Bu haber kez okundu.

Bakan Bey iyi güzel, konuşuyor da...

Abbas Güçlü, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile ilgili ilginç tespitlerde bulundu.İşte o yazı..

Bakan Bey iyi güzel, konuşuyor da...

 

Bakan Avcı, ağzı iyi laf yapan politikacılardan birisi. Kalemi daha da güçlü. Ancak, oturduğu koltuk konuşmaktan çok icraat gerektiren bir bakanlık.

 

O konuda da iyi ama keşke aynı performansı bu konuda da gösterebilseydi...

 

Bakan Avcı, ağzı iyi laf yapan politikacılardan birisi. Kalemi daha da güçlü. Ancak, oturduğu koltuk konuşmaktan çok icraat gerektiren bir bakanlık.

 

Felsefi konuları seviyor. Farklı bakış açıları getiriyor. Bu konudaki tartışmalara da bayılıyor. Alın size üzerinde çok tartışılacak bir konu daha:

 

Eğitimin yeri?

 

“19’uncu yüzyılda, 20’nci yüzyılda öğrenmenin, bilginin ilk adresi ve belki de son adresi okullardı, mekteplerdi, medreselerdi, üniversitelerdi. Ama günümüzde, 20’nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle iletişim teknolojilerindeki, enformasyon teknolojilerindeki, bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin de olağanüstü katkısıyla artık eğitim sistemleri, yani okul düzenleri eğitimin ve bilgin tek kaynağı olmaktan çıktı. Eğitim hayat boyuna yayıldı. Eskiden sadece belli yaş dönemlerinde eğitim alınır algısı vardı.  Bugün herkesi her an ilgilendiren bir süreç haline geldi.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eğitim ve Öğretim arasındaki farkındalığı, konuşmalarında defalarce dile getirdi.

Bilgiyi herhangi bir yerden alabilirsiniz ama eğitimin yani  terbiyenin, yani ahlakın, yani etik değerlerin, yani paylaşmanın, yani sevginin, yani vatan sevgisinin, yani saygının, yani beraberliğin, hoş görünün, fırsat eşitliğinin yani her türlü değerler manzumesinin kazanım yerinin okullar olduğuna işaret etti...

 

Okulu sadece bir öğrenme merkezi olarak görmek, onu yeterince  anlamamak olur. Öğrenme,ş elbette çağın size sunduğu olanaklar çerçevesinde şekil değiştirir ama ama doğru-yanlış, güzel-çirkin, sevap-günah, saygı-saygısızlık dün neyse, bugün de odur. Ve öğrenme yeri de ailedir, özellikle de okuldur. Zorunlu temel eğitim süresinin, sürekli  uzamasının nedeni biraz da budur...

 

Bakan Bey, eğitimle öğrenmeyi kastediyorsa, haklı, çoğu zaman hepimiz aynı benzetmeyi yapıyoruz yok eğer eğitim anladıığımız boyutda anlatmak istiyorsa işte o tartışılır...

 

Sanal ortamın bize sunduğu sınısız kaynaklar, kesinlikle müthiş bir donanım sağlıyor. Ama dijital ortamda alınan bilgilerin bir defa değil en az üç defa başka kaynaklar tarafından doğrulanması gerektiğini de yine hepimiz çok iyi biliyoruz.

 

Öğrencileri kolaycılığa alıştırdığını, soran, sorgulayan, konuşan, üreten nesiller yetiştirmenin önündeki en önemli handikaplardan birisinin de bu olduğu artık tartışılmaya başlandı. Yani artıları kadar eksileri de söz konusu...

 

Bu çok önemli konu, keşke akademik boyutlarda, seçilmiş isimlerle değil de daha geniş katılımların olduğu platformlarda özgürce tartışılabilse. Ama nerdeeeeee...

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber