Bu haber kez okundu.

Dünü Kuşanıp Yarını Kuşatacaklar Buluştu

8. Türkiye Buluşması ve ‘Öğretmen’ temalı kısa film yarışmamızın ödül töreninden dönerken, eğer gözlerdeki ışıltıyı yazmaz ve tarihe not düşmezsem, bunun bir hata olacağını düşündüm. Devasa salonu dolduran teşkilatımızın liderlerinin,...

8. Türkiye Buluşması ve ‘Öğretmen’ temalı kısa film yarışmamızın ödül töreninden dönerken, eğer gözlerdeki ışıltıyı yazmaz ve tarihe not düşmezsem, bunun bir hata olacağını düşündüm. Devasa salonu dolduran teşkilatımızın liderlerinin, 350 bin üye hedefi 370 bine çıkarıldığında memnuniyetsizliğini sergileyip “öyleyse hedef 400 bin” denildiğinde ortaya koyduğu kuvvetli alkış, heyecan kelimesiyle açıklanamayacak nitelikteydi.

Türkiye’nin dört bir yanından Antalya’ya akan lider kadromuzu Cuma günü karşılama fırsatımız olmadı. Perşembe akşamından teşkilatımızı karşılamak için gidişimiz, eski Genel Sekreterimiz ve ÇSGB Bakan Yardımcısı Halil Etyemez’in babası Hasan Amcamızın rahmeti rahmana yürüyüşüne son görevimizi yerine getirmek için Ereğli’ye gitmemizle plan değişikliğine uğradı. ‘Mekânı cennet olsun’ dileklerimizle hakkımızı helal ederek ebedi yolculuğuna uğurladığımız Hasan Etyemez Amcamıza görevimizi yerine getirip otele döndüğümüzde vakit bir hayli ilerlemişti. İstirahate çekilmemiş arkadaşlarımızla kucaklaşıp hasret giderdikten sonra yoğun geçecek bir güne dinç uyanmak için herkes odalarına yöneldi.

Eğitim-Bir-Sen’i Türkiye’nin en büyük sendikası yapanlar, gönül huzuru içerisinde tecrübelerini katık yaparak çoğunlukla bayrağı yeni arkadaşlara devretmişlerdi. Dünü kuşatanlardan, güne ve yarına dair nöbeti devralanlarla birlikte nöbeti sürdürenlerle de bir yandan hasret gideriyor, diğer yandan toplantının başlama saatini ıskalamamanın telaşı içerisinde salona doğru yürüyorduk yeni günün sabahında.

Yanlarında ideallerini, heyecanlarını, heveslerini getirenlerin doldurduğu salon güven veriyordu. Genel Başkan konuşmasına alkışlarıyla eşlik eden teşkilat liderlerinin gözlerindeki ışıltı ve yüreklerindeki heyecan bütün salonu kuşattı. 19. Milli Eğitim Şûrası’na damga vurmanın haklı gururu ile önemli başlıkların altı bir bir çizildi. Karma eğitim mecburiyeti, Osmanlı Türkçesi, Okullardan Alkollü İçki ve Kokteyl Hazırlama Dersi’nin kaldırılması, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi’nin ilkokul 1, 2 ve 3. sınıflara konulması, değerler eğitiminin okul öncesinden başlatılması, öğretmenlerin mali haklarında iyileştirmeyi sağlaması için kararlaştırılan maddeler dahil şûraya götürülen teklifler ve karara dönüşen başlıklar, Genel Başkanımızın konuşmasında geçiyor, canlı yayın yapan televizyonlar vasıtasıyla izleyenler kısa mesajlarla beğenilerini paylaşıyorlardı. Türkiye’nin demokratikleşmesi, özgürlüklerin önünün açılması noktasında sendikamızın işlevini anlatan ve her paragrafı alkışlarla kesilen konuşmanın salondaki etkisinin dışarıya da yansıdığını öğrendim.

Bugünü dünden ayıranlar, yarının aydınlığının dünün karanlığını bastırdığı ülkemizde adanmışlıkları, azim, kararlılık ve dirençleriyle çizdikleri yol haritasını paylaşırken, aynı zamanda yeni bir dönemin arifesinde olmanın sorumluluğuyla toplantıyı takip ederken, bir yandan da birbirleriyle istişarelerini sürdürdüler. Gazeteci-Yazar Yusuf Kaplan’ın “Medeniyet Tasavvuru ve Öncü Kuşak” başlıklı sunumuyla zihinleri açtığı, herkesin bakış açısına yeni pencereler eklediği konferansında alınan notlar, atılan twitler istifade edildiğini gösteriyordu. “Dünyada sömürgeleştirilemeyen, ancak kendi eğitim sistemiyle kendini sömürgeleştiren tek ülke Türkiye’dir. Son bin yıllık dünya tarihini şekillendiren bir millet, ilk defa son yüz yılda Türkiye sınırlarına hapsolmuştur. Hayallerimiz yoksa başkalarının hayalleriyle yaşamaya mahkûmuz demektir.

Eğer eğitim sistemimizi geliştiremez, kendi modelimizi oluşturamazsak tarihe yön veremeyiz, ancak tarihte tatil yaparız” gibi sarsıcı tespitleri doğru kişinin doğru adresle buluştuğunu gösteriyordu.   Sekretarya/Teşkilat eğitimlerinin yapıldığı salonlarda görevi devralanların çokluğu ve görevlerinde başarılara imza atma kararlılığı içerisinde olanların ilgisi gözden kaçmıyordu. En az eskisi kadar soran, sorgulayan, öneren ve önemseyen yeni bir kadro vardı. Hazır bulunuşlukları, bu yıl için üye hedefini 400 bine çıkarmayı isteyen salonun haklılığının göstergesiydi. Tam kadro soluksuz izlenen sekretarya toplantıları, kıdemli arkadaşlarımızın geçmişin birikimlerini aktarmaya yönelik pas veren katkılarıyla dolu dolu geçti. Menuniyet düzeyi, istek ve iştiyak kadar yüksekti.

Enformatik kirlenmelerden zihinleri korumak için üzerimize düşenleri, algı yönetimi yapanların hamlelerini boşa çıkarmak için yapılması gerekenleri ve haklı gururunu yaşadığımız üretimlerimizin muhataplarına ulaşması için izlenecek yol ve yöntemleri aktarmaya çalıştığım basın ve iletişim birimindeki memnuniyet düzeyinin diğer sekretaryalarda da aynı olduğunu müşahade ettim ara buluşmalarda.   Zulüm rantçılarının kurtuluşlarını, mazlum görüntülerde aramaya başladığı günümüzde, on yıllardır çektiğimiz yokluğun, yoksulluğun, haksızlığın, kandırılmışlığın, aldatılmışlığın, çaresizliğin, ümitsizliğin bitişini sağlayan ve gelecek adına güven veren kadro ile vaktin el verdiği ölçüde bir bir kucaklaştık. İl il, ilçe ilçe hasbihal ettik. Gelecek 4 yılı geleceğe taşıyacak yeni, dinamik kadronun gözlerinden ilham aldık.

Kabul görmüş dualarımız olanları yüreklerimize konuk ederken aynı zamanda yüreklerine de konu olduk.   50 bin yetim kardeşi 50 bin sınıfla buluşturmak, himaye etmek üzere ahitleştiğimiz 8. Türkiye Buluşmamızda; öğretmenden şube müdürüne, şeften memura, yardımcı hizmetliden 4/C’li çalışana kadar tüm eğitim çalışanları için sağladığımız kazanımlara yenisini eklemek için ‘neler yapmalıyız’ı tartıştık. İllerden gelen talepleri alırken aynı zamanda teşkilatımıza da beklentilerimizi aktardık.   Yeni bir dönemin arifesinde önemli bir toplantıyı amacına uygun olarak tamamlamanın huzurunu yaşarken, 4. Olağan Kongreden bugüne görev almış ve bayrak yarışında görevi devretmiş arkadaşlarımızın isimlerini atlamaksızın teker teker yazarak minnet ve şükranla anıyor, nöbeti devralan arkadaşlarımızın soylu mücadeleyi zirveden yeni hedeflere taşıyacak liderler olduğuna olan inancımı belirtiyorum.

Kaygısı, kavgası ve sevdası bir olanlara selam olsun.

TEŞEKKÜRLER BAŞKANLARIM(*)

Halil Etyemez, Gaffari İzci, Mahmut Aslan, Şahin Gümüş, Abdulmuttalip Ziyagil, Mustafa Kır, Cemil Erkan, İlhan Eranıl, Hülya Korkmaz, Celalettin Ekinci, Süleyman Gökçen, Bahattin Yetim, Orhan Polat, Tamer Yıldırım, Süleyman Alkoç, Mehmet Şafi Özperk, İbrahim Etem Yılmaz, Rasim Taşcan, Mücahit Kılınç, Erol Kavuncu, Ahmet Sert, Yasin Karakaya, Zinnur Şimşek, İsmail Altınkaynak, Veli Ağaç, Cevat Önal, Emrullah Aydın, Orhan Aydın, Emin Engin, Abdurrahim Şenocak, Adnan Alagöz, Zeki Karaman, Bülent Kılıç, Ramazan Çetin, Ali Rıza Aka, Naci Sargın, Halil İbrahim Keleşoğlu, Mehmet Emin Esen, Sebahattin Akkır, Bayram Güler, Celaleddin Özüdoğru, Oğuzhan Özkan, İbrahim Halil Erek, Cemil Çağlar, Mehmet Karaçallık, Zekeriya Yayla, Abdullah Neşeli, Kamuran Aşkar.   *4. Olağan Genel Kurulumuzdan (20 Şubat 2011) sonra görev yapan ve bayrağı daha ilerilere taşınması için devreden Eğitim-Bir-Sen Genel Yönetim Kurulu Üyeleri ve Şube Başkanları.

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber