Bu haber kez okundu.

60 bin öğretmen, devlette taşeron işçi ücretiyle çalışıyor

İSA YAZAR - ANKARA

6 Aralık 2013

Birçok kamu kurumunda daha önce memurların yaptığı işler artık taşeron marifetiyle yürütülüyor. Bu durum, taşeron işçi sayısında patlama yaşanmasına yol açtı. 2002 yılında 387 bin 118 olan taşeron işçi sayısı, 1 milyon 100 bini aştı. Bunların arasında ders ücreti karşılığı geçici olarak istihdam edilen ve ciddi mağduriyetler yaşayan 60 bin öğretmen de var.

Dershanelerin kapatılması halinde 60 bin dershane öğretmeninin Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından istihdam edileceği yönündeki vaat yeni bir tartışma başlattı. Bakanlığın yaklaşık 60 bin öğretmeni ders ücreti karşılığı taşeron işçi ücretiyle çalıştırdığına dikkat çeken uzmanlar, “Bu kadar öğretmen ücretli çalışırken dershane öğretmenlerine kadro tahsisine ihtimal vermiyoruz.” değerlendirmesinde bulunuyor. Özel sektörden fazla taşeron işçi çalıştıran kamu, taşeron işçilerin açtığı davaları da kaybediyor. Şu ana kadar kaybedilen 6 bin davanın devlete yükü 1,5 milyar TL oldu. Hükümetin bu davaların önüne geçmek için yapacağı yasal düzenlemenin taşeronlaşmayı artıracağı endişesi hâkim.

    Taşeron işçilik, daha ucuza geldiği için kamuda istihdamın yeni yöntemi oldu. Bu model, emek sömürüsü başta olmak üzere pek çok soruna yol açıyor. Taşeron işçilik, dershane tartışmasında da yeniden gündeme geldi.  Bazı medya kuruluşları dershane öğretmenlerinin taşeron düzeninde çalıştırıldığını savunuyor. Ancak rakamlara bakıldığında en büyük taşeron patronun devlet olduğu görüldü. Kamuda 585 bin taşeron işçi çalışırken 471 bininin temizlik, 16 bininin sağlık, 117 bininin güvenlik, 34 bininin dağıtım elemanı olarak istihdam edildiği belirtiliyor. 60 bin öğretmeni ek ders ücreti ile çalıştıran MEB de en büyük taşeron patronların başında geliyor. Bu durum taşeron işçi sayısında patlama yaşanmasına yol açtı. 2002 yılında 387 bin 118 olan taşeron işçi sayısı, gelinen noktada 1 milyon 100 bin civarında.

    Devletin çok yaygın olarak başvurduğu taşeron uygulaması, pek çok  soruna yol açıyor. Örneğin 10 işçi ile yapılması gereken işi 7 işçi ile yapıyor. İşçiler 8 saatten fazla çalıştırılıyor. Kimi zaman haftalık izin kullandırılmıyor. Mesai ücreti ödenmiyor. Yer yer maaşları düzenli verilmiyor. Devletten alacağını hemen alan firma, işçiye ödeme yapmaya gelince sürekli geciktirme taktiği uygulayarak parayı nemalandırıyor. Tazminata hak kazanmasın diye 11 aylık olan işçi, işten çıkmış gibi gösterilip bir iki gün sonra tekrar işe alınıyor. Bu yöntemle 10 yıl boyunca aynı taşeron firmada çalışan işçinin bile tek kuruş kıdem tazminatı birikmiyor. Mesai sınırlaması olmaksızın çalıştırılan bu işçiler, fazla mesai durumunda mesai ücreti alamıyorlar. Yıllık izin de kullanamıyor. Yıllarca çalışmalarına rağmen maaşları hep asgari ücret düzeyinde kalıyor.

    MEB’in ücretli öğretmen uygulaması da pek çok soruna yol açıyor. Tamamı üniversite mezunu olan atanamayan öğretmenler, geçimlerin sağlayabilmek için ders ücreti karşılığı çalışıyor. Bir ay boyunca derse giren bu öğretmenler, kadrolu öğretmenlerin üçte biri kadar maaş alabiliyor. Ders ücreti ile geçinmeleri mümkün olmadığı için ekonomik sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca geçici öğretmen gözüyle bakılan bu kişiler, öğrenci üzerinde etkili olamıyor.

Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/_60-bin-ogretmen-devlette-taseron-isci-ucretiyle-calisiyor_2178250.html

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber