Bu haber kez okundu.

Ali Nesin Matematik Köyü'nden sonra Felsefe Köyü'nü de açıyor

Türkiye’nin en önemli aydınlarından Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin, kurduğu Matematik Köyü’nün başarılı bir noktaya gelmesinin ardından şimdi de Felsefe Köyü’nü açmaya hazırlanıyor.

Radikal gazetesinden Can Gürses’in “Köy Enstitüleri 2.0 mı geliyor?” başlığıyla yayımlanan (7 Temmuz 2014) yazısı şöyle:

Köy Enstitüleri 2.0 mı geliyor?

Matematik Köyü’nü artık matematikle ilgili veya ilgisiz herkes tanıyor. Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin’in girişimiyle 2007’de imece usülü kurulan bu oluşum dünyada türünün ilk ve benim bildiğim kadarıyla tek örneğidir. Her yıl ortalama 4000 kadar gencin çeşitli zamanlarda gidip matematik öğrendiği bir yer.

Peki matematik öğretmekten başka ne işe yarıyor bu Matematik Köyü diyecek olursan cevabı basit. Katılımcıların sadece matematik öğrenmekle kalmayıp tartışmayı, özgürce düşünebilmeyi, sınırlarını zorlamayı ve hatta “kızlı erkekli” demeden beraber yaşamayı öğrendiği bir yer Matematik Köyü... Yani insan olmayı öğrendiği bir mekan.

Matematik öğrenmenin getirdiği özgürlüğü kaldıkları süre boyunca hayatlarında da kullanmayı öğrenebilecekleri bir yer...

Matematiğin hayatla tam olarak ne ilgisi var dersen onun da cevabı basit.

Hayat çok fazla değişkenin olduğu bir denklem... Ve her çok değişkenli denklem gibi hayatında yükseklerde ve diplerde yaşadığımız bazı noktaları mevcut. Önemli olan bu kadar çok değişkenin olduğu bir denkleme nasıl yaklaşacağımızı bilmek aslında. Hayatımızı sadece iş, sadece aşk veya sadece hobilerimiz yani tek değişkene göre şekillendirmeye çalıştığımızda elde ettiğimiz şey muhtemelen sıradan bir sevinç veya hüsran olacaktır ki çoğumuz hayatı böyle yaşamayı tercih ederiz çünkü güvenlidir, çünkü günün sonunda ne çıktığımız yüksekler çok yüksekte ne de indiğimiz dipler çok aşağıda olacaktır... Alternatif olarak hayatımızı iş, aşk, hobi vb. değişkenlerin tamamını düşünerek bir dengeye oturtmaya çalıştığımızda ise elde edeceğimiz şey yüksek ihtimalle ya büyük bir mutluluk ya da sağlam bir hüsrandır ki aramızda çok azımız bu cengaverliğe girişir çünkü her değişkeni hesaba katabilen bir jonglörlüğe girmenin riskini almak, hayat denen oyunda alınacak en büyük risklerden biridir.

Başarı ve mutluluğun formülü de ne zaman hangi durumda bu yaklaşımlardan hangisini kullanacağını bilmekten geçiyor.

İşte aslında Matematik Köyü özünde bu işe yarıyor... Perec’in meşhur romanı Hayat Kullanma Kılavuzu’nda her okuyucuya kendi romanını yaratma şansı verdiği gibi Matematik Köyü’nde katılımcılarına, onlar farkında bile olmadan, hayatları boyunca işe yarayacak birçok beceri kazandırıyor ve katılımcılar bu becerilerin nasıl kullanılacağının tecrübesini de aslında ordayken canlı olarak yaşıyor.

Yaşadıkları bu deneyim ve değişimden sonra evlerine artık farklı bir insan olarak geri döndükleri ve bu değişimi dolaylı da olsa çevrelerine de taşıdıklarını da anlatmaya gerek yok sanırım.

Sırf yarattığı bu zincirleme etki bile Matematik Köyü’nü, geçmişte kapatılan Köy Enstitüleri’ne benzetmeme yetiyor açıkçası ki Matematik Köyü bu etkiyi ulusal bir programın parçası olarak değil doğal olarak yaratıyor.

Peki durduk yere neden bahsediyorum tüm bunlardan?

Çünkü Ali Nesin ve Matematik Köyü bir süre önce yeni bir adım daha atmaya karar verdi. Artık başarısını ve rüştünü ispatlayan Matematik Köyü, artık yeni bir oluşum hazırlığında:

Çok yakında hedef Felsefe Köyü’nü* kurmak!.. Plan ve projesi hazır bile.

Amaç, katılımcıların Matematik Köyü deneyimleri süresince zaten yaptıkları edebi ve felsefi tartışmaları ve öğrencilerin bu alandaki açlığını gidermeyi hedefleyen; onlara düşünmeyi, soru sormayı öğrenecekleri bir ortam yaratmak.

Bu süreçte karşılaşılabilecek engeller ve eleştiriler belli aslında... Daha önce Matematik Köyü’nü, kızlı erkekli kalınıyor diye bile topa tutanlar, hiç şüphem yok ki Felsefe Köyü’nü de eleştirecek hatta engellemeye çalışacaktır.

Felsefe deyince işin özünde sormak, düşünmek, tartışmak olması ve bunların özgürce, sınırlama olmadan yapılması doğal olarak birçok politikacının tüylerini diken diken edecek ve yaratılacak zincirleme etkiden korkulacaktır!

Ve bize düşen de tam tersi, korkmadan bu oluşuma destek olmak...

Toplumsal değişim ve gelişim dediğimiz şey bu tarz imece usulü girişimlerin yarattığı zincirleme etkiyle olmayacak da ne ile olacak?!

Kısacası korkmayın...

“İnsanlık için değerli ama insanların çok değer vermediği” alanların köylerinin, benim deyimimle Köy Enstitüleri 2.0’ın oluşumuna sizin de bir katkınız olsun!..

*Detaylar için http://www.matematikkoyu.org/dosyalar/NFK_tanitim_14_01_27.pdf

Ve kısa bir not: Çocuklarına fellik fellik yaz kampı arayan ve bulunca da çoğunlukla servet ödeyen anne babalar Matematik Köyü alternatifini de bir araştırsınlar derim!..

T24

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber