Bu haber kez okundu.

Bir Eğitim Ortamı Nasıl Olmalı ?

Bir eğitim ortamı nasıl olmalı ?

Bu soruyla gözünüzün önüne gelen ilk imaja odaklanın, hayal edin…

Bir sınıf mı gördünüz? Bir öğretmen var mıydı? Öğrenciler ne yapıyorlardı? Öğrenciler sessizce mi veya bireysel olarak mı çalışıyorlardı? Yoksa gürültülü ve işbirliği içerisinde mi çalışıyorlardı? Yoksa pasif ve sessizce oturuyorlar mıydı? Ya da aktif bir şekilde bir şeyler mi inşa ediyorlardı?

Ne zaman bu soruyu bir grup eğitimciye sorsam öğrenme ile ilgili vizyonların çeşitliliğinden çok etkileniyorum. Bazılarında öğrencilerin yanında bir öğretmen yok ve öğrenciler tamamen kendi başlarına öğreniyorlar. Bazılarındaysa sınıf bile yok öğrenciler öğrencilere yardım ediyor. Mobil teknolojiler sayesinde aynı anda dünyanın pek çok farklı noktasında istediğimiz kişiyle ve istediğimiz bilgiyle temasa geçebileceğimiz bu dünyada, öğrencilerin öğrenmelerini geleneksel sınıf ortamına indirgemek çağın gerisinde kalmak üzere.

“Geleceğin Okuluna Ziyaret”

2012 kışında, Singapur-Jarong’daki geleceğin okulunu ziyaret ettim. 5 milyonluk bu eyaletteki, sadece 6 okuldan biri olan bu okulun misyonu teknolojiyle eğitim programının entegrasyonunu sağlamak ve problem temelli yaklaşımla okul dizayn etmenin gelişimini izlemek. Daha ayrıntılı bir tanımla; bu okul, öğrencilerin kritik problemleri çözme becerilerinin gelişimine yardımcı olmak amacıyla onları, sıklıkla sınıfın dışına çıkartıp, ilk elden gözlem araştırma ve analiz yapmayı amaçlıyor. Teknolojiye gelince; okul, bilgisayar tasarım laboratuvarları, masa üstü bilgisayarları, mobil cihazlar hatta video yapım atölyesi gibi özelliklere sahip. Okulun IT (İnformation Technology) yöneticisi okulun misyonunu ve teknolojinin rolünü tek kelimeyle özetliyor; işbirliği.

Info_Hub

Okuldaki müdür ve diğer yöneticilerin eğitimin nasıl olması gerektiğine dair bir vizyonları var. Bu vizyona göre; öğrenciler, küçük gruplarda etkileşim ve işbirliği içerisinde birbirleriyle çalışıyorlar. Problemleri birlikte çözüyorlar. Yöneticiler, işbirliğini kolaylaştırmak için mobil, bir araya getirildiklerinde çember oluşturan sıralar satın almışlar. Başka bir deyişle yöneticiler öğrencilerin birbirleriyle etkileşime geçip işbirliği içinde çalışmalarını kolaylaştıran fiziksel bir alan yaratmışlar.

Benzer bakış açısıyla, program uzmanları işbirliğine açık dijital alanlar yaratmışlar. Öğretmenler ve öğrenciler “Google Drive” gibi hem aynı anda hem de farklı zamanlarda aynı iş üzerinde çalışabilmelerine imkan veren platformlarda bir araya getirildiler. Okulun teknoloji lideri sadece cihazlara veya teknolojiye odaklanmamış. Diğer yöneticilerle birlikte, işbirliğine dayalı öğrenim vizyonunu gerçekleştirebilmek için farklı şekillerde kullanılabilecek entegre bir eğitim ortamı yaratmış.

Deneysel Okul – Duvara Yazı Yazmak

Bütün okullar mobil sıralar alabilecek bütçelere sahip değiller. Fakat her okul bir öğrenme vizyonu geliştirebilir. Çok kısa bir süre önce (Vancouver- Kanada)British Columbia’daki deneysel bir okulu ziyaret ettim. Birkaç masa üstü bilgisayar, en fazla bir avuç dolusu mobil cihaz ile çok sınırlı teknolojik imkanları olan çok küçük bir devlet okulu. Öğrenciler, sabahları geleneksel bir eğitim programına dahil olurlarken öğleden sonra duvara yazı yazmayı temel alan bir sunum geliştiriyorlar.

experimental school Vancouver, British Columbia

experimental school Vancouver, British Columbia

Duvarda her öğrenciyi ilgilendiren konu başlıkları yer alıyor. 2-3 haftalık periyotlar boyunca, her öğleden sonra, bir öğretmen-mentor bir öğrenciyle çalışıyorlar ve öğrenciye seçtiği konuyla ilgili temel sorular yaratıp cevap1landırması için yardımcı oluyorlar. Öğretmen, öğrenciye seçtiği konuyu araştırması ve sunumu yapılandırması için danışmanlık yapıyor. Okulun müdürü – David Truss – okulun amacını kısaca şöyle özetliyor; Öğrencilere kendi tutkularının peşinden koşmak ve yakalamak için yardımcı olmak.

David, programı ve fiziksel alanı belirledikleri vizyonu besleyecek şekilde yeniden organize etmiş. Öğrenciler okulda ve evde online bir şekilde çalışarak, el yazısıyla yazdıkları fikirlerinin üstesinden gelebilmek için gerekli olan eleştirel düşünme ve dijital becerilerini geliştiriyorlar. Singapur’daki geleciğin okulundaki sınıfın mobil özelliği dijital öğrenme etkinlikleriyle tamamlanıyordu ve işbirliğine dayalı öğrenme vizyonuyla destekleniyordu. Vancouver’daki okul ise fiziksel bir düşünce duvarı yaratıp öğrencilerin, online olup kendi düşüncelerini açığa çıkartmalarını sağlıyor.

Bir eğitim ortamı nasıl olmalı? sorusuna, kapsamlı ve entegre eğitim mekanlarımız olmalı cevabını veriyorum. Fiziksel ve dijital alanlar birbirlerini nasıl destekler ve tamamlar diye düşünmeye ihtiyacımız var. Fiziksel ve dijital alanın öğrenme amaçları etrafında organize olmasını sağlayabilirsek öğrenme vizyonumuzun ilerlemesini sağlayabiliriz.

Çeviren : Yılmaz Erdal

By Tom Daccord on April 4, 2014 – www.edudemic.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
eğitim ortamı olmalı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber