Bu haber kez okundu.

“ARAPÇA’YI SEÇMEK VELİLERİN TERCİHLERİNE BAĞLI”

Okullarda Arapça’nın yabancı dil olarak okutulmasına ilişkin tartışmalarla ilgili bir soruyu yanıtlayan Avcı, konunun yanlış anlaşılmasının tamamen ön yargılarla ilgili olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

"Bu konu ile ilgili olarak şunların bilinmesinde yarar var. Okullarda hangi dilin yabancı dil olarak okutulacağı Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir. Bakanlar Kurulu kararında 10’a yakın dilden söz ediliyor. Sadece İngilizce, Almanca, Fransızca değil. İspanyolca, Hollandaca, İtalyanca, Çince de var. Arapça da var. Arapça listeye yeni girmiş değil. Arapça’nın programı yeni hazırlanabildi. Bütün bu dillerin hangi program çerçevesinde nasıl okutulacağı Talim Terbiye Kurulu tarafından hazırlanan programlarla belirlenir. Program bir ay önce açıklandı. Tam seçim üzerinde bazıları bu konudaki kamuoyundaki veya kendilerince kamuoyunda var olduğunu zannettikleri bir takım ön yargılarla buradan siyasi bir sonuç üretebileceklerini zannettiler. Bu yanlıştı ve bu yanlış da seçim sonuçlarıyla da görüldü. Ben mümkünse çocuklarımızın sadece İngilizce, Fransızca, Çince, Arapça değil, bütün komşu dillerde de mümkünse eğitim almalarını ikinci, üçüncü dil olarak. Yeni tekniklerle çocukların farklı farklı dilleri ileri sınıflarda almalarını ve öğrenmelerini kolaylaştıran ortam oluştu zaten. Komşularımızın kültürlerini, dillerini, müziklerini, adetlerini, geleneklerini, göreneklerini bilmek bizi zenginleştirir. Komşularımızla daha iyi ilişkiler kurmamızı sağlar. Barış ortamına katkıda bulunur. Kişi bilmediğinin düşmanıdır. Yunus Emre ‘gelin tanış olalım, işi kolay kılalım’ demiş. Bu konuda üretilmek isten polemik tutmadı. Açıkçası artık Türkiye onları geçti, aştı. Velilerimizin kendi tercihlerine bağlıdır. Siirtli bir grupla seçim çalışması yaparken bana ‘Arapça’yı seçmeli dil yapıyorsunuz ama Siirt’te kullanılan Arapça mahalli bir Arapçadır. Biz Siirt ve o bölgede bu mahalli lehçenin kullanıldığı, bize göre bir program hazırlanmasını istiyoruz’ dediler. Vatandaştaki talep düzeyini ve bilinç düzeyini gösteren bir örnek olarak veliler kendi yörelerinde konuşulan lehçeyi istiyorlar. Bu da makul meşru bir gerekçe."

“AVRUPA MÜLTECİLER İÇİN YAPTIKLARIMIZI BİLMELİ”

Bakan Avcı, Mültecilerin Suriye’den çıkan sığınmacıların Avrupa ülkelerinde bazı aşırı sağ partiler tarafından işsizliğin ve anarşinin, istihdam daralmasının sebebi gibi gösterilmeye çalışıldığını söyleyerek şöyle devam etti:
"Bu nedenle de bazı ülkelerde yabancı düşmanlığının siyaset üzerinde tehlikeli bir gidişe sebep olduğunu vurguladım. UNESCO Genel Sekreteri Irina Bokova Suriye’deki olaylar hemen başladıktan sonra konunun aciliyetine UNESCO ve uluslararası toplum olarak zamanında tedbir almazsak ileride başımızın çok ağrıyacağına yönelik açıklamaları ve girişimleri oldu. Özellikle Irak ve Suriye’deki tarihi eserlerin bu kargaşa ortamında tahribinden duyduğu endişeleri ve alınması gereken tedbirleri sığınmacı sorununu UNESCO gündemine getirmekte gecikmedi.
Avrupa’nın pek çok yerinde duyarlılığın paylaşılmadığını belirten mültecilere sadece sınırlarına dayanmış bir baş ağrısı gibi baktıklarını görüyoruz. Türkiye’nin bu konuda yaptıklarının Avrupa kamuoyunda bilinmesinde büyük fayda var. Türkiye’nin Suriye krizinin başından beri iki buçuk milyonu aşan Suriyeliye her türlü hizmeti verdiğini, bütün insani hizmetleri en üst düzeyde sunduğunu ve bununda herkese örnek olması gerektiğini çok net biçimde konuşmamda vurguladım. Bunu anlatmamız lazım."

Kaynaklar: DHA-Anadoluajansı

 

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber