Bu haber kez okundu.

Avcı: 30 bin aday öğretmene 30 bin danışman atadık
 Bakan Avcı, Gaziantep'te düzenlenen 10. Uluslararası Robot Yarışması'nın ardından TGRT Haber'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Geleceğin dahileri Uluslararası Robot Yarışması'nda

Bakan Avcı, 10. Uluslararası Robot Yarışması'na geleceğin dahileri gençlerin katıldığını belirterek, programın çok ümit verici olduğunu ifade etti. Yarışmaya 19 ülkeden gelen yabancı çocukların da katıldıklarını anımsatan Bakan Avcı, "Belkıs Zeugma teması altında bin 200 civarında projeyle çocuklarımız katıldılar. 40'ın üzerine de stantta yaptıkları çalışmaları sergiliyorlar.

Tabi bu, çocuklarımızı yeni teknolojilerle, kodlamayla, robot teknolojisiyle, yapay zeka çalışmalarıyla bir şekilde aşinalık kurmalarına yarayacak bir çalışma. Bu sene 10'uncusu düzenlendi, bu yıl 19 olan yabancı ülke katılımını önümüzdeki yıl 25'in üzerine çıkarmayı planlıyoruz" diye konuştu.

Aday öğretmenlerin oryantasyon süreci

Aday öğretmenlik sürecine de değinen Bakan Avcı, "Daha önce genellikle ağustos aylarında atama yapıyorduk, ağustos ayında atanan yeni öğretmenlerimiz 15 Eylül'de okullar açılırken hemen sınıflara giriyorlardı. Dolayısıyla, bir ön hazırlık, bir oryantasyon olmaksızın sınıflara giriyorlardı. Yeni atanan öğretmenlerimiz belki gittikleri ili, ilçeyi, hatta köyü ilk defa görüyorlardı, dolayısıyla bir alışma süresi de gerekiyordu; işte bunu düşünerek biz bu yıldan itibaren atamayı Şubat ayında yaparak 30 bin öğretmen adayımızı atadık, ama hemen göreve başlatmadık. Bu öğretmenlerimizi, istedikleri ilde, Mart başından itibaren oryantasyon eğitimine aldık." dedi.

30 bin aday öğretmene 30 bin danışman atadıklarını ifade eden Bakan Avcı, şunları söyledi: Bu danışman öğretmenlerimiz, meslekte en az 10 yılını tamamlamış kıdemli öğretmenlerimiz arasından gönüllülük esasıyla seçildiler. Ben bu vesileyle bütün kıdemli öğretmenlerimize de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Şimdi bu program devam ediyor, bu öğretmenlerimiz danışman öğretmenlerimizin nezaretinde haftanın 3 günü okullarda gözlemci olarak sınıflara giriyorlar, yani kendileri ders anlatmak üzere değil, yine başka tecrübeli öğretmenlerin derslerini izlemek üzere sınıflara giriyorlar."

Aday öğretmenlerin, adaylık sürecinde, kendi branşlarıyla ilgili derslerin yanı sıra, farklı branşlardaki kıdemli öğretmenlerin derslerine nasıl hazırlandıklarını gözlemlediklerini kaydeden Bakan Avcı, "Ayrıca haftada 2 gün de Milli Eğitim Bakanlığının işleyişine ilişkin il, ilçe, şube ve okul müdürlerimizin yanında, maarif müfettişlerimizin yanında, gözlemci olarak bu eğitimlerini sürdürüyorlar. Onlar 2016-2017 ders yılı başında Eylül ayında artık bütün bu eğitimlerden de geçmiş olarak sınıflara girecekler."

Bu programın ikinci sömestrenin sonuna kadar devam edeceğini, öğretmenlerin temmuz ayından itibaren rutin olarak devam eden meslek içi eğitimlere de katılacağını dile getiren Bakan Avcı, "Öğretmenlerimiz, görev yapacakları yörelerin folkloruyla ilgili, yerel kültürüyle ilgili, eğer farklı bir dil konuşuluyorsa, girecekleri sınıflarda ana dili farklı olan çocuklarımız varsa, o farklı dillerde de en azından temel iletişim becerilerini kazanacakları bir eğitimden geçecekler." dedi.

Türkiye olağanüstü bir fedakarlıkla Suriyeli çocukların eğitimden mahrum kalmaması için olağanüstü bir seferberlik halinde çalışıyor"

Bir soru üzerine Suriyeli mülteciler konusuna da değinen Bakan Avcı, Türkiye'ye sığınan yaklaşık 3 milyon Suriyeli mülteci içerisinde eğitim çağında 995 bin çocuğun bulunduğunu, bunlardan da 330 bin çocuğun eğitime erişimlerinin sağlandığını söyledi. Bakan Avcı konuşmasının devamında şunları söyledi: "Kendi okullarımızı öğleden sonra bu misafir çocuklarımızın eğitimine açtık. Bu durumda olan 55 binin üzerindeki çocuğumuz Antep'te eğitimlerini sürdürüyorlar. Tabi bir de sivil toplum kuruluşlarının ve belediyelerimizin yaptığı çalışmalar var eğitim çalışmaları var. Dolayısıyla, Gaziantep örneğinde de görüldüğü gibi, Türkiye olağanüstü bir fedakarlık ve alicenaplıkla bu misafirlerin çocuklarının da eğitimden mahrum kalmaması için olağanüstü bir seferberlik halinde çalışıyor."

Uluslararası kamuoyunun Suriyeli mülteciler konusunda yeterli duyarlılık göstermediğini vurgulayan Bakan Avcı, bu konuyla ilgili görüşlerini geçen ay Brüksel'de yapılan Avrupa Konseyi Eğitim Bakanları Konferansı'nda da çok açık bir biçimde dile getirdiğini hatırlatarak, 'Ben şimdi burada sadece Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı olarak konuşmuyorum, aynı zamanda, ülkeme sığınmış 3 milyon Suriyeli adına konuşuyorum. 930 bin eğitim çağındaki çocuk ile eğitime aldığımız 330 bin çocuk adına konuşuyorum'." diye konuştuğunu aktardı.

Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerden yetkililerin, Suriyeli mülteciler konusunda yaptığı fedakarlıktan dolayı Türkiye'yi takdir ettiklerini, alkışlamak istediklerini dile getiren Bakan Avcı, söz konusu kişilere şu şekilde cevap verdiğini aktardı: "Biz artık alkışlanmak istemiyoruz. Biz şimdi sizi alkışlamak istiyoruz, buyurun siz de elinizi taşın altına sokun, siz de bu çabalara destek verin o zaman biz de sizi alkışlayalım. Biz alkışa doyduk, biz alkış almak için de yapmıyoruz bunları, bu milletin kültürel kodlarında zaten bu var. Millet yüksünmeden, şikayet etmeden, ekmeğini bölüşüyor okulunu bölüşüyor, hastanelerini bölüşüyor. Sadece bizim okullarımızda ve hastanelerimizde verdiğimiz hizmet 10 milyarlarca dolarlık bir hizmettir. Sivil toplum kuruluşlarının, vatandaşın yaptıklarını saymıyorum." Normal şartlarda bir öğrenci için okullaştırma maliyetinin 4 bin lira civarında olduğunu belirten Bakan Avcı, "Herhangi bir yabancı öğrencinin okullaştırılma maliyeti yıllık 5 bin lira civarındadır. Dolayısıyla en az 995 bin öğrenciden bahsediyoruz; çarpın 995 binle 5 bin lirayı ve rakamı Avroya çevirin bakalım." dedi.

"Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz"

Avrupa Birliği tarafından Suriyeli mülteciler için Türkiye'ye 3 milyar Avronun verileceği iddialarına ilişkin bir soru üzerine, Bakan Avcı, "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Ortada bir dedikodu dolaşıyor benim açımdan. Milli Eğitim Bakanı olarak da millet olarak da şu anda bizim açımızdan bunların hepsi söylentiden ibarettir, ben yapılan işe bakarım. Şu anda Türkiye bu işte tek başına ve şikayet etmeden, kimseden alkış beklemeden bu işi yapıyor. Ben milletimize, öğretmenlerimize, velilerimize bu alanda gösterdikleri fedakarlıklar için gerçekten çok teşekkür ediyorum. Avrupa Birliği de eğer o söylentiyi bir şekilde fiiliyatta tercüme edebilirse memnun oluruz, ama henüz ortada bir şey yok." değerlendirmesini yaptı.

Avrupa ülkelerinin, mülteci baskısı karşısında insani sorumluluklarını hatırlamak zorunda kalmış gibi göründüğünü vurgulayan Bakan Avcı, konuşmasına şöyle devam etti: "Henüz insani sorumluluklarını fark etmiş ve bunun gereğini yapıyor diyecek durumda değilim. Ama mülteci baskısı neticesinde bazı Avrupa Birliği ülkeleri bu konuda bir şeyler yapmaları gerektiğini düşünmeye başladıklarını ima ediyorlar. Tabii ki Avrupa Birliği'nin bu konuda destek olmasını isteriz; ama henüz ortada hiçbir şey yokken bu kadar gürültü çıkartılmasını, bunun bu kadar propaganda unsuruna dönüştürülmesini, birtakım söylemlerle çok büyük işler yapıyorlarmış havası uyandırmalarını doğru bulmuyorum."

Memurlar.Net

memurlar.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber