Bu haber kez okundu.

İş güvencesi milletin ve devletin bekasıdır

4/B VE 4/C İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR ARTIK SONUÇLANMALI

4/B ve 4/C'li personelin kadroya geçişi ile ilgili konuşan Yalçın, Memur-Sen olarak, iş güvencesinin olmadığı, insan onuruyla, saygın iş anlayışıyla bağdaşmayan çalışma şartlarının, mali ve sosyal hak eksikliklerinin bulunduğu istihdam türlerinin kamu hizmeti sunma yükümlülüğü ile bağdaşmadığını sürekli dile getirdiklerini ifade etti. Yalçın, "4/B ve 4/C statüsündeki personelin kadroya geçirilmesine yönelik düzenleme ve uygulamanın sonuca ulaşmasını sağlayacak çalışmaların artık sonuca evrilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Siyaset kurumunun, siyasi iktidarın artık sonucun son halkasını tamamlaması, ilgili kanun tasarısını hazırlayıp Meclise sunması gerekiyor. Bu noktadaki girişimlerimiz de sürüyor" dedi.

657'Yİ GELİŞEN TÜRKİYE GERÇEĞİ ÜZERİNDEN DÜZENLEYELİM

Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun 657 sayılı kanununda değişikliğe gidebileceği yönündeki açıklamaları değerlendiren Yalçın, geçmişten beri 657 sayılı kanunda değişikliğe ihtiyaç olduğunu ama yapılacak değişikliğin reform değil restorasyon perspektifiyle yapılması gerektiğini belirtti. Yalçın, şunları kaydetti: "Kariyer ve liyakati gerçekten sisteme oturtalım. Sadakat ve güven ilişkisini, iş güvencesi temelinde yeniden şekillendirelim. Ek gösterge adaletsizliğini, kadro ve derece sistemini, ücret-emek ilişkisini insan onuru odağında, emeğin hakkını vermek amacıyla yeniden şekillendirelim. Kamu görevlilerinin sosyal güvenlik haklarını, sosyal yardım haklarını büyüyen Türkiye, gelişen Türkiye, vizyon yükselten Türkiye gerçeği üzerinden yeniden düzenleyelim."

Kamuda iş güvencesine dokunulacağı yönündeki tartışmalara da değinen Yalçın, FETÖ'nün yapılandığı kurumların büyük bölümünde iş güvencesinin esnek veya olmadığını vurgulayarak, iş güvencesinin milletin ve devletin bekasının garantör değerlerden biri olduğunu ifade etti. Yalçın konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer iş güvencesi olmasaydı, 7 Şubat'ta, 17-25 Aralık'ta bir direncin oluşması, 15 Temmuz'da darbe teşebbüsünü bertaraf edecek bir dirayetin oluşması mümkün olmazdı. Zira FETÖ, darbe yapmaya gerek kalmadan, devleti bütün erkleriyle ele geçirirdi."

NORMAL GÜNDEMİMİZE DÖNMEK ZORUNLULUKTUR

Memur-Sen'in normalleşme için "Çalışma hayatı gündemine dönülmeli" çağrısının "bir sıkıntı var" ifadesi olarak değil "sıkıntıları birlikte ve normalleşerek aşarız" iradesi olarak görmenin ve değerlendirmenin daha doğru olacağını kaydeden Yalçın, "Mevcut olağanüstü halin öncekilerden farkı, milletin yaşantısına değil devletin işleyişine yönelik olmasıdır. Görevden alınma, ihraç ve iade gibi süreç ve uygulamaların hiç olmadığı kadar gündemi meşgul ettiği bir süreçteyiz. Ama yine de FETÖ'ye yönelik tedbirlerin alınması yanında, FETÖ ile mücadele alanı dışında kalan kesimlere ilişkin teklif ve taleplerin değerlendirilmesi, beklentileri karşılayacak adımların da atılması gerekiyor. Çalışma hayatının mevcut sorunlarının çözümüne, gelecek vizyonuna yönelik çalışmaları yürütebilecek bir kapasiteye ve donanıma sahibiz. Bu yüzden normalleşmeyi, bir tercih olarak değil zorunluluk olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Ahmet Selim - Ankara
Ahmet Selim - Ankara
Milli Gazete

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber