğü gibi, gün oldu mahçup olduk onlara karşı. Bizimle yüreğindeki sevgiyi paylaşan, bize yol göstermek isteyen her öğretmen kutsaldır. Hiç tanımadığı bir çocuğa, bir şeyler öğretmeye çalışmak sadece profesyonelce bir iş anlayışıyla yapılabilecek şey değildir. Sabır ister, emek ister öğretmen olmak. Her 24 Kasım'da bir demet çicek beklemek değildir bazen, yıllar sonra bir öğrencisinin geldiği yüksek noktalarla gurur duyabilmektir.

\"\"

Hayatlarımızın süper güçlerden arınmış kahramanları olur çoğu zaman öğretmenlerimiz, ufak bir hareketleriyle, küçük bir sözleriyle hayatımızın rotasını çizerler. Yol gösterirler, elimizden tutarlar... Bazen ailelerimizden daha çok güvenirler bize. Bizi biz yapan değerlere küçük ya da büyük etkileri olur öğretmenlerimizin. 24 Kasım Öğretmenler Günü yetmez onların hakkını ödeyebilmek için elbette...Google'ın doodle yaptığı 24 Kasım Öğretmenler Günü sadece onları hatırlamamız için sembolik bir tarih. Öğretmenler, bizim hayatımız boyunca üzerimizde etkilerini taşıdığımız özel insanlar. Onları her gün anmak, her gün hatırlamak lazım. Ama kiminin de karşısına çıkmaz o örnek alınası, ilham veren öğretmenler. Filmlerde olur sanarız ya o nadide insanları, işte biz de sizler için filmlerdeki öğretmenlerden bir liste derledik. Bize hayatımızın dersini veren film kahramanı öğretmenler eşliğinde anıyoruz bütün eli öpülesi hocalarımızı. İşte 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne özel filmlerdeki öğretmenlerimizden öğrendiklerimiz! 

1. Vazgeçmemek: Louanne Johnson / Dangerous Minds 

\"\"

Gangsta's Paradise şarkısı şüphesiz dünya sinema tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı film müziklerinin başında gelir. Ancak Past Time Paradise şarkısının başarılı bir uyarlaması olan bu şarkının dışında Dangerous Minds filmini ayrı bir yere koyan bir unsur vardır ki özellikle 90'lar gençliğinin öğretmen - örenci ilişkilerini baştan yazmıştır. Beyaz perdenin en güzel yüzlerinden Michelle Pfeiffer'ın hayat verdiği öğretmen karakteri Louanne Johnson, eski bir askerdir. Serseriliğin harman olduğu bir arka mahalle okuluna atanır. Okuldaki öğrenci kitlesi tarafından benimsenmemesine, başına bin türlü bela gelmesine karşın yılmayan ve öğrencilerin sevgisini kazanmak için yeri geldiğinde bıçaklanmayı bile göze alan Johnson hoca, hem öğrencilerine hem de sinema izleyicilerine vazgeçmemeyi öğretmiştir. Bunun yanında Johnson hoca, güzelliğiyle de nice gençlerin benzer bir öğretmene denk gelebilme ümidiyle, terk ettikleri okullarına kesin dönüş yapmalarına sebep olmuştur... 

2. Kendi seçimlerini yapmak: Albus Dumbledore / Harry Potter

\"\"

Harry Potter serisini izleyip de Dumbledore gibi bir öğretmenin hasretiyle yanıp tutuşan nica öğrenci, gördüğü her ak sakallıya hürmet göstermekten geri kalmıyorusa, bunu 150 yaşını geçmiş Howarts'ın kıdemli hocasına borçluyuz desek yeridir. Dumbledore sadece ak sakalı, sempatik tavırlarıyla değil hayata karşı duruşuyla da öğrencilere ve izleyicilere örnek bir büyüğümüz. Neden ? Çünkü kendisi, kariyerinin onu sürüklediği Sihir Bakanlığı'na yükselmeyip, okulunda işinin başında öğrencilerinin yanında olmayı tercih etmiştir. Hayatın bizleri sürüklediği akıntıya karşı, kendi isteklerimiz için kendi seçimlerimizi yapmamız adına ibretlik bir hikayesi vardır Dumbledore'un. 

3. Azimli olmak: Roberta Guaspari / Music of the Heart

\"\"

Duygu seli olmasının yanı sıra Music of the Heart filmi, Meryl Streep'in canlandırdığı Roberta Guaspari karakteriyle de esir alır yüreklerimizi 124 dakika boyunca. İdealist bir öğretmenin azimle, sabırla, harlem çocuklarını adeta bir el işi gibi ilmik ilmik işleyerek onlardan bir keman orkestrası yaratmasını anlatır. 50 küçük yüreğin, sokaklarda kaybolacak geleceklerinden bir sanata azimli bir öğretmenle tutunuşlarıyla çarpar bizi. Son sahnede çalınan Bach'ın konçertosuyla tüyleri diken diken eden bir duygusal coşkusu vardır bu güzel filmin. Sokakta görseniz, elini öpesiniz gelir Meryl Streep'in öyle içten yakalar insanı, öyle ısıtır yürekleri... 

4. İş ahlakı: Zeynep Öğretmen / Öğretmen Zeynep 

\"\"


Yabancı filmlerde olur da yerli filmlerde olmaz mı bize bir şeyler öğreten öğretmenlerimiz? Hülya Avşar'ın canlandırdığı Zeynep Öğretmen de o nadide karakterlerden biridir işte. Sıradan bir lise öğretmeniyken, zorla mafya çocuklarına ders veren bir özel öğretmene dönüşürken tanık olduklarına, aldığı ahlaksız tekliflere kaşı dik duruşuyla iş ahlakı konusunda çok şeyler öğretir izleyenlere. Öyle bir düzgün kişidir ki Zeynep öğretmen, ölüm tehditlerine aldırmaz etmez, öğretmenliğini yaptığı ruhunu yitirmiş gençlere bir şeyler katmaya çalışır. Şahit olduğu zorbalıkları gider emniyet güçlerine ihbar eder, yine ölüm tehditleri alır, yılmaz dimdik durur ve canıyla da öder bu duruşunu. Ama olsun bir Zeynep öğretmen ölür bin Zeynep öğretmen dirilir bu filmi izleyenlerin dünyasında. 

5. Sabır: Bay Miyagi / Karete Kid

\"\"

Şüphesiz bir sabır abidesi öğretmen ararsa gözlerimiz, zilyon küsur hocanın arasından o tonton bakışlarıyla Bay Miyagi'yi yetmiş metre öteden seçeriz. Tahta boyatan, bulaşık yıkatan, ağaçtan meyve toplatan Bay Miyagi'ye hayat veren Pat Morita'nın sabırlı olmak konusunda verdiği öğretiler seksenlerden günümüze kuşak kuşak aktarılan dersler niteliğindedir. Başarmak istediğimiz herşey için öncelikle sabretmemiz gerektiğini öğreten Bay Miyagi'nin öğretmenler arasında ayrı bir yeri, bir duruşu vardır ki tersi de pistir, eli ağırdır vurduğu yerden ses getirir, ihtisas alanı karate en nihayetinde. Ondaki müfredat Milli Eğitim Bakanlığı'na beş kuşak fazla gelir... 

6. Karakter sahibi olmak: John Keating / Dead Poets Society

\"\"

Genç yaşta birine kişilik kazandırmak istiyorsanız, ağacı genç yaşta en güzel eğecek olan adamların başında gelir Robin Williams'ın hayat verdiği John Keating karakeri. Keating öyle bir hocadır ki, ihtisas alanı olan İngilizce'nin ötesinde kişiye kendisi olmayı öğretir. Özgün bir karaktere sahip olup tiranlaşan topluma karşı birey olarak durabilmeyi öğretir. Bir anlamda hocaların hocasıdır Keating, geleceğin teminatıdır. Dead Poets Society yani Ölü Ozanlar Derneği, üç yıllık örgün eğitime bedel dersler verir insana. Henüz kirlenmemiş taze beyinlere herşeyden önce insan olabilmeyi, medeni topluma zenginlik katabilmeyi öğretir. Ders hocasından ziyade, okul müdürü, okul müdüründen ziyade ilçe eğitim müdürü, ilçe eğitim müdüründen ziyade Milli Eğitim Bakanı yapılası bir öğretmendir, filmi izledikten sonra Robin Williams'ın ruhuna nice dualar okutturur. 

7. Şefkat: Selma Öğretmen / Bitirimler Sınıfı

\"\"

Bir okul düşünün ki, dünyanın en uslu veledi olarak bilinen Sezercik bile yaramazın önde gideni bayrak sallayanı olmuş. Üstelik de yatılı yetim yurdu okul! Okulun müdürü Aydemir Akbaş! Sınıf bitirimler sınıfı! Perihan Savaş'ın canlandırdığı Selma öğretmen karakteri öyle bir imaj çiziyor ki film boyunca, sert disiplinli, taviz vermeyen, çetin ceviz bir öğretmen görünümünde ancak perdelerini kaldırdığında kalbi ana sıcaklığıyla çifte kavrulmuş lokum gibi... Yüreğindeki sevgiyle dize getiriyor Sezercik ve yaramaz arkadaşlarını. Verdiği sevginin karşılığını da çocukların sevgisiyle alıyor elbet. Şefkati öğretir insana Selma öğretmen, karşınızdaki kişi ne kadar zalım olursa olsun sert kabuğunuzun altında ona karşı şefkat beslemeniz gerektiğini anlatır. 

8. Özgüven sahibi olmak: Elizabeth Halsey / Bad Teacher

\"\"

Öğretmenliğin anti kahramanıdır Cameron Diaz'ın canlandırdığı Elizabeth Halsey. Herşeyden önce gerçekçidir. İdealist değildir, iyi bir öğretmen değildir, belki iyi bir insan bile değildir. Tamam kabul edelim öğretmen olası bir kişilik de değildir ve Allah çoluğumuzu çocuğumuzu böyle hocalardan korusun. Ancak doğru noktadan bakacak olursak Cameron Diaz'ın dekoltesinden fazlasını da gösterir bu film izleyenlere. Her insan evladı, Robin Williams'tan ilham alıp gelecek kuşaklara örnek olacak bir vatandaşa dönüşecek değil elbet. Toplumların hep kötü çocukları olmuştur, olacaktır da... Bu kötü çocukları her zaman doğru yola sokamazsınız. Ama en azından Elizabeth hocamız gibi, hayatın gerçeklerini olduğu gibi kabul edip kendine güvenmeyi öğretecek, onların dilinden anlayan hocalara da ihtiyacımız var. Şu da var ki ülkemizde atanmak için sırada bekleyen binlerce öğretmen adayını, atandıktan sonra saçma sapan müfredatla çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışan gencecik öğretmenleri düşününce, öğretmenlik bir noktada ideal meslek olmaktan çıkabiliyor. Düşünsenize her yıl değişen bir sınav sistemiyle çılgına dönmüş, ailesi tarafından şımarıklık yumağğına çevrilmiş çocuklarla uğraşmak kolay mı? Bad Teacher filminde geçen bir cümleyi düşünmeden edemiyor insan: "Hayatında ne bu kadar kötü gitti de sonunda öğretmen oldun?" Hayatın gerçeği şu ki, öğretmenlik abartıldığı kadar müthiş bir meslek olmayabilir ancak Elizabeth hocanın yarısı kadar özgüveniniz varsa, hayat öğrenmeye ve öğretmeye değer.


Haber Kaynağı: Radikal

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber