Bu haber kez okundu.

HÜKÜMET MEB’İ ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYOR!

Yapılan bunca yatırıma, geliştirilen yüzlerce projeye, değiştirilen kanunlar ve yönetmeliklere,

görevden alınan onlarca üst düzey yöneticiye rağmen eğitim sisteminde bir türlü beklenen memnuniyet sağlanamıyor.

Yapılan son düzenleme ile bakanlık adeta yeniden kuruluyor.

 

                Yapılan düzenlemelere bakılırsa, bakanlığın yeniden kurulmasına kaynaklık eden ana fikir,

eğitim yöneticilerine hâkim olunamadığı ve geliştirilen eğitim politikalarına muhalefet edildiği fikridir.

Yapılan kadrolaşma eleştirilerine rağmen birçok birim gerçekten bakanlığın eline hiç geçmedi.

Yönetici atamalarında arayış yıllar yılı sürdü. Sürekli değişiklikler ve mahkeme süreçleri yaşandı.

Yaşanan tıkanıklık rotasyon uygulaması ile aşılmaya çalışıldı, olmadı.

Çalışmayan, verimsiz, kendini yenilemeyen, eğitim diye bir derdi olmayan ve en önemlisi ülkeyi yangın yerine

çeviren son olaylarda öğrencisini sokağa gönderen yöneticiler yeni düzenlemenin tuzu biberi oldu.

Bankalığın, dünya yetimleri için İHH ile yaptığı protokolü, törenlerde öğrencilerinin önünde;

“Burası muz cumhuriyeti değil.” Diye eleştirebilen okul müdürleri gördük. Okulunun,

İmam Hatip Ortaokulu olmaması için velilerini kışkırtarak bin bir türlü entrika çeviren okul müdürleri gördük.  

Diğer birimler de aslında çok farklı değildi. Örneğin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde

AR-GE bölümü hiçbir zaman bakanlığın elinde olmadı.

Kökleşmiş verimsiz kadro yasal dayanaklarla diklenirken; herkesi memnun etme,

denge kurma ve herkese yaranma kaygısı ile bugün daha iyi görebildiğimiz ayrıcalıklı yapılar hep etkin oldu.

Şimdi bütün ezberi bozan bir sisteme geçiliyor. Sıra dışı bir uygulama geliyor. Yönetim anlayışı temelden değişiyor.

İşin özü hükümetler kendi yöneticileri ile gelip kendi yöneticileri ile gidecek. Bu ne kadar doğrudur?

Tecrübe kaybına yol açar mı? Bunun yaşayıp göreceğiz.

Bütün bu yapılanlar da beklenen başarıyı getirmezse ne denilecek?

Sadece insan faktörü üzerine bu kadar mesai harcayarak bütün problemlere çözüm bulabilir miyiz?

Oysa konuşmamız gereken çok önemli başka konular var. Sınavsız eğitim sistemi ne oldu?

Sürekli değişiklik, sürekli bir arayış içindeyiz. Beş yıllık stratejik planlar yapıyoruz ancak bir gün sonramızı göremiyoruz.

Yarın nerede hangi unvanla çalışacağını bilmeyen bir eğitimciden verim bekleyemeyiz.

Öğretmene rotasyon yapılacak mı yapılmayacak mı? Kariyer basamakları, performans kriterleri nasıl ve ne zaman düzenlenecek?

Eğitim ortamının durulmaya ihtiyacı var. Yeni dönemde görev alan herkesin başarılı olmaktan başka çaresi yok.

Mademki bu yola girildi, yeni yönetici atama yönetmeliği, eğitim yöneticilerini sınava değil

okuluna çalışmaya zorlayacak bir yönetmelik olmalıdır. Eğitim yöneticilerinin performans kriterleri iyi belirlenmeli,

verilen kararlar kişi ve kurumları zan altında bırakmamalıdır. Eğitim yöneticisinin saygınlığı korunmalıdır.

Başarının bir karşılığı olmalıdır. Başarı beklediğimiz idareciye yetki ve fırsat vermeliyiz.

Okul dönüşümleri, öğretmen atamaları, idareci görevlendirmeleri gibi işlemler bir an önce tamamlanarak işin özüne,

eğitimin içeriğine girilmelidir. Bütün bunlar hükümet, bakanlığı ele geçirince olacaksa bir an olsun da görelim artık.  

 

Talat YAVUZ

Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı

 

mebpersonel.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber