Bu haber kez okundu.

10 öğrenciden 3\'ü ortaöğretime geçerken kayboluyor

Her gün, Gazi Mahallesi'ndeki lisenin önünden geçerek işe gidiyor. Yaşıtları bu yıl lise üçüncü sınıfı bitirip dördüncü sınıfa geçiyor. Eren Can Duran ise, haftanın altı günü günde 12 saat çalışıyor. Ailevi sebepler ve maddi imkansızlıklar yüzünden sene başında okulu bıraktı. Eren Can tek örnek değil. Türkiye'de 2008-2011 yılları arasında 560 bin öğrenci liseyi bıraktı.

 

Liseye giden öğrenci arttı ama...

 

2013-2014 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle yaklaşık 17 milyon öğrenci yaz tatiline giriyor. Eğitim çağında olsalar da kimi çocuklar için okulların açılması da, kapanması da bir anlam ifade etmiyor. Çünkü onlar okula gitmiyor. Türkiye'de ortaöğretimde yani lisede okullaşma oranları son 15 yılda artış gösterdi. 1998'de ortaöğretimde net okullaşma oranı yüzde 40'lardayken bugün yüzde 76.65'e çıktı. Ancak ortaöğretimde okul terk oranları bir hayli yüksek.

 

10 öğrenciden 3\'ü ortaöğretime geçerken kayboluyor

 

Eğitim Reformu Girişimi'nin 'Eğitimde Eşitlik Raporu'na göre, 2012-2013 itibariyle eğitim sistemi her 10 öğrenciden üçünü ortaöğretime geçerken kaybediyor. Batıda kızların yüzde 80'i okula giderken Güneydoğu'da sadece yüzde 47,5'i liseye gidiyor. Liseye hiç başlamayanların yanı sıra bir de liseye kayıtlıyken okulu terk edenler var.

MEB'in verilerine göre ise sadece 2008-2012 yılları arasında liseyi terk eden öğrencilerin sayısı 560 bin. MEB'in UNICEF ile birlikte hazırladığı 'Ortaöğretimde Okul Terk Sebepleri ve Örgün Eğitim Dışında Kalan Çocuklar Politika Önerileri Raporu'na göre gençlerin liseden ayrılmasına neden olan ilk üç sebep sırasıyla akademik başarısızlık, okulu sevmemek, ekonomik sıkıntılar. Raporda, sınıf tekrarı ve okul terki riski taşıyan öğrenci ve ailelerin sorunlarına ilişkin çağrı merkezi kurulması öneriliyor. Ayrıca en çok okul terkinin yaşandığı 9. sınıf müfredatının ve ders geçme sisteminin gözden geçirilmesinden, derslerin daha çekici hale getirilmesine kadar pek çok seçenek öneriliyor.

 

"Akbil parası, harçlık derken yük oluyordum"

 

Okulu terk eden öğrencilerden biri de 17 yaşındaki Eren Can Duran. Duran bu eğitim yılı başında, yani 11. sınıfa başladığının birinci haftası okulu bıraktı. Gazi Mahallesi'nde oturan Duran evin ilk çocuğu. Bir de üçüncü sınıfa giden kız kardeşi var. Kirada oturdukları evi babası garsonluk, annesi eczacı yardımcılığı yaparak geçindiriyordu. Duran, annesi kanser tedavisi görmeye başlayınca, annesinin yerine kendi çalışmaya karar verip okulu bıraktı. "Borçlarımız vardı. Zaten aylık 70 TL'lik akbil parası, günlük 5 TL olan harçlığım. Bir hayli yük oluyordum" diyor.

 

"Pişman değilim"

 

Aslında Duran, çalışmaya alışkın. 5. sınıftan bu yana komi, paket servis elemanı olarak hafta sonları ve yaz tatillerinde çalışıyor. Şimdi ise ayda bin lira kazandığı dürümcüde çalışıyor. Eren Can'ın anlattıkları okul terk nedenlerinin araştırmalarda yer alan sebeplerini özetler nitelikte:

 

"Babam çalışıyor, ben okula gidiyorum, annem hem hasta hem çalışıyor. Kardeşim de bize bozuluyordu. Herkesin ailesinden biri okula götürüyor, siz gelmiyorsunuz diyordu. Annem hasta hasta çalışsın istemedim. Kardeşimle de daha rahat ilgilenebilirdi. Ailem karşı çıktı okulu bırakmama ama ben gitmeyeceğimi, okulu kafamda bitirdiğimi söyledim. Eğitim sistemini de sevmiyordum. Pişman değilim. Şimdi daha iyi hissediyorum kendimi çünkü aileme desteğim oluyor. İçim rahat."

 

Eren Can Duran'a 'Neden eğitim sistemini sevmiyordun' diye sorduğumuzda, "Kimsenin kimliğinin kimseden üstün olmadığı bir eğitim sistemi olmasını isterdim" demekle yetiniyor.

 

Açık liseye kaydını yaptıran Duran eskisi gibi hayal kurmadığını söylüyor. "Eskiden çok hayal kurardım. Hiçbiri olmayınca bıraktım ben de hayal kurmayı" diyen Duran'ın şimdi tek isteği biraz sermaye toplayıp, kendi dükkanını açmak.

 

"Bizim mahallede okulu bırakmak sıradan"

 

Duran mahallesinde okulu terk etmenin gayet sıradan olduğunu anlatıyor:

 

"Benim arkadaşlarımdan çoğu okulu bırakıyor. Sebepleri, ailevi ve maddi imkansızlıklar. Bizim gibi öğrencilerin okula gidince aklında hep aynı soru oluyor. Bu ay kira, borçlar nasıl ödenecek ? Onlar ödenemeyince evde huzursuzluk oluyor. Sen kafanı zaten derslere veremiyorsun. Ben de bunlara dayanamadım."

"İlköğretimde ortaöğretime hazırlanamıyorlar"

 

Eğitim Reformu Girişimi'nden Araştırma Koordinatörü Alper Dinçer'e göre, öğrenciler ilköğretimden yeteri kadar donanıma sahip olmadan mezun oluyor, liseye geçtiklerinde de başarısız olup okulu bırakıyor. Dinçer ayrıca liseye bakışın da sorunlu olduğunu belirtiyor:

 

"Bizde lise eğitimi üniversiteye geçişte bir kademe olarak görülüyor. Üniversiteye gidebilecek imkanları olmayanlar, lise eğitimi almak yerine işgücü piyasasına girmek istiyor."

 

Peki okul terklerinin azalması için neler yapılabilir? Alper Dinçer yapılabilecekleri şu sözlerle sıralıyor:

 

"Kalabalık sınıfların ek derslikler yapılarak azaltılması, ortaöğretimin kalitesinin artırılması lazım. Liselerde öğrencilere müfredat dışı etkinlik için mekanlar oluşturulmalı. Bu konuda eksiğiz. Ders programının içeriği hafifletilmeli. Okul yöneticileri, öğretmen ve öğrenciler arasındaki ilişkiler güçlendirilmeli. Mevcut durumda öğretmenlerimiz başarılı olmak için motive olan, okula öğrenmek için gelen öğrencilere yoğunlaşıyor. Diğer öğrencilere özen gösterilmiyor. Bu anlamda daha fazla rehberlik hizmetine ihtiyaç var."

 

Dinçer liseden ayrılan öğrenci için, MEB'in öğrenciyi ve aileyi açık liseye yönlendirdiği ancak açık lisenin de az da olsa kayıt ücreti olduğunu hatırlatıyor. Bunun maddi sıkıntı nedeniyle okulu bırakanlar için engel olduğunu belirtiyor.

 

Kaynak: Al Jazeera

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber