Bu haber kez okundu.

EĞİTİM BİR SEN Öğretmen Atamalarına Neden Sessiz?
  Milli Eğitim Bakanı İsmet YILMAZ on binlerce öğretmen adaylarına Ağustos ayında atama yapılmayacağını bildirmiş ;bu açıklama bir çok sendika ve siyasi parti tarafından tepkilere neden olmuştu.

 

Bakan YILMAZ'ın açıklamasına ilk cevap (tepki) Türk Eğitim SEN Genel Başkanı İsmail KONCUK'tan gelmişti.

İşte o açıklama:

"Ağustosta öğretmen ataması yok." diyenler kervanına İsmet Yılmaz'dan sonra Mly.Bakanı Naci Ağbal'da katıldı.Aman, onlar için ne büyük keyif. Onlara göre 60 bin öğretmen norm açığı varmış.Hiç birinin 75 bin ücretli öğretmenden,350 bin işsiz öğretmenden haberi yok,umurlarında değil. 35 yıllık öğretmen, 24 yıldır sendikacılığın içindeyim,samimi söylüyorum, şuanki bakan Yılmaz kadar pasif bir görüntü içinde olanı görmedim.

Bismillahirrahmanirrahim, adam Milli Eğitim Bakanı olmuş, ilk açıklaması "Ağustosta öğretmen ataması yok."Hiç bir bakandan bunu görmedim. Sadece bu olsa, arkasından, 2011 yılında boğduğumuz sözleşmeli öğretmenliği hortlatacağını neredeyse mucit bilim adamı edasıyla açıklıyor.

Nabi Avcı'nın problem yaratacak diye vazgeçtiği rotasyonu tartışmaya açıyor, illerarası rotasyon haberlerini yalanlama ihtiyacı bile duymuyor.  

İsmet Yılmaz herhalde bunları Milli Savunma Bakanı iken planlamış, en iyi savunma saldırı anlayışı ile, tüm öğretmenlere hücumu seçmiş. "

 

 

CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun Bakan YILMAZ'ın Ağustosta atama yok açıklamasını şu sözlerle eleştirmişti:


“Yeni Milli Eğitim Bakanı’nın ilk icraatı, atanamayan öğretmenler için bu kötü haber oldu; ağustos ayında öğretmenler atanmayacak! Şimdi bu ne demek?
Milli Eğitim Bakanlığı plansızlık ve keşmekeş içinde! 
Binlerce insanı öğretmen yapıp mezun ediyorsunuz, bu insanlar umut vererek KPSS sınavına sokuyorsunuz. 22 Mayıs’taki KPSS sınavında, 450 bin öğretmen adayı katılmış. Madem atama yapmayacaktınız, 24 Temmuz’da niye ikinci KPSS’yi yapıyorsunuz? Bu sınava da 340 bin öğretmen adayı katılacak. Aileleriyle birlikte 3-4 milyon insandan söz ediyoruz. Bu insanlara sınava bir ay kala böyle umutsuz bir haber veriyorsunuz. 
Umudunu bu atamaya bağlayan bir dolu öğretmenimiz var. Bu insanların psikolojisi ne olacak?Bir sınava giriyorsunuz ama zaten sonunda atanmayacağınızı biliyorsunuz. 
Bu hükümet, sayın cumhurbaşkanı daha önce başbakan olduğu dönemde söz vermişlerdi.
“Biz bütün öğretmenlerimizi işe başlatacağız, öğretmen sorunun çözeceğiz” demişlerdi.
“Bizim iktidarımızda boşta öğretmen adayı kalmayacak” demişlerdi. 
“Öğretmenler mezun olduğu gün hazırlıklarını yapacak ve ertesi gün görev aşkıyla okullarına gidecek” demişlerdi.
Dünden beri yüzlerce öğretmen adayı bana mesaj atıyor. Hayal kırıklıklarını anlatıyorlar. Ne üzücü ve tedirgin edici ki, aralarında “intihar edeceğim” diyeni var. 
Bu insanların umutları ve planlarını ellerinden almaya kimsenin hakkı yok!
Milli Eğitim Bakanlığı bu yanlıştan bir an önce geri dönmelidir. Buradan Milli Eğitim Bakanına sesleniyorum; ağustos ayında atama yapın. Lütfen bu insanların onurlarıyla, umutlarıyla, hayalleriyle oynamayın. En önemlisi bu insanlara verdiğiniz sözü tutun.”

 

 

 

MHP Genel Sekreteri İsmet BÜYÜKATAMAN “Milli Eğitim Bakanının ağustos ayında öğretmen ataması yapılmayacağını açıklamasına” ilişkin bir basın açıklaması yapmış açıklamasında şu ifadelere yer vermişti:

 AKP, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da büyük rezaletlerle, kargaşalarla ve ben yaptım oldularla gayrimillî politikalar sergilemektedir. Hüseyin Çelik’le başlayan Türksüz millî eğitim politikaları değişen her Bakan’la yeni bir basamak atlamıştır. Millî Eğitim Bakanlığının isminin değiştirilmesinin dahi konuşulduğu günümüzde eğitim politikalarının Millî Eğitim Bakanlığında değil de Saray’da kurulan özel bir çalışma grubu maharetiyle belirlendiği günleri yaşamaktayız. 2017-2018 eğitim-öğretim yılı itibariyle “3+3+3+4”lük yeni bir sisteme geçileceği, öğretmene iller arası rotasyon getirileceği söylentileri yalnızca eğitim camiasının değil tüm ülkenin cevap beklediği sorularken uzmanlık alanı tam olarak ne olduğunu kavrayamadığımız nöbetçi Bakan Sayın İsmet Yılmaz bu sorunlara çözüm üretmek yerine bambaşka bir sorunla eğitim camiasını karşı karşıya bırakmaktadır. Öğretmen atamalarını bundan sonra yazın değil şubat ayında yapacaklarını söyleyen nöbetçi Bakan sanki bir müjde vermektedir. AKP’nin en iyi bildiği şey hayalleri yıkmaktır, yuvaları dağıtmaktır, huzuru bozmaktır. Yine öyle yapmış ve henüz mezuniyet kutlamasını yapmış çiçeği burnunda öğretmenlerimizi atama bekleyen yüzbinlerce öğretmenimiz gibi kadrosuz bırakarak kendine yakışanı yapmıştır. Bu garip uygulamanın neresinden tutsanız elinizde kalmaktadır. Defalarca şubat ayında eş durumundan yer değiştirme yapmayacağız diyen MEB, açıklama olarak eğitim-öğretim bütünlüğünün bölündüğünü ifade etmiş daha sonra gelen tepkilerden dolayı çark ederek atamaları gerçekleştirmiştir. Umuyoruz ki aynı yanlıştan yine dönerler. Sayın Bakan    İsmet Yılmaz Bey’e sormak istiyorum: Şubata kadar dersler boş mu geçecektir? Şubatta atama yaptığınızda eğitim-öğretim bölünmüş olmayacak mıdır? Öğretmenlerin emekliliklerini -öğrencilerin mağdur olmaması adına- okulların kapandığı döneme çeken AKP, bu okullara atamayı şubatta yaptığında öğrenciler mağdur olmayacak mıdır? Ayrıca Sayın Bakan “Bizim şu anda yaklaşık 67 bin öğretmen açığımız var. Dolayısıyla da bir arkadaşım ‘100 bin öğretmen atanması gerekir.’ derken ihtiyacı dikkate alması lazım.” demektedir. Sayın Yılmaz herhalde yanlışlıkla 2002 verilerine bakarak konuşmaktadır. Sayın Bakan, açığın bugün yüz binlere çıktığının farkında olmadığı gibi bu açığın nedeninin, sağlıklı planlama yapamayan hükümetleri olduğundan da bihaberdir. Resmî verilere göre 2015-2016 eğitim öğretim yılında 73 ilde 70 bin 293 ücretli öğretmenin çalıştırıldığı MEB’de öğretmen ihtiyacını nasıl 67 bin olarak açıklayabiliyorsunuz? AKP’nin gayritürk, gayridinî, gayriahlaki politikalarının gayriciddi bir şekilde devam etmesi durumunda ülkemizi bugünü mumla arayacağımız sıkıntılar beklemektedir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak Sayın Bakanı kendisini “ağustosta atama yapmayan Bakan” olarak unutulmazlar arasına sokacak olan bu garip uygulamadan vazgeçmeye davet ediyoruz. Gerçi temmuzda memurun ilk defa AKP iktidarında zam almadığı düşünüldüğüne Sayın Bakan kendini partisindeki kendinden beter Bakanlarla karşılaştırarak teselli edecektir. Meclis Başkanlığı “kısa dönem” olan Sayın Yılmaz umarız ki Milli Eğitim Bakanlığını “bedelli” yapmaz, kendinden öncekilerin aklıyla Bakanlığı yönetmez.  

 

 

Ağustos ataması ile ilgili sessizliğini koruyan tek sendika Eğitim Bir Sen oldu. Her fırsatta öğretmenlerin  çeşitli haklarında bakanla görüşen çözüm arayan ve sorunlara duyarlı davranan Eğitim Bir Sen Genel Başkanı bu konuda sessizliğini bozuyor.Ali YALÇIN'dan bu konuyla ilgili açıklama bekliyoruz.Gelişmeleri an itibariyle paylaşacağız.

 

 

www.milliegitimhaber.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber