Bu haber kez okundu.

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; Şubat\'ta 10 bin, Temmuz\'da 40 bin öğretmen daha atanacak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de, 2014 yılı bütçe görüşmelerinde konuşuyor. Başbakan'ın konuşmasından satır başları:

"Bu salonun dışında (Meclis), bu salondaki vekillerin dışında hiç kimse, hiçbir kurum, Allah'tan başka hiçbir güç, bu ülkeye ve bu millete istikamet veremez. Hiçbir vekil, hiçbir siyasi parti, milli iradeyi hedef alan;milli iradeyi, Meclis iradesini zayıflatmaya çalışan saldırılar karşısında kayıtsız kalamaz.

Eğer bir siyasi parti, teröre karşı net tavır sergilemiyor, terörle arasına mesafe koymuyor, terörü açık şekilde kınayamıyorsa, milli iradeyi, siyaseti, en önemlisi kendisini inkar ediyor demektir. Eğer bir siyasi parti, şiddet içeren sokak eylemlerini aleni destekliyorsa, oradan medet umuyorsa, hatta kendi vekilleri polise taş atıyor, hakaret ediyorsa, o siyasi parti, Meclis'in, milli iradenin, siyasetin saygınlığını önemsemiyor demektir.

Türkiye, tıpkı 23 Nisan 1920'de olduğu gibi, askeri ve sivil tüm mercilerin üzerinde olanTBMM'nin iradesiyle yoluna devam edecektir. Siyaset için, milletin desteği yeterlidir; siyasetin başka hiçbir desteğe ihtiyacı olamaz.Meclis içinde de dışında da artık herkes, her kesim bunu anlamalı ve kabullenmelidir.

Tüm tehditlere karşı durması gereken sadece iktidar değil, tüm siyasi partilerdir. Bir siyasi parti şiddet eylemlerini destekliyorsa o siyasi parti milli iradenin saygınlığını önemsemiyor demektir. Sokağın sesi önemlidir. Ancak eline silah alanlardan demokrasiye fayda gelmez. Her meselede hakem millettir. Biz millete güvendik. Sandık hiç bir hatayı hesapsız bırakmadı.

Siyaset kimi zaman terörün siyaseti belirlemesine göz yummuş, Türkiye bunun bedelini ağır ödemiştir. Sosyal barış ve kardeşlik üzerinde tehdit olan terörün karşısında durduk. Bazı çevreler bundan rahatsız oldu. Terörün yeniden canlanması için tahriklerin devreye sokulduğunu görüyoruz. Terör 30 yıldır seçimleri etkilemek için ihale alır. 

Bir yıldır anne-babalar oğullarının şehadet haberini almadı. Yıllardır vatanlarına hasret kalan sanatçılar 'ağlama' diyerek insanların umutlanmasına vesile oldu. Bu bahar havasını tehdit etmeye kimsenin hakkı yoktur. Türkiye kazansın, biz kaybetmeye razıyız.

Biz tek bir ırka hizmet etmiyoruz. Türkiye'de insan olarak kim varsa hepsine hizmet ediyoruz. Eski Türkiye yasakların olduğu, yolsuzluğun olduğu bir Türkiye'ydi. Geride bıraktığımız 11 yıl sadece bir başlangıçtır. Son 11 yıl Türkiye'nin tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Ahde vefasızlık yapanlar açık şekilde nankörlük içindedirler. Bugün bizi özgürce eleştirenler, daha dün belli çevrelere tek bir söz bile söyleyemiyorlardı. 11 yıl önce bir kadının başörtüsüyle kamuda çalışmasını bırakın, okuyamıyordu bile...

Türkiye normalleşiyor, adalet güç kazanıyor. Türkiye'yi yasaklardan kurtardık, bugünlere taşıdık. Korkmadan geleceğe yürüyeceğiz. Türkiye kendi öz vatandaşından, özgürlüklerden korkacak küçük bir devlet değildir. 2002 yılında 87 milyar olan dış ticaretimiz 389 milyar dolara ulaştı. Kasım ayında tarihimizin en yüksek ihracatına ulaştık. Türkiye'nin yurtdışı yardımları 2,5 milyar doları aştı.

Suriye konusunda, Filistin konusunda hakkı ve haklıyı savunduk. Mısır'daki askeri darbeyi görmezden gelmedik. Dik duruşumuzla dünyadan takdir gördük. Bizim dönemimizde dış politikaya nefret, öfke, küsme, darılma değil stratejik akıl hakim oldu. 

Yolsuzluğa hiç tahammülümüz yok. Şunu da belirtmekte fayda var. Yolsuzluk yapmak ne kadar yetim hakkı yemek ise, mesnetsiz, belgesiz yolsuzluk iftirası atmak da aynı şekilde değerlendirilmelidir.

Asgari ücret yüzde 336 oranında arttı. 2002 yılında asgari ücret 184 liraydı. 5 kişilik aile için çay ve simite yetmiyordu. İşsizlik sigortasında 6,5 milyar lira ödeme yaptık. Türkiye'nin borç konusu yıllardır istismar ediliyor. Türkiye'nin sahip olduğu 100 liranın 76 lirası borçtu. Şu anda bu oran yüzde 36. 2002 yılında kamunun 76 milyar dolar borcu vardı, şimdi 32,5 milyar dolar net varlığı var.

Geçmiş hükümetlerin cesaret edemediklerini biz yaptık. Özelleştirmeler yoluyla Türkiye'yi ağırlıklarından kurtardık. Bu hükümet geçmişin hatalarını telafi etmiştir.

Gezi olaylarında faizin yükselişinin ülkeye maliyeti 18,5 milyar dolar oldu. Bizden öncekiler sosyal yardım paralarını bütçeye transfer ediyordu. Göreve geldiğimizde kamu bankalarının içi boşaltılmıştı. Bu iktidar ülkenin birikimlerini arttırdı. Göreve geldiğimizde 63 bin esnaf kredi kullanıyordu şimdi 283 bin esnaf kredi kullanıyor. Çiftçimize 7 milyar liralık kredi verdik. 

Bizden önce zorunlu tasarruf ve konut fonu için vatandaştan kesilen paraları biz ödedik. Okullarımıza 1 milyon adet bilgisayar gönderdik. 62 bin 800 tablet bilgisayar, 84 bin 991 adet akıllı tahta gönderdik. Yatılı bölge okullarının sayısını artırdık, kız öğrencilerin sayısını yükselttik. 2002'de mesleğe yeni girmiş öğretmen 470 lira alırken, şu an temmuz ayı itibariyle 1894 lira alıyor.  Şubat\'ta 10 bin, Temmuz'da 40 bin öğretmen daha atanacak. 

genelgündem.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber