Bu haber kez okundu.

Sınıflar Öğretmene, Sorunlar Çözüme Kavuşturulmalıdır

2014-2015 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde yaklaşık 16 milyon 500 bin öğrenci ve 874 bin öğretmenin yaz tatilini girdiğini ifade eden Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Başkan Vekili Naif KELEŞ; “Tüm öğretmen ve öğrencilerimize iyi ve verimli bir tatil dönemi dilerken, mezun olan öğrencilerimizin de yeni başarılara imza atmalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

“YAZ DÖNEMİ SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR”

Eğitim-öğretim alanında olumlu bazı adımların atılmasına rağmen yine de eğitim ve öğretim çalışanlarının birçok sorununun çözüm beklediğini belirten Naif KELEŞ, “Yeni döneme kadar, 19. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan kararların uygulanması başta olmak üzere, ‘Genel Yetkili’ sendika olarak, eğitim çalışanlarının huzuru ve istihdamı, milletimizin geleceği ve ülkemizin nitelikli bir eğitim sistemine kavuşması için sorunların çözümünü istiyoruz. Bu anlamda bakanlık, sona eren eğitim-öğretim yılının bilançosunu çıkararak, başta eğitim çalışanlarının mali ve sosyal hakları ile çalışma şartları olmak üzere eğitim-öğretimin kalitesine ve çıktılarına olumsuz etkisi olan sorunlara, yeni eğitim-öğretim yılından evvel ivedi çözümler geliştirmelidir” şeklinde konuştu. “Sınıflar öğretmene, sorunlar çözüme kavuşturulmalıdır” diyerek, eğitim ve öğretimde sorunları ve çözümünü geniş bir çerçevede özetleyen Naif KELEŞ, basın açıklamasının devamında sendika olarak giderilmesini istedikleri sorunları çözüm önerileriyle şu başlıklar altında sıraladı:

“ÖĞRETMEN ATAMASI, İHTİYACI KARŞILAYACAK ŞEKİLDE YAPILMALIDIR”

Öğretmen atamaların hala ihtiyacı karşılayacak şekilde yapılamadığına dikkat çeken Naif KELEŞ, “Demografik veriler ilköğretim çağındaki nüfusta artışın durduğunu ortaya koysa da halen mevcut norm kadro esaslarına göre 128 bin öğretmen açığı bulunmaktadır. Ağustos ayında 47 bin öğretmen ataması yapılacak olsa bu sayının ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu açıktır. Ayrıca Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Kalkınmada öncelikli yerlere öğretmenler teşvik edilmeli ve öğretmenlere cazip hale getirilmelidir. ” dedi.

“KARMA EĞİTİM MECBURİYETİNE SON VERİLMELİDİR”

Birçok Avrupa ülkesinde sorgulanan karma eğitim mecburiyetinin artık son verilmesi gerektiğinin altını çizen Keleş, “1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu’nda yer alan, “Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır’ ibaresi değiştirilmeli, karma eğitim dayatması yerine, demokratik, veliye ve öğrenciye seçme hakkı tanıyan bir düzenleme yapılmalıdır” diye konuştu.

“KAMU GÖREVLİLERİNE KILIK-KIYAFET DAYATMA UYGULAMASINDAN VAZGEÇİLMELİDİR”

Erkek kamu görevlilerine de kılık ve kıyafet dayatmasından bir an evvel vazgeçilmesini isteyen Keleş, “Yıllardır kamusal alan yalanıyla kadınlara ve kız öğrencilere yönelik uygulanan kılık ve kıyafet dayatmaları, Eğitim-Bir-Sen’in çeşitli eylem ve etkinliklerden sonra başlattığı, kamuoyu desteğini ortaya koyması bakımından bir ilk olan kampanya sonucunda toplanan 12 milyon 300 bin imza ve sonrasında ortaya koyduğu sivil itaatsizlik eylemi neticesinde kamuda çalışan kadınlara yönelik ‘başı açık’ dayatmasına son verilmiş, kadının kamu hizmetine katılımında önemli bir eşik aşılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik’te de yapılan değişiklikle öğrencilere kılık ve kıyafet dayatmasının kaldırılması son derece önemli bir adım olmuş ve bir yasak daha tarihe karışmıştır. Kamu görevlilerini ilgilendiren çerçeve yönetmelikte de acilen değişiklikler yapılarak, sivil itaatsizlik gerekçelerimizden olan erkek kamu görevlilerine de kılık ve kıyafet dayatmasından bir an evvel vazgeçilmelidir” şeklinde konuştu.

“ŞÛRA KARARLARI BİR AN EVVEL UYGULANMALIDIR”

19. Milli Eğitim Şûrası’na dikkat çekerek şûrada alınan tüm kararların hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Naif KELEŞ, “Alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin kaldırılması, ilkokul 1, 2 ve 3. sınıflara da din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin konulması, ortaokulda hafızlık eğitimi alacak öğrenciler için ara verme süresinin 1 yıldan 2 yıla çıkarılması ve ara verilen sürelerde öğrencilere dışarıdan sınav hakkı verilmesi, değerler eğitimine öğretim programlarında etkin bir şekilde sarmallık anlayışla yer verilmesi, öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi, öğretmenlere 4 yıla bir yıpranma payı verilmesi, Osmanlı Türkçesinin Anadolu İmam Hatip Liseleri ve Sosyal Bilimler Liselerinde zorunlu, diğer liselerde ise seçmeli ders olarak okutulması, ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıflarda birer saat rehberlik dersinin konulması başta olmak üzere, 19. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan tüm kararlar hayata geçirilmelidir” dedi.

“MÜFREDAT DEĞİŞTİRİLMELİDİR”

4+4+4 eğitim sisteminin başarıya ulaşması için müfredatta temel bazı değişikliklerin ihtiyaç olduğunu söyleyen Keleş, “İnsanımızın sahip olduğu ahlaki ve toplumsal değerler, müfredatın yeniden belirlenmesi noktasında öncelikle göz önüne alınmalıdır” diyerek, şöyle devam etti: “Öğrencilerimizin, özgüvene sahip, dürüst ve güvenilir, sorgulayıcı ve eleştirel düşünce yetenekleri gelişmiş, inisiyatif alabilen, rekabetçi, girişken ve iş birliğine açık, toplumun sorunlarına duyarlı, başkalarının görüş ve düşüncelerine değer veren, toplumsal değerlerinin farkına varan ve buna sahip çıkan, toplumsal ve kültürel çeşitliliğe saygılı insanlar olarak yetiştirilmesi yeni müfredatın temel felsefesi olmalıdır.”

“NÖBET GÖREVİNE ÜCRET”

Diğer kurumlarda olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında da nöbet görevine ücret verilmesinin altını çizen Naif Keleş, “2012-2013 yılı toplu sözleşme masasına da taşıdığımız, ‘Eğitim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenlerce fiilen yerine getirilen nöbet görevi karşılığında, nöbet tutulan her gün için ek ders ücreti ödenmesi’ talebimiz karşılanmalı, gerçekleştirdiğimiz imza kampanyası sonucunda toplanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e teslim ettiğimiz 350 bin imzanın gereği yapılmalıdır. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları sorunu çözüme kavuşturulmalıdır. Ek ders birim ücreti, iki katına çıkarılmalı, öğretmenlerin girebilecekleri ek ders saati üst limiti ihtiyaçlar doğrultusunda artırılmalıdır. Ayrıca Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sınav Ücretlerine İlişkin Usul ve Esaslarda öngörülen ücretlerden az olmamak üzere belirlenerek sınav ücretleri arasındaki adaletsizlik giderilmelidir” diye konuştu.

 “OKULLARA BÜTÇE”

Milli Eğitim Şûrası’nda sendikamızın sunduğu tekliflerden olan ve şûra genel kurulunca da kabul edilen okullara bütçe verilmesi kararı uygulanmasının yeni döneme girilmeden hayata geçirilmesini hatırlatan Naif Keleş, “Bütçe verilmemesi nedeniyle yaşanan sorunlara çözüm getirilmek üzere okulların zaruri harcamaları için okul aile birliklerinin üretmeye çalıştıkları çözümler yetersiz kalmaktadır. Okul yöneticilerinin görevlerini yapmalarının önündeki en büyük engel olan okulların bütçe sorunu; öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan en fazla zararı yine okul yönetimleri görmektedir. Merkezi bütçeden, öğrenci başına ödenek uygulamasına geçilmeli, okullarda tahsildarlık dönemi artık tarihe karışmalıdır” dedi.

“KARİYER BASAMAKLARI SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR”

2004 yılında kariyer basamaklarında yapılan yasal düzenlemenin hakim kaldığını ve bu nedenle çok sayıda öğretmenin mağdur durumda olduğunu söyleyen Keleş, “Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararının gereğinin yapılmaması kariyer basamakları uygulamasındaki belirsizliği devam ettirmektedir. Tezli yüksek lisans yapanların açtıkları on binlerce dava yerel mahkemelerde öğretmenlerin lehine sonuçlanmış, daha sonra ise Danıştay kararıyla öğretmenlerin aleyhine olacak şekilde reddedilmiştir. Çok sayıda öğretmen mağdur durumdadır. Söz konusu mağduriyet bir an evvel giderilmelidir” diye konuştu.

“ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİDİR”

Öğretmenlere uygulanacak rotasyon konusunu da dile getiren Naif Keleş, “Bakanlığın hiçbir bilimsel çalışma yapmaksızın, öğretmenlerin çalışma hayatını olumsuz etkileyecek, aile bütünlüğünü bozacak, dolayısıyla eğitimin üretim kalitesini düşürecek bir uygulama anlayışından uzak durulmalıdır. Öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağının öngörülmesi, Bakanlığın teşkilat yapısı ile öğretmenlik mesleğinin niteliği ve icrasından kaynaklı farklılıkların dikkate alınmak istenmediğini ortaya koymaktadır. Özellikle çerçeve yönetmelikteki hüküm karşısında, aile birliği mazereti kapsamında 3 yıl şartının varlığı, eşi özel sektörde çalışan öğretmenlerimiz yönünden aile bütünlüğünün sağlanmasını neredeyse imkânsız hale getirmiştir” şeklinde konuştu  

Naif KELEŞ Diyarbakır Eğitim Bir Sen Başkan Vekili

 

kamuajans.com


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber