Bu haber kez okundu.

Kılık-kıyafet yönetmeliği değiştirilsin
 Genel Başkan Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Çorum Şubesi’nin Afra Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Sendikal Mücadelede Büyük Türkiye için Zirveden Yeni Ufuklara” konferansına konuşmacı olarak katıldı.
 

Memur-Sen’in, 11 hizmet koluyla Türkiye’nin en büyük emek hareketi olduğunu ifade eden Yalçın, “Biz Türkiye’deki mevcut sendikacılığa reddiye olarak kurulduk. Bizim farkımız buradan kaynaklı. Çünkü Türkiye’deki emek hareketi görünümlü, adı sivil ama beyni üniformalı bazı yapıların, bu ülkede zor zamanda nasıl tavır aldıklarını, nasıl duruş ortaya koyduklarını çok iyi gördük ve onun acısını hep birlikte çektik” şeklinde konuştu.

1 milyona gün sayıyoruz

Pakistan’ın milli şairi Muhammed İkbal’in “aynı inancı paylaşanlar aynı eylemde buluşmadığı müddetçe kurtuluş gelmeyecektir” sözlerine atıfta bulunan Yalçın, şunları söyledi: “Bizim bu ülkede yaşadığımız temel travmanın altındaki ana tespit budur. Bu ülkede örgütlü olan, toplasanız yüzde 5’i geçmeyecek olan mahşeri cümbüşçüler bu ülkenin rotasını belirlemiş, kaderini çizmiş, direksiyonu tutmuş, milletin ensesinde boza pişirmiştir. Bunun altında yatan temel neden şu: Benim cemaatim, benim cemiyetim, benim vakfım, benim derneğim, benim platformum, benim, benim, benim... Biz olamamak, yan yana gelememek, müşterek konularda buluşamamak. Onun için Memur-Sen, 1 milyona gün sayan üye sayısıyla, hiç kimseyi ayrıştırmadan, onları yan yana durduran, kol kola girdiren, bereketi ve heybeti oluşturan, ülkenin yolunu açan, önünü açan teşkilattır.”

Yalçın, “Demokrasi bu ülkede korku tünelinden çıkma emaresi göstermişse, ham demokrasi tam demokrasi olma yoluna giriyorsa, darbe dönemleri kapanıyorsa, burada en büyük ter size aittir” diyerek üyelere teşekkür etti.

Türkiye’den Suriye çıkarmak istediler

“Beyaz Türklerden çok çektik, 6-8 Ekim olaylarında da beyaz Kürtlerden çektik” diyen Yalçın, “Kurban eti dağıtan Yasin Börü’yü hunharca katlettiler. Şimdi Meclis’te dokunulmazlıklar tartışılıyor. Bu ülkede hiçbir yasa terörü övmeye, terörü sahiplenmeye, şiddeti kışkırtmaya asla kalkan olmamalı. Türkiye’den bir Suriye çıkarmak isteyenler, Gezi’de denediler, olmadı. Sonrasında 6-8 Ekim olaylarında yeni bir kalkışma denediler, başarılı olamadılar. Çünkü Memur-Sen olarak biz o süreçte bu bir kalkışmadır dedik, oyunu deşifre ettik. Türkiye’nin korku tünellerine sokulmak istendiği her dönemde Memur-Sen ailesi devreye girdi, göğsünü siper etti. Ülkenin antidemokratik eylemler içerisine çekilmesine fırsat vermedi. Bundan sonra da bu tavrımızdan asla taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
 

Şekline değil, insanların yaptığına bakın

Yalçın, kamudaki kılık-kıyafet yönetmeliğini de eleştirerek, hükümete çağrıda bulundu. Kamu çalışanları için 15 Mayıs’ta yayınlanacak yaz dönemi kıyafet uygulamasının son genelge olmasını temenni eden Yalçın, “Kenan Evren’in 82 model yönetmeliğinin değiştirilerek, Batı ülkelerindeki kamu çalışanları gibi, ne giyeceklerine karar verebilecek insan sınıfına yükselmek istediklerini söyledi.

Yönetmelik derhal değiştirilsin

Kamu görevlileri için uygulanan kılık-kıyafet yönetmeliğinin antidemokratik olduğunu kaydeden Ali Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üniversitedeki öğretim elemanımız serbest kıyafetle gittiğinde kamusal alan ihlal olmuyor, milletvekili Meclis’e sakallı gittiğinde kamusal alan ihlal olmuyor da ben okula sakallı gittiğimde kamusal alan nasıl ihlal oluyor? Onun için bu antidemokratik yönetmeliği değiştirmenin zamanı gelmiştir. Bunda hikmet falan aramayın, bunun alıcısı yok. İtibarı olmayan bir yönetmelikle bize itibar falan katamazsınız. Hırvatların icat ettiği kravatı boynumuza taktığımızda ‘bizi değerli hissettirdi’ diye düşünebilirsiniz ama bizim yakamızı bir araya getirmek istiyorsanız bizim ücretlerimize dokunun. Dolayısıyla yakamızı bir araya getirmenin yolu kravatı sıkıştırmaktan geçmemelidir. Bu kravatta bir keramet falan yok. Devletin dili olabilir, üst bürokrasi için geçerli olabilir, diplomasi için bunda bir hikmet aranabilir ama 40 derecelik sıcakta, sınıfta, klimasız ortamda öğretmeni bu işkenceyle test etmeyin. Bırakın şekille şemaille uğraşmayı, insanların yaptığına, ürettiğine bakın.”
 

Kılık-kıyafet yönetmeliğinin sıkıntısını üniversitelerde yaşadıklarını vurgulayan Yalçın, “Bu yaklaşımdır ki, üniversitelerde kızlara ikna odaları kurdurdu. Kız öğrencilerini ikna odalarında imha süreçlerine tabi tuttular, onların kişilikleriyle oynadılar, psikolojilerini hırpaladılar, travmalara soktular. Onun için bu özürlü yaklaşım bir an önce sona erdirilmeli, 15 Mayıs yaz kıyafeti genelgesi son genelge olmalıdır” diye konuştu.
 

Yalçın, konuşmasının sonunda, Eğitim-Bir-Sen Çorum Şubesi’ne üye olan 19 kişinin başvuru formunu imzalayarak, yeni üyelere sendika rozeti taktı.
 

Programın açılışında konuşan Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Ahmet Saatçi, çağın erdemliler hareketi olduklarını belirterek, duruşlarıyla kamu görevlilerini koruyan kale olduklarını dile getirdi.
 

Eğitim-Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tahir Eşkil ise, “Büyük Türkiye’nin inşası için, gözümüzü kırpmadan ‘Zirveden Yeni Ufuklara’ düşüncesiyle hareket ediyoruz. Sendikal mücadele anlayışımız, hakkı öncelik tutmaktır. Teşkilatımıza yeni üyeler kazandırıyor, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak bu düşünceyle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
 

Külcü ve Büyük’e Ziyaret

Genel Başkan Ali Yalçın, beraberindeki heyetle birlikte, Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü ve İl Milli Eğitim Müdürü Seyit Ali Büyük’ü ziyaret etti.




Kaynak: Eğitim Bir Sen.
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber