Bu haber kez okundu.

Eğitim Bir Sen Bu Mağduriyeti Niçin Görmüyor?

MEB 29 Aralık ve Şubat Mülakatlarından dolayı MEB Şube Müdürlüğü sınav ve atamasına karşı bir çok dava açıldı. Özellikle hukuka aykırı olduğu halde sadece sözlü sınav ile atama yapılması bir çok haksızlıkla birlikte bir çok aileyi de mağdur durumuna getirdi.

 

Meb Şube Müdürlüğü sınavı için özellikle sözlü ile sadece atama yapılması uygun olmadığı Danıştayın çeşitli mahkemelerinden onaylandı. Fakat yine de Meb hiç bir kanunu tanımamaya çalışmaktadır.

 

Meb Yönetimi bir çok sınavda geri dönüşler yapmıştır. Burada en büyük hata sözlü sınavının sadece atama olarak kabul etmesi sebebidir. Bu hatasından geri adım atmayan Milli Eğitim Bakanlığı kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Bu olayın arkasında eski il ve ilçe Eğitim Bir Sen yönetcileri olduğu söylenmektedir. Bu yöneticilerin bir çoğu yazılıdan 70,71,73,75 alıp sözlüden 90 üstü alan kişiler olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunların 300 kişi olduğu dedikodusu ortalığı iyice germektedir.

 

Aritmetik ortalama Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliğinde temel olduğu halde Meb Görevde Yükselme Yönetmeliğini yayımlamamaya çalışmaktadır. Devamlı zaman kazanmaya çalışan Meb büyük bir hata yaptı.

 

Bakanlık ve özellikle İnsan kaynakları bütün davaları kazandıkları gibi doğru olmayan bilgilerle algı yönetimi yapmaktadır. Belki atanıp gitmeyen kişilerinde sayısını oldukça az vererek ikinci Atamanında imkansızlığını ortaya koyarak herkesi geri adım atmaya itmektedir. Büyük bir psikolojik savaş var. Yaptıkları centilmen insanlara yakışmıyor. Bir taraftan Eğitim Bir sen ve yöneticileri kendi üyeleri dahil herkesi şube müdürlüğü mücadelesinden uzak tutmaya çalışmaktadır.

 

Zaten ikinci atama şu an kanunlara göre imkansız. En yakın durum bütün atamaların iptali ve aritmetik ortalama ile atanmadır. Yüksek yazılısı olup sözlüsü düşük olan bir çok kişi atandığı halde aritmetik ortalamada oldukça iyi yerlere atanacağı aşikardır. Atanan ve atanmayan herkesi bu sözlü atamalar mağdur etmektedir. Ve münhal boş kadroların olması da ayrı bir nedendir. En az 500 kadronun açılması ve yeniden tercih yeniden atama bir çok sorunu çözecektir.

 

Özellikle Eğitim Bir Sen’den bazı yöneticiler, kendi üyeleri olan şube müdürlüğüne atanamamış adaylara bu süreçten vazgeçin telkini yapmaktadır.

 

Yoksa yapılan bir müdür atamaları ile bir makam savaşımıdır? Meb bunları bize göstermemek için bir algı yönetimi yapıyor.

 

Bunlar ağır ama gerçek…Bu gün ne sendikalar ne de başka kuruluşlar şube müdürlerinin haklarını savunamamaktadır. Zaman her zaman aynı kalmaz… Bir grup insan koca bir toplumu nefret topuna dönüştürdü bunun suçlusu bizleri yöneten insanlardır. Bu kadar eleştiriyi kaldırmakta ayrı bir hüner. Ama biraz bizden bir şey öğrenin. İnsanların yeter dediği an artık yaklaştı…

 

Özellikle Eğitim Bir Sen Kongre süreci şu an özellikle bu durumdan negatif etkilenmektedir. Atananlar hariç 4000 kişi ve ailesi bu süreçten etkilenmiştir.

 

Atanan bir çok şube müdürü de daha iyi yerlere atanacağı halde çok daha düşük puanlı yerlerde bulunmaktadır. Aritmetik ortlamada çok düşen bazı şube müdürleri dışarıda kalacaklarını görerek onlarda sözlü atamalarının iptaline karşı mücadelededir… Düşük puanlarla atananlar şu an EBS’nin desteğini alarak Meb’e baskı yaparak mahkeme kararlarına karşı çalışmaya devam etmektedirler.

 

Meb şu an kanun çıkararak sözlü ile sadece atamayı meşru kılmak için zemin hazırlamaya çalışmıştır. Fakat bazı Akparti Milletvekillerinin ve muhalefetin karşı çıkması sonucu bu durumdan vazgeçmiştir. Özellikle Şube Müdürlüğü ataması bekleyen adayların %85’i Eğitim Bir Sen üyesi olduğu halde bu sendika kulaklarını tıkamıştır. 100 iltiması güçlü kişi ile şu an kimse baş edememektedir…

 

Özellikle başbakanlık çerçeve yönetmeliğinin temeli olan aritmetik ortalama olduğunda eski atamaya göre 500 yeni kişi atanmaktadır. Sözlüsü 75 ve yazılısı 70 olan biri 72.50 bir aritmetik ortalamaya sahiptir. Yazılısı 73.33 olan ve sözlü 73 olan biri rahatça sözlüsü 75 olan kişiyi geçmektedir. Daha yüksek puanlarda çok farklı oranlar çıkmaktadır…

 

Marmara Bölgesinde olan bir şehirde yazılısı 70 olup sözlüsü 91.60 olarak il Meb’de çalışan sınıf öğretmeni kökenli(11 yıllık öğretmen-aynı durumda olup köylerde çalışmaktadır)bir kişi EBS’nin kendilerine söz verildiği için bu haklarını kimse alamaz diye her yerde söyleyerek baskıları bu kişiler yapmaktadır.

 

Burada artık en azından bakanlığa gönderilen aritmetik ortalama ile eski tercihte atanacağı yere atanmak isteyen yüzlerce kişinin dilekçesi bulunmaktadır. Atanan şu an 100 den fazla kişi atandığı tercihten daha üste atanmak için beklemektedir. Bir de atanamayan ama rahatça tercihlerinden birine giren adaylarda var. Bu tam bir haksızlık.

 

MEB ve EBS yönetimi insanları hasta edip bu süreçten düşürmek istiyor. Amaç atananların bir çoğunu istifa ettirmek ve atanamayanların da ek kadro ve yeniden tercih yapma hakkını gasp ederek onlara vereceği kadroları görevlendirme ile tamamlama yoluna gitmek için haksızlık yapmaktadır.

 

İnsanlığa karşı bir savaş yapan MEB ve EBS yönetimi var. Kazananların %85’li EBS‘li olduğu halde ve bekleyenlerın %90’na yakını bu sendikaya dahil olduğu halde 300 kişi için bütün atanan ya da atanmayan şube müdürlerinin hakkı yenmektedir.

 

Bütün iktidara ve yöneticilere sesleniyoruz. Bu adaletsizlikten bizi kurtarın….

 

EBS VE MEB YÖNETİMİ YA DEĞİŞTİRİLSİN YADA ADALETLİ OLMAYI ÖĞRENSİN.

 

“Adil olmayan yasalar mevcuttur: Onlara itaat etmekle yetinelim mi, yoksa bu yasaları değiştirinceye kadar onlara itaat mı edelim, yoksa bu yasaları ihlal mi edelim? Bu tür bir devlet yönetimi altında insanlar genellikle çoğunluğu ikna edinceye kadar beklemek gerektiğine inanırlar. Eğer yasalara karşı gelirlerse, çözümün mevcut kötülükten daha kötü olacağını düşünürler. Fakat bilinmelidir ki devletin kendisi çözüm olarak mevcut kötülükten daha kötüdür”. Henry David Thoreau

 

Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir; istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir. Devlet düzen içinde yönetildiğinde ancak dünyada barış tesis edilebilir. Konfüçyüs

 

Adaletsizlik hükme acılık, geciktirme de tatsızlık verir. BACON

 

Adalet… Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermek. Ulpianus

 

Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED

 

Şube Müdürlüğü Mülakat Mağduru Eğitimbirsen’liler Platformu

 

gazetekamu

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber