Bu haber kez okundu.

2015 eğitime değişim damga vurdu

Hürriyet-Gülseven ÖZKAN- Esra ÜLKAR
2015 eğitim dünyası için hareketli geçti. Dershaneler kapandı. Tıp, hukuk, mimarlık ve mühendisliğe başarı sırası barajı geldi. İkinci sınıfa Arapça dersi konuldu... 2015’te eğitimde yaşanan kritik olayları sizin için derledik. Eğitimin aktörlerine 2016’dan beklentilerini sormayı da unutmadık.

Türkiye’de üniversite öncesinde 18 milyon, yükseköğretimde ise yaklaşık 5.5 milyon öğrenci eğitim alıyor. Milyonlarca öğrenci, yıl içinde eğitime yönelik yapılan düzenlemelerden etkileniyor. 2015’te radikal farklılıklar olmasa da eğitim gündemi yoğundu. Sizin için yılın önemli olaylarını derledik. Eğitim dünyasının aktörlerine ise, 2016’dan beklentilerini sorduk.

DERSHANELER TARTIŞILDI

En dikkat çeken konu, ‘Özel Öğretim Kurumları Kanunu’ndan ‘dershane’ tanımının çıkarılması oldu. Böylece 50 yıldır varlığını sürdüren dershanelerin kimi özel anaokulu, ilkokul, ortaokul ve temel lise oldu, kimileriyse kapandı. Anayasa Mahkemesi (AYM) ‘eğitim ve serbest teşebbüs hürriyetine kısıtlama getirdiği’ gerekçesiyle kanunu iptal etti. Danıştay da aynı yönde karar verdi. Ancak karara yönelik MEB tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı.

2’NCİ SINIFLARA ARAPÇA DERSİ

19’uncu Eğitim Şurası’nda Osmanlıca’nın Anadolu imam hatip liselerinde zorunlu olması için alınan tavsiye kararının yankıları haftalarca sürdü. Ayrıca 2016-2017 öğretim yılında ilkokul 2’nci sınıf öğretim programına Arapça dersinin konulması da çok tartışıldı. Öte yandan, 5’inci sınıfların yabancı dil hazırlık sınıfı olması için çalışma başlatıldı.

SOSYAL MEDYA YASAĞI

MEB, öğrencilere sosyal medya yasağı getirdi. Okulda çekilen video ve fotoğrafların yanı sıra bölücü, yıkıcı, şiddet özendirici içerikleri sosyal medyada paylaşan öğrencilerin disipline verilmesi ve okuldan atılmasına karar verildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu da, belli yaşın altındaki çocuklara sosyal medyanın yasaklanması yönünde çalışma yaptıklarını açıkladı.

ÖSYM BAŞKANI DEĞİŞTİ

ÖSYM başkanı 2015 Mart’ta değişti. Tartışmalı bir dönemde kuruma başkanlık eden Prof. Dr. Ali Demir’in yerine Prof. Dr. Ömer Demir atandı.

TEOG’DA TEK TERCİH LİSTESİ

MEB, liseye girişte uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) yerleştirmelerinde değişiklik yaptı. İlk yıl öğrencilerden iki tercih listesi alınırken, 2015’te liste sayısı bire düştü. Özel okula kayıt yaptıranlar ise tercihte bulunmadı. TEOG sınavlarında bir soruya açılan dava nedeniyle sonuçların açıklanması için mahkeme kararı beklendi.

ATAMALARDA 40 YAŞ SINIRI KALKTI

Öğretmenliğe ilk kez atanacaklar için 40 yaş sınırı kaldırıldı. Aday öğretmenlerin, deneyimli öğretmenler yanında bir süre derslere girip tecrübe edinmesine karar verildi. Doğu’ya gidecek öğretmenlerin, Kürtçe ya da Zazaca öğreneceği, bölgenin yerel kültürüne hazırlanacağı ve Öğretmen Akademisi’nin kurulacağı açıklandı.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE YÖNETMELİK

Yükseköğretimde en çok, ‘Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ tartışıldı. Yönetmeliğe göre, vakıf üniversiteleri yöneticilerinin “ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı eylemleri doğrudan işlemesi veya desteklemesi” durumunda, üniversitenin faaliyet izni kaldırılacak.

ÜNİVERSİTEDE 4 BÖLÜME BARAJ

Üniversiteye girişte tıp tercih etmek için ilk 40 bin, hukuk için 150 bin barajını getiren YÖK, daha sonra da mühendisliklere (ziraat, su ürünleri ve orman fakülteleri hariç) en düşük 240 bin, mimarlığa ise 200 bin başarı sırası barajı getirdi.

FORMASYON KARARI ÜNİVERSİTELERDE

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan da görüş alarak, pedagojik formasyon için 15 bin kontenjan belirleyen YÖK, üniversitelere ayrılan kontenjanları açıklamıştı. Ancak gelen talepler üzerine kontenjan belirlemeyi üniversitelere bıraktı. Üniversite senatoları alacakları öğrenci sayısını belirledi.

KALİTE ÇALIŞMALARI ÖN PLANDAYDI

YÖK, eğitimin kalitesini artırma girişimlerinin devamı olarak Yükseköğretim Kalite Kurulu’nu kurdu. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç Hürriyet’e verdiği röportajda, ‘mesleki yeterlilik sınavı’ için yasa taslağı önerisi hazırladıklarını açıkladı.

ÖYP KALDIRILDI

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı’na (ÖYP) son verildi. YÖK, kararın gerekçesini, “üniversitelerin ÖYP’nin kaldırılmasına yönelik taleplerini, uygulamanın akademik camianın yapısıyla uyuşmamasını ve üniversitelerce tercih edilmemesi neticesinde her yıl kullanılmayan çok sayıda kadro kalması” şeklinde açıkladı.

BURSLAR ARTTI

Lisans öğrencilerine verilen 350 TL burs ve kredi miktarı 400 TL’ye çıkarıldı, öğrencilerin pasaport harçları kaldırıldı.

SORULAR DAVALIK

Kasım ayında düzenlenen TEOG ortak sınavlarına da davalık olan sorular damga vurdu. Buna göre TEOG fen ve teknoloji testindeki bir soruyu MEB iptal etti. Ayrıca hatalı olduğu iddia edilen üç soruya dava açıldı.

YASAKLI BÖLGELERDE EĞİTİM DURDU

Ramazan Bayramı nedeniyle okullar 28 Eylül’de açıldı fakat Güneydoğu’daki bazı şehirlerde sokağa çıkma yasakları nedeniyle eğitime devam edilemedi. Diyarbakır ve Şırnak’ta ortaokul 8’inci sınıf öğrencilerinin büyük bölümü TEOG sınavlarına giremedi. Özellikle Nusaybin’de öğrenciler TEOG mazeret sınavlarına bile katılamadı. Bakanlık yetkilileri bu öğrencilere telafi eğitimi verileceğini açıkladı.

YGS BARAJI YÜKSELDİ

YÖK, yılın son gününde üniversite adayları için önemli bir karar aldı. Buna göre üniversiteye girişte ilk aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’ndaki (YGS) 140 baraj puanı 150’ye çıkarıldı.

Kaliteli, özgür, eşit bir sistem oluşturulsun

Prof. Dr. Tahsin Yeşildere (Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı)

Üniversite öncesi eğitimin daha nitelikli hale gelmesi için çalışmalar yapılmalı. Zorunlu din dersinin kaldırılması, çok dilli eğitim programlarının yasal altyapısının oluşturulması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi, düşüncesini özgürce dillendiren bireylerin yetiştirildiği laik, demokratik, eşitlik ilkesine dayalı, parasız eğitim sisteminin temellerinin atılmasını istiyoruz. Üniversitelerde akademik özgürlük sağlanmalı, özerk-demokratik bir yönetim biçimi oluşturulmalı. Akademisyenlerin özlük hakları iyileştirilmeli. Öğrencilerin barınma, beslenme sorunu giderilerek sosyal, siyasal, kültürel, sportif alanlarda özgürlük ortamı yaratılmalı.

Özel öğreti mde ikinci ha mle yılı olsun

Cem Gülan (Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Eş Başkanı)

Son üç yılda, eğitim-öğretim desteği ile özel okullaşma alanında birinci hamle tamamlandı. 2016 için ilk beklentimiz eğitim öğretim desteğinin özel okullarda okuyan tüm öğrencilere verilmesi ve bir öğrencinin devlete yaklaşık maliyeti olan 5 bin liraya yükseltilmesi. Özel okul sayıları üç senede 4 bin 200’den 8 bin 400’e çıktı. Daha ileri seviyelere ulaşmak için mevcut kanun ve yönetmeliklerde değişikliklere ihtiyacımız olacak. Osmanlı Devleti zamanında yürürlükte olan talimname, Cumhuriyet döneminde de kullanıldı ve 1965’te kanunlaştı. Daha sonra 2007’de revize edilerek 5580 Sayılı Kanun çıkarıldı. Ancak temelinde hâlâ özel okul işletmeciliğini zorlaştıran hükümler var. Yapılacak düzenlemelerle sektör rahatlatılabilir. Eğitim, öğretim açısından bir sorunumuz yok. Ama uzun vadede müfredat hafifletilebilir. Özel okullara farklı müfredat uygulama izinlerinin daha rahat verilmesi de arzumuz.

Çocuklar eve yakın okullara gitsin

Enver Önder (Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Eş Başkanı)

Yeni yıldan en önemli beklentimiz, çocuklarımızın evlerine en yakın okullara gönül rahatlığı içinde gidebilmeleri. Bilimsel, demokratik, laik ve anadilde eğitim sorunlarında zorluklarla karşılaşmamaları.

Devlet-vakıf ayrımı kalkmalı

Rifat Sarıcaoğlu (Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı)

Rekabeti daha iyi denetleyen bir yapı beklentimiz var. Şu anda uygunsuz rekabet yapılıyor. Devlet ve vakıf üniversitelerinin kendi arasında denetlenmesi gerekiyor. Örneğin, bir üniversite bir fakülteyi kurarken yaptıklarıyla, diğerininkinin yaptıkları aynı değil. Ama aynı öğrenciyi çekmeye çalışıyor. Bu anlamda beklentimiz, haksız rekabet oluşmaması. “Ben daha iyi bir eğitim vereceğim” diyorsanız, denetiminin yapılması gerekiyor. Son olarak vakıf ile devlet üniversitesi ayrımının ortadan kalktığı bir yıl olmasını diliyorum. Devlet ve vakıf üniversitesi aynı öğrenci peşinde koşuyor. Koşullar aynı değil. Üniversitelerin öğrenci seçme hakkı yok. Bu ayrımı yaparak vakıf üniversiteleri daha da dışlanmış oluyor. Ayrıca vakıf üniversitelerinde ÖSYM’den tam burslu öğrencilerin yerleşiminde daha adaletli bir sisteme geçilmeli. Yüzde 100 burslu öğrencilerin en az yarısının aile gelir seviyesi yüksek. Başarı ve ihtiyacın ön plana çıkması lazım. Bu öğrencilerin bir kısmı da uzun senelerde mezun oluyor. Bursun dört yılla sınırlanması erken mezuniyeti sağlayıp daha fazla öğrenciye burs imkânı tanır.

Bunlar da var

- Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin “Şeffaflık gereği soruların tamamı açıklanmalı” kararına rağmen ÖSYM, YGS’deki soruların yalnızca yüzde 20’sini kamuoyuyla paylaşma kararı aldı.

- Çanakkale’nin Gökçeada İlçesinde, Özel Rum İlkokulu’ndan sonra Özel Gökçeada Rum Ortaokulu ve Lisesi de 40 yıl aradan sonra eğitime açıldı.

- Samsun’un Kumköy İlkokulu öğretmeni Dilek Livaneli, Varkey Gems Vakfı tarafından düzenlenen ‘Küresel Öğretmen Ödülü Komitesi’nin seçtiği ‘En iyi 50 öğretmen’ arasında yer aldı.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber