Bu haber kez okundu.

Bitmek Bilmeyen Tartışma; Müfredat

Geçen haftaki yazımızda yürekten desteklediğimizi söylediğimiz, Değerler Eğitimi ve Osmanlıca ile beraber Müfredat tartışmaları yine gündeme oturdu.  

 

Şimdi herkes mevcut Müfredatla ilgili revizyondan bahsediyor, aklıselim bir düşünce ile yapılması gereken bir hareket bu.

 

Bize göre olması gereken Müfredatın kırmızıçizgileri, vatanını seven, severek hizmet eden, geçmişine hâkim, iç huzuru tam bireylerin yetişmesini sağlayacak şekilde olmalıdır.

 

Ayrıca öğrencinin bilimsel hayatın yöne veren, sosyal yaşamını destekleyen ve topluma birey olarak katkıda bulunmasını sağlayabilecek derslerle de bu Eğitim ve Öğretim desteklenmelidir.  

 

Şimdi bazıları bu tanımdan rahatsız olmuştur bile. Ama yabancı filmlerde çizgi film kahramanlarından tutunda, hayvanlara bile dipdiri bir vatanseverlik propagandasını ile toplumuna ve dünyaya mesaj verenler acaba okullarında nasıl bir eğitim veriyorlardır.

 

 Bize bu tip duyguların gericilik ve entelektüel düşünceye aykırı olduğunu söyleyen bazı yazarlarımız yaptıkları yanlışların sonuçlarını hala göremiyorlar mı?

 

Diğer bir sıkıntıda Seçmeli Derslerin Müfredata giriş şekli. Daha çok bir Sivil toplum örgütü ya da kuruluşun önerisi ile Müfredata dâhil olan dersler bunlar. Yani bir bakıma güncel, medyatik ya da toplumda problem olan davranışların düzeltilmesini sağlamak için gerekliliğine inanıp Müfredata eklenmişler.

Örneğin Trafik dersi gibi, ama ülkemizin Trafikten yana karnesi hepimizin malumu.

 

Ortaya çıkan sonuçların başarısız olmasının nedeni bu derslerin işin uzmanı tarafından verilmemesi ve de başta öğretim kadroları olmak üzere öğrenciler tarafından da hak ettiği değerinin bulamamasıdır.

 

Çünkü onlar için bir dersin değeri Üniversite sınavında ki net sayısının puanlarına olan katkısıdır. Üstüne üstlük birde de bu derslerin vakitlerinin öğretmenlerin de onayı ile öğrenciler tarafından yine sınavlara hazırlık çalışmaları kullanılması,’’ dostlar alışverişte görsünden’’ öteye gidemez.

 

Diğer önemli konuda tüm bu Müfredattaki Derslerin kaçıncı sınıfta nasıl ve ne zaman işleneceği yani bu işin Plan, program Süre ve Verimliği.

 

Bize göre öğrencinin okuldaki zaman çizelgesi; öğlene kadar ders, öğleden sonra sosyal faaliyetler, hobiler, meslek tanıtımı uygulamaları şeklinde olmalı.

 

Bu işin görev dağılımı ise  , Plan ve Program  organizasyonu M..E.B ‘da , bu organizasyonunda hayata geçirilmesi ve    Verimliği ise okul idarecileri ve öğretmenlerimizin kontrolünde olmalı.

 

Buradaki en dikkat çekici kelime ise tabii ki Verimlilik’tir.

 

Yani, Öğretmenin derste neler yaptığı, süreyi nasıl geçirdiği ve öğretmek için gösterdiği tüm çabalamalarından ortaya çıkan sonuçlar.

 

Bizlerin bunu kontrol edip denetlememizde ancak uluslararası sırlamalarımız açıklandığında, ya da kitlesel sınavlardaki net sayılarımızı görmemizle oluyor.

 

Bununla ilgili karşımıza çıkan tabloda malum, o zaman bir yerlerde bir hata yapıyoruz.

 

Bu konuda da anahtar cümle; ‘’Müfredat’’, hadi bakalım kolay gelsin..

 
egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber