Bu haber kez okundu.

Başka bir sistem mümkün mü? Liseye geçişte sınav yerine kura sistemi!
 "Ben Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde çalışan bir akemisyenim. Size iki konuda kısaca fikirlerimi yazmak istedim.

SBS, TEOG yada ne derseniz deyin herkesin katılımının zorunlu olduğu SINAV oldukça bu sorunlar ÇÖZÜLEMEZ.
 
Benim önerim gayet basit aslında. Liseye yerleştirirken önce okul puanı ardından TC kimlik no ile kura çekilir. Örneğin Galatasaray Lisesi için ortaokul bitirme puanı 90 ve üzeri olan herkes başvurabilir ve ardından kura ile alınabilir. Böylelikle hem öğretmenler sahtekarlığa zorlanmaz (yapılmayan faaliyeti gösterme, not yükseltme vb) hem de öğrenciler özel öğretmenlere yönlendirilmez; dolayısıyla hem sınav hem de dershaneler olmaz.
   
İkinci olarak ilkokul eğitimi ile ilgili olarak şöyle bir önerim var. İlkokulda verilen ana ders 3 tane; türkçe, matematik ve hayat bilgisi. Bunların haftalık ders programı içinde yeri 15-16 saat gibi. Önerim okul sadece bu dersleri versin ama geriye kalan 15 saat içinse okulda veya başka bir kurumda güzel sanatlar, spor ve benzeri aktiviteleri okul gözetiminde sağlansın. Bu en azından isteyen aile çocuklarına tanınsın.  
 
Benim şu anda 5'nci sınıfa giden ikizlerim var. İlkokulda yukarıda bahsettiğim şekilde sınıf öğretmeni ve müdürle konuşarak çocukları son derslerde alarak spor aktivitelerine katılmalarını sağladım. Oğlum satranç ve tenisle ilgileniyordu,  3 yıl hemen hemen her gün öğretmeninden izin alarak son 2 veya 3 saat izin alarak satranç veya tenise götürüyordum. Sonuçta satrançta kendi yaş gruplarında  4 kez İstanbul, 4 kez Türkiye ve 1 kez dünya şampiyonluğu; 2 kez dünya ikinciliği ve 1 kez de Avrupa şampiyonluğu elde etti. Ülkemizi olimpiyat oyunlarında temsil etti. Teniste katıldığı tüm turnuvalarda derece elde etti ve son olarak 10 yaş Türkiye 3. sü oldu. Kızım için de benzer uygulama yaptım ve satrançta 2 kez İstanbul ve Türkiye Şampiyonluğu 1 kez de Dünya ikinciliği elde etti.
 
Kısacası ilkokul eğitimi veli öğrenci ve okul işbirliği içinde esnekliklerle ve farklılıklar gözönüne alınarak organize edilmeli ve özellikle belirli alanlarda yeteneği olan çocukların eğitim modelleri esnek olmalıdır.
 
Şimdi her ikisi de özel bir okulda burslu olarak eğitim görüyorlar. Okullarına severek gidiyorlar  ancak üzerlerinde bir zaman baskısı var. Dünyadaki rakipleriyle baş edebilmek için büyük mücadele vermek zorundalar. Bu hemen hemen tüm spor dalları ve sanat dalları için geçerli bir durum. Çocukların birbirinden çok farklı olduklarını kabul ediyoruz ama maalesef aynı eğitim modelini uyguluyoruz. Her ne kadar özel okullar birbirinden farklı olduklarını iddia etseler de yabancı dil dışında çocukların derslerini ve saatlerini seçme şansları yok. Örneğin matematikte iyi olan bir öğrenciye belki 5 saat yerine 2 saat yeterli olabilir. TAM GÜN OKULDA EĞİTİMLE ULUSLARARASI ÖLÇEKTE SPOR VE SANATTA BAŞARININ SÜRDÜRÜLMESİ İMKANSIZDIR."


Kaynak:
www.egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber