Bu haber kez okundu.

EBS YÖNETİCİSİNDEN ALAY EDER GİBİ YAZI! (MÜDÜRLERİ KİM YAKTI?)

Eğitim Bir Sen yöneticisi yönetici atamayla ilgili olarak ortaya çıkacak muhtemel kaos ve kargaşadan duyduğu endişeyle şimdiden sorumluluğu üzerinden atma gayreti içerisine girmiş.

Eğitim Bir Sen bu sorumluluktan kaçamaz! Paralel diyerek de sıyrılamaz, din sömürerek de sıyıramaz, imam hatipi kullanarak da sıyrılamaz!

Daha şimdiden iftar sofralarında geğire geğire, soğan kokuları arasında 'şu şuraya gitsin, bu da buraya' gibi çirkin koltuk taksimi ve talanı yapan EBS'nin bir yöneticisinin aşağıdaki yazısı, avını yiyen bir canavarın dişinin kirasını da istemesi misali!
 
Kim sorumlu olacak beyefendi sizsiniz tabi, kul hakkı demeden, helal haram demeden, liyakakli mi demeden, kendinizden başka herkese 'dinsiz' gözüyle bakarak, yarını düşünmeden, ağzınız köpüre köpüre, çeteleşerek, makam mevki talanı yapan sizin gibi fırsatçılar!

Bir de utanmadan yazı yazıyorsunuz, sus bari, unutturmaya çalış!

Son görevlendirilen ilçe milli eğitim müdürlerinin tamamının EBS yöneticisi olduğunu bilmiyor muyuz sanıyorsunuz?

İşte bir EBS'linin aslında kaydadeğer olmayan ama arsızlığın zirvesi olduğu için kayda geçirdiğimiz yazısı:

Fatih KUL
personelmebhaber.net

"Ülkemizde son iki yıldır yaşanan olayların etkisi, eğitim alanında en belirgin olarak yönetici atama sürecinde kendini gösterdi. Son on yıldır daha objektif uygulamalarla yönetici atayan bakanlık, son düzenlemelerle yöneticiliğin bütün kodlarını değiştirdi.

Bu günlerde, dört yılını dolduran on altı bin okul müdürü ile ilgili puanlama devam ediyor. Bakanlıktan yapılan açıklamalarda, bu müdürlerden yüzde yirmi civarında eleme olacağı ve büyük bir kısmının görevine devam edeceği belirtilse de sonucun böyle olmayacağını tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Bu yeni dönemin, eğitim sistemimize ne getireceğini yaşayıp göreceğiz ancak mevcut binlerce yöneticiyi koltuğundan edecek bu sürece nasıl geldik? Bu sıra dışı sürecin asıl sorumlusu kim?

Her şeyden önce, yapılan birçok atılıma rağmen, eğitim alanında herkesin kabul ettiği bir başarısızlık var. Yurt içi ve yurt dışı sınav sonuçları, sıfır çeken öğrenci sayıları, yabancı dil öğretimindeki yetersizlik bir yana; gençliğimizin verdiği görüntü, geleceğimiz adına endişe verici boyutlara ulaştı. Uyuşturucu ve şiddete meyilli, kendi ülkesinin çıkarlarına duyarsız, özgüveni eksik, tarihinden ve değerlerinden kopmuş ve her şeyi ile batı hayranı haline gelmiş bir gençlik var ortada.

Uluslar arası sınavlarda sağlanan bir puanlık artışın bile milli gelire katkısı ortadayken, batının yaşanan vahşete rağmen Müslüman ülkelere karşı sergilediği istikrarlı ve alçakça birliktelik yüreğimizi yakarken; gençlerimizi meydanlara sürerek tarihimize, değerlerimize karşı okullarda örgütleyenler, buna engel olmayanlar-olamayanlar, bundan mutluluk duyanlar, bu yeni dönemde kendilerini sorgularlar mı acaba? Bir buçuk milyona yakın öğrenciyi ilgilendiren TEOG kararını, altı ayda vermediği halde, görevden alınan bir müdürle ilgili iptal kararını altı günde veren mahkemeler, kendilerine bakmazlar mı acaba? Toplumun ihtiyaçları doğrultusunda, imam hatibe dönüşen okuluna gelen öğrenciyi; “Burada ne işin var, başka okula git.” diye gönderen idareciler, kendilerini sorumlu hissederler mi sizce?

Bütün bu gerçekler bir yana eğitim alanında işler birçok probleme rağmen bir şekilde yürürken, her alanda paralel organizasyonu olanlar, çıkardıkları kavga ile bugünkü ortama gelmemize sebep oldular. Bu konu ile ilgili bütün eğitim kamuoyunun dikkati kasıtlı bir şekilde sendikamızın üzerine çekilmeye çalışılıyor. Bundan sonra yaşanacak mağduriyetlerin sorumlusu olarak, bizim ilan edileceğimiz bir ortam şimdiden hazırlanıyor. Bu çaba içinde olanlar şunu unutmasın; bugün kavga edenler geçmişte her şeyi güzelce paylaşırken, biz yine bugünkü durduğumuz yerde duruyorduk.

Biz alanlarda; “ülkemizin normalleşmesi, darbe kalıntılarından temizlenmesi, 28 Şubat mağdurlarının haklarının iadesi, milli ve manevi değerleri kuşanmış gençler, yeni Anayasa” derken, birileri ülkenin tapusuna göz koymuşlar. Şimdi hiç kimsenin, başlattığı kavgada, arkasına bakmadan terk ettiği bir teşkilatı suçlamaya, ona sitem etmeye hakkı yoktur. Bütün bu saydığım başarısızlık, gezi olayları, gençliğimizin içine düştüğü çıkmaz, mahkemelerin müdahaleleri, imam hatip misyonunu paylaşmayan idareciler bir yana, müdürleri kim yaktı derseniz; bence müdürleri sebep olduğu büyük gerilim ve kavga ortamıyla “Dönemin Hocası” yakmıştır.

Talat YAVUZ
Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı"

www.personelmeb.net


 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber