Bu haber kez okundu.

 Eğitim-Bir-Sen: Kamuda herkes istediğini giyinebilsin

 

Derslere başörtüsü ile girmek isteyen öğretmenler, Demokratikleşme Paketi kapsamında kamuda başörtüsüne özgürlük sağlayan düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin sevincini yaşıyor. Eğitim-Bir- Sen Eskişehir Şube Başkanı İsmail Altınkaynak da, Demakratikleşme Paketi’ni olumlu ancak yetersiz bulduklarını belirterek, “Herkes istediğini giyinebilsin. Erkek arkadaşlar için da kravat vs. gibi zorunluluklar olmasın” dedi

Eskişehir’de bir ilkokulda sınıf öğretmeni olan Fehime Çetin (45), başörtüsü dolayısıyla yaşadığı sıkıntıları anlatarak, “Sanki biri gelip de eşarbıma saldıracak endişesiyle tedirgin yürüyordum. Çok rahatım. Ben, ben oldum. Okula, öğrencilerime karşı rahatım. Gerçekten her gün o ızdırabı yaşamaktan, mücadele etmekten çok yorulmuştum, şimdi olduğum gibiyim” dedi.

Çetin, Anadolu Üniversitesi İdari Bilimler Bölümü’nden mezun olduğunu ve 16 yıl önce formasyon alarak, ilkokul öğretmenliği yapmaya başladığını söyledi. Üniversite yıllarının başörtüsü nedeniyle sıkıntılı geçtiğini anlatan Çetin, “Ne yazık ki son derece zorlu 4 yıl geçirdik. Psikolojik baskılar, yıpratmalar hiçbir zaman bitmedi. Öğretmenlerimizin bazıları anlayışlı davransalar da bir kısmı çok katı davranarak, dersten kovdu. Bunları cesaret bilen, o düşüncede olan arkadaşlarda bize cephe aldılar” diye konuştu.
Başörtüsü sıkıntısını okul dışında da yaşadığını dile getiren Çetin, şunları söyledi:
“Gerek okulda gerek dışarıda olsun hep bir endişem vardı. Sanki biri gelip de eşarbıma saldıracak endişesiyle tedirgin yürüyordum. O kadar psikolojik baskıdaydım hatta üniversiteyi bırakmayı bile düşündüm ama ‘mücadele edeceğim, ben buna inanıyorum, inandığım şeyin de mücadelesini vereceğim’ dedim ve o yıllardan bu yıla da hala aynı mücadeleyi vermek durumunda kalıyoruz. (Demokratikleşme Paketi) Mücadelemiz inşallah meyvelerini alır, sonuçlarını görürüz.”

Bu düşünce ancak eğitimle yıkılır

“İnsanlar sadece görüntüme taktılar. Oysa ki sadece görüntüm değil, inancım için kapanıyorum” diyen Çetin, okul bittikten sonra öğretmenlik yıllarında başörtüsünden dolayı yaşadıklarını şöyle aktardı:
“Önce özel sektörde çalıştım. Sonra öğretmenlik olunca kamuya geçtim çünkü bu düşünceyi yıkmak ancak eğitimle olur. İnsanların ne düşündüklerine saygı gösteren hoşgörülü bir toplum yetiştirmekti amacım. Onun içinde elimden geldiğince uğraşıyorum. Bu mesleği çok severek yapıyorum. Çocukları çok seviyorum. Öğretmenliğe başladığım yıllarda da aynı sıkıntıları yaşadım. Yıllardır da yaşıyorum. Bahçe kapısında başımızı açıp, kapatıyoruz. Veli ve öğrencilerimden ben hiçbir şekilde, en ufak bir olumsuz tepki almadım ancak çalıştığım bazı okullarda idarecilerimiz aynı psikolojik baskıyı uyguladılar.”

“Kızım da kapanmayı istedi, korktum”

Üniversiteye hazırlanan kızı olduğunu ve başörtüsü takmayı istediğini aktaran Çetin, “Sevineyim mi, üzüleyim mi, şaşırayım mı bilemedim ama korktum çünkü aynı mücadeleyi onunda göstermesi gerekiyordu. Kızıma yaklaşık bir saat yaşayabileceği baskıları, sıkıntıları anlatmak zorunda kaldım. Kızıma dedim ki ‘bunları yaşayacaksın, bütün bunlara karşı mücadele edecek gücün varsa, inancını yaşayabilirsin, destek olurum sana’ dedim. Bu gerçekten çok üzücüydü” değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi kapsamında başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla ilgili olumlu neticeler aldıklarını ve mutlu olduklarını açıklayan Çetin, “Başörtüsü ile derse girdiğim için çok rahatım. Ben, ben oldum. okula karşı öğrencilerime karşı rahatım. Ben gerçekten her gün o ızdırabı yaşamaktan, mücadele etmekten çok yorulmuştum, şimdi olduğum gibiyim. Sınıfta da öğrencilerime karşı daha sabırlı, anlayışlı olabiliyorum çünkü içim rahat. Ben buyum” dedi.

Birbirimize saygı gösterelim

Çetin, demokrasinin insanların özgürlüğüne saygı duymak olduğunu söyleyerek, “Eylem ya da olumsuz birşey yapmıyorum. Bu benim özgürlüğüm, düşüncelerimi yaşayabilmem. Ben bunu düşünüyorum ve inandığımı yaşamak istiyorum. Artık müsaade edilsin, herkes inandığı gibi yaşayabilsin. Hoşgörülü olunsun. Hepimiz birbirimize saygı gösterelim, destek olalım. Birlik ve beraberliğimiz hiç bozulmasın. İnsanlar benim nasıl bir insan olduğumu bilmiyor ama başımdaki bir metrekarelik bir kumaş parçasına takmış durumda. Belki birazcık konuşsa benimle böyle olmayacağını biliyor” ifadelerini kullandı.

Herkes serbest giyinebilsin

Eğitim-Bir- Sen Eskişehir Şube Başkanı İsmail Altınkaynak da demokratikleşme paketini olumlu ancak yetersiz bulduklarına işaret ederek, şunları söyledi:
“Mart ayında başlayan serbest kıyafet uygulaması eylemi bütün kamuda halen devam ettiğini ilan ediyorum. Talebimiz, sadece başörtüsü değildi, erkek arkadaşlarında kravatın dışında bir kıyafeti giyebilmesiydi. Sayın Bakanımız, ‘Öğretmen arkadaşımız kendine ne yakıştığını bilir. Biz öğretmen arkadaşımızın ne giyeceğine karışmayacağız’ demişti çok sevinmiştik ama demokratikleşme paketinde sadece başörtüsünün çıkması diğer arkadaşlarımız tarafından çok olumlu karşılanmadı. Beklentilerimizin hala devam ediyor. Tam bir demokrasi istiyoruz.”

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile 2/9/1925 Tarihli ve 2413 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak dün yürürlüğe girmişti.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber