Bu haber kez okundu.

Bir öğretmenin etkisinin nerede biteceğini asla bilemeyiz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, iyi planlanmış okul öncesi eğitimin, ileride suça karışma oranını düşüren önemli bir etkiye sahip olduğunu belirterek, "Kişiliğin temelleri bu dönemde atılıyor. Eğitimi bir ağaca benzetecek olursak, köklerinin okul öncesi dönem olduğu söylenebilir." dedi.

Gelecek Eğitimde Derneği'nce Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Okul Öncesi Eğitim Zirvesi'nde konuşan Erdoğan, sözlerine zirvenin hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı.

Erdoğan, erken çocukluk eğitiminin, son yıllarda tüm dünyada önemi daha çok fark edilen bir konu olduğunu dile getirerek, "Bir anlamda gömleğin ilk düğmesi olarak kabul ediliyor. Çünkü bu dönem doğru planlanırsa, hayatın sonraki aşamaları da doğru bir istikamet üzerinde ilerliyor." ifadesini kullandı.

Büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemin 0-6 yaş arası olduğunu hatırlatan Erdoğan, zeka gelişiminin yüzde 70'lik kısmının, 7 yaşına kadar tamamlandığını söyledi.

Emine Erdoğan, bilimsel araştırmaların, 0-6 yaş grubunda okul öncesi eğitim alan çocukların, gelecekte akademik başarılarının daha yüksek olduğunu gösterdiğini aktararak, şöyle devam etti:

"İyi planlanmış bir okul öncesi eğitim, ileride suça karışma oranını düşüren bir etkiye de sahip. Kişiliğin temelleri bu dönemde atılıyor. Eğitimi bir ağaca benzetecek olursak, köklerinin okul öncesi dönem olduğu söylenebilir. İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. Erken yaşlarda çocuklar hangi davranışları benimser, yaşam biçimi haline getirirse, bu alışkanlıklar onların kişiliği haline geliyor. Kişiliğimiz ise kaderimize yön veriyor. Keşfetme ve öğrenme konusunda çocuklar doğal bir eğilime sahiptir. Onların bu doğal eğilimini yönlendirecek olan ise aile ve öğretmenleridir. Burada çok değerli öğretmen ve öğretmen adayları olduğunu biliyorum. Bir öğretmenin etkisinin nerede biteceğini asla bilemeyiz. Sizler çocuklara ne verirseniz, gelecek de odur. Sevgi verirseniz, gelecek sevgidir. Güven verirseniz, gelecek güvendir. Şayet sizler, çocuklara değer verip, onları güvende hissettirirseniz, çocuklar da öğrenme fırsatlarını o kadar iyi değerlendirirler."

- "Hayata yön veren temel değerler, aile ortamında kazanılıyor"

Emine Erdoğan, çocuğun, ihtiyaçlarına duyarlı, önemsendiği bir ortamda büyüdüğü oranda potansiyelini açığa çıkarabileceğini anlatarak, "Uzmanlar, bir insanın kendine güveninin, çocukluk yıllarında çevresine duyduğu güvenle kazanıldığını vurguluyorlar. Bu duygunun, sonradan edinilmesi gerçekten çok zor. Güven duygusunun gelişiminde elbette önce ebeveynlerin tutumu büyük önem taşıyor. Çünkü, hayata yön veren temel değerler, aile ortamında kazanılıyor. Çocuğun burada öğrendiği tüm olumlu ve olumsuz davranışlar hayat boyu kalıcı izler bırakmakta." diye konuştu.

Aile ve okulun bu anlamda çok iyi bir iş birliği içinde olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, bu ortamların bir anlamda hayatın prova alanları olduğuna işaret etti.

Erdoğan, çocukların temel insani eylemleri, paylaşmayı, dayanışmayı, birlikte yaşamayı buralarda öğrenip, benimsediklerini dile getirerek, şunları söyledi:

"Okul öncesi eğitim hizmetleri, 13 yıl öncesine kadar, daha çok çalışan annelerin çocuklarına yönelik bir hizmet alanı olarak algılanıyordu. Fakat son 13 yılda bu algı değişti. Artık tüm çocukların okul öncesi eğitim alması, bir ihtiyaç olarak kabul edilmekte. Devletimiz bu konuda önemli adımlar atmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımızın çalışmalarına baktığımızda, tüm eğitim kademeleri içinde, en büyük ilerleme, okul öncesi eğitim alanında yaşanmıştır. Bakanlığımız, her çocuğun, zorunlu eğitime başlamadan, en az bir yıl okul öncesi eğitim almış olmasını, kısa vadeli bir hedef olarak belirlemiştir. Bunun sonucu olarak, 2002 yılında yüzde 11 olan okul öncesi eğitim okullaşma oranı, bugün itibarıyla 5 yaşta yüzde 70'e ulaşmıştır. Keza bu alanda hizmet veren öğretmen sayısı, 14 binden 72 bine çıkmıştır. Bu süreçte okul öncesi eğitimin ücretsiz olması, çocuklarımızın gelişimindeki maddi engellerin ortadan kaldırılması adına önemli bir adım olmuştur."

- "Sivil topluma çok önemli vazifeler düşüyor"

Bu noktada yapılması gerekenlerin henüz bitmediğini, çalışmaların nihai noktasının, 4-5 yaşta yüzde yüz okullaşmış kaliteli bir okul öncesi eğitim olması gerektiğini aktaran Erdoğan, "Devletimizin çalışmaları yanında, bu alanda gayret gösteren sivil toplum kuruluşlarımızın varlığı, son derece önemlidir. Son 10 yıldır çeşitli vakıf ve derneklerin bu konuda yaptığı çalışmaları teşvik ve himaye etmeye çalışıyorum. '7 çok geç', 'Ana sınıfsız okul kalmasın' gibi kampanyalar, bu alandaki farkındalığı artırmıştır. Yüzlerce okul öncesi eğitim kurumu açıldı. Gerçekten sivil topluma çok önemli vazifeler düşmektedir. Gerek okullarımızın sayılarının, gerekse kalitelerinin artırılması noktasında yapılabileceklerin sınırı yoktur." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Gelecek Eğitimde Derneği'ni de bu anlamda tebrik ettiğini belirterek, her şeyin birkaç gayretli eğitim gönüllüsünün çabasıyla başladığını söyledi.

"Onlar geleceğe yapılacak en karlı yatırımın, eğitim olduğuna inandılar. Teknolojik gelişmelerin çevremizi kuşattığı bir zamanda temiz bilgi kaynağı olabilecek platformlar kurdular. Bilgi kirliliğinin bu derece yaygın olduğu bir dönemde, sahih olanın esas kabul edildiği bu zemin, son derece değerlidir." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böylesine kıymetli eğitimcilerle yüz yüze gelmişken, geleceğimizin sizlere emanet olduğunu bir kere daha hatırlatmak isterim. Bu toplum, sizin idealizminiz ölçüsünde güzel bir dünya inşa edebilir. Öğretmenlik bir memuriyet değil, bir gönül işçiliğidir. Meşhur münevver Nurettin Topçu'nun ifadesiyle, 'Kaderimizin hakikatinin işleyicisi muallimlerdir. Karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu, yine onlardır. Fertler gibi, nesiller de onların eseridir. Farkında olsun olmasın, her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da onlardır.' Gerçekten, ruh yapımızın sanatkarı öğretmen değil midir? Kıymetli kardeşlerim, şayet dersleri, hakikatin araştırılması, öğrenciyi, hakikat peşinde koşan insanlar olarak konumlandırabilirsek, insan kalabiliriz. Şayet öğretmenlerimizi, talebelerini diploma avcılığından ilim yolculuğuna taşıyan kişiler olarak yetiştirebilirsek, hedeflediğimiz medeniyet seviyesine ulaşabiliriz. Sizlerin bu gerçeğin farkında olduğunuzu biliyorum. Zira, bu nedenle buradasınız. Umuyorum ki sizlerin heyecanı, azmi bütün eğitim camiamızı kuşatır. Sizin gibi öğretmenler sayesinde, çocuklarımız hem çocukluklarını yaşayabildikleri hem de hepimizin yüzünü ağartacak vasıflarla donatıldıkları bir eğitim ortamına kavuşurlar. Çocuklarımız, gelecekte iyi mesleklere sahip olabilir. Çok önemli makam ve mevkilere gelebilir. Ama onları önce 'iyi birer yürek' olarak yetiştirelim."

Erdoğan, çocuklara verilecek en güzel şeyin, onlara ayrılacak zaman ve sevgi olduğuna işaret ederek, "Elbette bunun için sadece sevgi sözcükleri yetmez. Zira, sevgi kelimelerle karşılanmaz. İnsanı sevmek, onu en doğru şekilde inşa edebilmektir. Çocuklarımızın nasihatten çok örneğe ihtiyacı olduğunu da hiç unutmayalım. Zira, 'Sanma ki çocuk küçük bir şeydir Belki bir çocuk en büyük şeydir." değerlendirmesinde bulundu.

Emine Erdoğan, zirveden çıkan sonuçları merakla bekleyeceğini dile getirerek, zirvenin düzenlenmesinde katkısı bulunanlara teşekkür etti.

Konuşmasının ardından Emine Erdoğan'a, Gelecek Eğitimde Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Aydoğan tarafından hediye takdim edildi.
Anadolu Ajansı
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber