Bu haber kez okundu.

ADAY ÖĞRETMENLİK SINAVI DERHAL İPTAL EDİLMELİDİR

. Aday öğretmenlerin gireceği merkezi sınav yıllarca atama bekleyip KPSS denen ''Yüksek Atlama'' engellerini aştıktan sonra Alan Bilgisi sınavını da başarı ile geçen öğretmenlerin göreve başladıktan bir yıl sonra bakanlık tarafından yeniden test edileceği büyük bir engel olarak aday öğretmenlerin karşısına konuldu kısa bir süre önce. Peki öğretmenler bu sürece gelene kadar hangi aşamalardan geçtiler. Fakülte eğitimini tamamlayarak öğretmenlik yeterlilik diploması alan öğretmenlerin diplomaları atanması için yeterli gelmedi. Çoğu yıllarca dersanelere giderek KPSS'ye hazırlandı. Bir kısmı KPSS sınavunı da geçip önlerindeki yeni engel olan alan sınavına girdi. Mesleki bilgiyi ölçen alan sınavı engelini de aştıktan sonra yapılan atamalar neticesinde ezici bir çoğunluğu Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerine ve özellikle de bu bölgelerin en zorlu coğrafyalarına atandılar. Normal şartlar altında aday öğretmen olarak atanan bu öğretmenlerin rehber öğretmen eşliğinde derslere girmesi gerekirken devlet bu öğretmenlerimizi tek başına deerslere soktu. Yani asil öğretmen gibi çalıştırdı.

Ve çıkan yeni yasa ile, onbinlerce yeni atanan öğretmen fakülte, kpss, alan sınavı gibi engelleri aştıktan sonra, tek başına derslere girerek devletin eğitim treninin yolda kalmaması için elinden geleni yapıp, yurdun en mahrum bölgelerinde çalışmaları yetmezmiş gibi adeta sırat köprüsünden geçecekleri rehber öğretmen denetimi, okul müdürü denetimi ve müfettiş denetimlerine tabi tutuldular. Hiçbir mesleğe reva görülmeyen bu muamele ülkemizin geleceğini inşa eden gencecik öğretmenlerimize az görülerek, bu da yetmez dercesine merkezi sınav ve büyük ihtimalle bir de mülakat sınavı ile analarından emdikleri süt burunlarından getirilecek. Peki öğretmenlerimizin özgüven, özgür düşünme ve hareket etme, özgün olma gibi niteliklerini yok eden, onları aşırı denetimle pısırıklaştırmaya çalışan bu uygulama nereden çıktı. Daha önceki uygulamada rehber öğretmen değerlendirmesi, okul müdürünün değerlendirilmesi ( kanunda yazılı sürelerde beraber çalışmak kaydı ile) ve müfettiş değerlendirmesi yeterken neden bu sınavlar ve ağır denetimler öğretmenlere reva görülüyor. Rehber öğretmen, okul müdürü ve müfettiş denetiminden geçen öğretmen, neden merkezi sınava tabi tutuluyor. Eğer öğretmen sınavda başarılı olamazsa bir yıl daha farklı bir kurumda görevlendirilecek, yine olamazsa görevine son verilecek. Peki bu durumda olumlu rapor veren rehber öğretmen, okul müdürü ve müfettişe de verdikleri karardan dolayı soruşturma açılacak mı? Hadi öğretmen başarısız oldu diyelim. İki yıl zor şa rtlarda görev yapmış öğretmenin görevine hangi vicdani ve ahlaki kriterlere göre son vereceksiniz. Eğer bu öğretmen yetesizse neden iki yıl tek başına derslere sokuyorsunuz, derse girebiliyorsa neden başarısız sayıyorsunuz diye sormazlar mı adama. Terörün azdığı ve birçok İlçe'de sokağa çıkma yasağının uygulandığı şu günlerde özellikle o bölgelerde görev yapan öğretmenleri merkezi sınava sokmak için İl merkezlerine toplamak can güvenliği açısından bir risk oluşturmaz mı?

Daha eleştirilecek ve kafa karıştıran birçok konu var. Ancak öğretmenler açısından en rahatsız edici durum ise sendikaların bu konuda yetersiz kalmalarıdır. En büyük sendikanın bu durumu üye rantına dönüştürmeye çalıştığı dedikoduları ortalıkta dolaşmaktadır. Henüz öğretmenlik, yasa, hak arama gibi konularda çok bilgisi olmayan yeni atanmış öğretmenlerin önüne, göreve başlama yazısından önce sendika üye formu konduğu söylentileri iyiden iyiye mide bulandırmaya başlamıştır. Sendikaların bu haksızlığa karşı hükumeti uyarması beklenirken, eğitim alanındaki en büyük sendikanın sessiz kalması düşündürücüdür. Yıllarca atama bekledikten sonra göreve başlayan ve görev aşkı ile tutuşan öğretmenler müfettişler tarafından derslerde denetlenerek öğrencilerinin karşısında mahçup duruma düşürülmekte, sınav ve yoğun denetim kaygısı ile ders yerine adaylığının kaldırılıp kaldırılmayacağına odaklanarak gerçek performansını eğitim öğretime yansıtamamaktadır. Öğretmenlerin bu durumunu fırsat bilen bazı sendikacılar da ellerini ovuşturarak üye formları ile ortalıkta dolaşmaktadır. Muhalif sendikalar konuyu hukuka taşımış ancak öğretmenlerin sınava girmelerine engel olamamıştır. Bu da yeterli değildir. Siyasi partilerin de TBMM'de konuyu ele alarak öğretmenlerin bu önemli sorununa çözüm bulmalıdır. Ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz öğretmenlerin, yıllardır hükumetlerin, siyasilerin oyuncağı olmaktan kurtulamadan sendikaların oyuncağı haline getirilmesi vicdanları sızlatan, Türkiye'nin aydınlık geleceğini karartacak ve asla kabul edilemeyecek bir hadisedir. Anlaşılan o ki aday öğretmenler önlerine konulan bu sınavlarla sürekli ekmeğinden, işinden olma kaygısı yaşatılarak siyasi ve sendikal rant elde edilmeye çalışılmaktadır. 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber