Bu haber kez okundu.

Bakanlıktan İki Stratejik Hamle

 Bakanlıktan İki Stratejik Hamle
Dershanelerin kapatılmasıyla başlayan süreç; eğitim çalışanları, veliler ve öğrenciler için bundan sonra neler olacağının anlama ve yorumlama çabasına dönüştü. Çünkü aileler için çocuklarının eğitimi, iyi bir gelecek anlamı taşır. Geldiğimiz nokta da Bakanlığımız ve çalışanları bu süreçten yüzünün akıyla çıkmıştır. Artık öğrencilerimizde, velilerimizde endişenin yerini memnuniyet ifadeleri almıştır.

Süreç içerisinde destekleme ve yetiştirme kurslarının açılması Bakanlığımızca yapılan çok yerinde bir hamledir. Süreçle birlikte eğitim dünyasının kapital unsurlarının yeri daralmış özellikle de paydaşlara yönelik algı operasyonlarıyla sürecin işleyişini zora sokacak stratejik uygulamalar planlanarak, uygulanmıştır.Bu operasyonlar sonrasın da toplumda birçok insanın tarafının değiştiğinikamuoyu hayretle gözlemlemiştir.

Şuan için velilerin şartlarını zorlayarak çocuklarını gönderdiği dershaneler yerini okullarda açılan destekleme ve yetiştirme kurslarına bırakmıştır. Süreç, velilere dershane ücretlerini, dershanelerden gelen hatırlatma mesajlarını da unutturmuştur. Kursların açılmasıyla birlikte ailelerin bütçeleri de rahatlamıştır. Maddi durumu iyi olmayan ailelerin öğrencilerinin kurslardan faydalanmasıeğitimde fırsat eşitliği bağlamında kazanımdır.

Öğrencilerimiz okullarında istediği derslerden kurs almakta ve bunun için deailelerinden herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Kursların açılmasıyla birlikte e-fatih projesi kapsamında oluşturulan EBA (eğitim bilişim ağı) sistemi de işlerlik kazanmıştır. Çünkü sistemde öğretmen ve öğrenciler için planlar, konu tarama ve kazanım testleri, deneme sınavları, görsel ve işitsel ders anlatım sunuları noktasında çok zengin ve nitelikli birçok doküman bulmak mümkün.

Açılan kurslar okul yöneticilerine ek bir uğraşı olacak gibi algılansa da yapılan düzenlemeler sayesinde EBA KURS sistemi üzerinde birçok işlem yapılabilmektedir. Süreç, öğrencilerin akademik başarılarını artırmıştır.

Eğitimciler için; açılan kurslar, okullarımızın birer dershaneye dönüşmesi, okullarda öğretime daha fazla mesai harcanması acaba eğitim faaliyetlerimizi aksatır mı endişesi oluştururken Bakanlığımızdan çok anlamlı ve stratejik ikinci bir hamle daha geldi. O da değerler eğitimi projesiydi.

Okullarımızda değerler eğitimiyle ilgili faaliyetler gerçekleştirirken, TÜBİTAK Orta Öğretim Öğrencileri Arası Proje Yarışmasında değerler eğitimiyle ilgili proje başlığı açılması çok yerinde olmuştur. Şüphesiz kendi değerleriyle yetişemeyen, bu değerleri özümsemeyen bir nesil bir milletin felaketi olabilir. Görünen o ki, kurumlar, tamamı olmasa da büyük çoğunlukla sivil toplum örgütleri değerler eğitimi alanında birlikte hareket edebiliyor ve bundan daha önemlisi aynı endişeyi taşıyor. Doğal olarak bu hassasiyet sahanın ve sürecin asıl sahibi olan biz eğitimcileri çok mutlu ediyor.

Bakanlığımızca gerçekleştirilen iki stratejik hamleyle; öğrencilerimizin hem akademik başarılarını artırabilme hem de davranışsal boyutta artı kazanımlar sağlayabilme hedefinde eğitimcilerimize mükemmel bir yol açıldı. Yolun öneminin farkında olanlar ile henüz bunu idrak edememiş ( burasının çok önemli olduğunu iki stratejik hamleyi tamamlayıcı üçüncü bir hamleninde zorunluluğunu daha sonra ayrıca istişare etmek dileğiyle ) eğitimcilerden oluşan camiamızın bu yolda başarıya ulaşmanın hassasiyetini kavramaları büyük önem arz etmektedir. Yoksa ekran karşısında “Diriliş Ertuğrul” dizisi izlemekle, sosyal medyada ok, kılıç resimleri paylaşmakla dirilemeyeceğimiz aşikardır. Taşın altına herkes elini koymalı, sorumluluk almalı ve sürecin başarısı için ter dökmelidir.  Geleceğimizin teminatı olan çok kıymetli çocuklarımızı ve sevgili gençlerimizi bir yandan akademik alanda geliştirerek onları rekabetçi yeni küresel düzende etkin olmaya hazırlarken bir yandan da kültürel emperyalizmin doruk noktasında olduğu bu zamanda onları kendi öz değerleriyle eğiterek donanımlı bireyler olarak yetiştirmeye gayret etmeliyiz.

Sonuç olarak iki stratejik hamle için Bakanlığımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Bununla birlikte sürece faydaları olacağını düşündüğümüz birkaç hususu da bu vesileyle arz etmek istiyorum.

Bunlardan ilki değerler eğitimiyle ilgili. Değerler eğitimi adı altında bir dersin ilk, orta ve lise düzeyinde haftalık ders programlarına dâhil edilmesi.

Konuyla ilgili olarak birçok vakıf, platform, dernek zaten sahada aktif olarak çalışmaktadır. Konuyla ilişikli öğretmen çalıştayları düzenleyen çeşitli sivil toplum kuruluşları bulunmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili eğitici oyunlara, görsel işitsel dokümanlaraulaşmak hiç te zor değildir. Bakanlığımız sahada çalışanlar ile bir araya gelirse ortaya çok güzel uygulamaların çıkacağını ve çocuklarımızın, gençlerimizin ahlaki gelişimlerine olumlu katkılar yapacağını düşünüyorum.

Diğer bir konuda destekleme ve yetiştirme kurslarındaki seçilebilecek ders sayısıyla ilgili.  Haftalık ders programlarında yer alan Kuran-ı Kerim, Temel Dini Bilgiler ve Hz. Muhammedin Hayatı gibi din kültürü ve ahlak bilgisi ilişikli derslerden yapılacak öğrenci tercihlerinin toplamda seçilebilecek ders sayısına dâhil edilmemesidir. Öğrencilerimiz sekizinci sınıflarda TEOG ağırlıklı, on ikinci sınıfta ise YGS-LYS ağırlıklı ders tercihi yaptıklarından toplamda seçilebilecek ders sayısına ulaşıyorlar. Ara sınıflar da ise en fazla üç dersten tercih yapabilmeleri yukarı da sözünü ettiğimiz derslerin seçimini ikinci plana atıyor. Okulda kurs açacak öğretmeni varken, veli ve öğrenci de istiyorsa ne velilerimiz ne de öğrencilerimiz ikilem arasında kalmamalı.

 

 Ahmet Turan Ulutaş
 Kaynak:"www.kamuajans.com"

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber