Bu haber kez okundu.

–Eğitim sistemimizin temel problem alanlarından birisi eşgüdümsüzlük, birbirini tamamlamayan, beslemeyen uygulamaların üst üste bindirilmiş olmasıdır. Şubat ayında yapılacak atamalarla ilk kez uygulanacak olan "Stajyer Öğretmenlere Oryantasyon Eğitimi" bu açıdan örnek teşkil edicidir. Bilindiği üzere "Eğitim Fakülteleri" ve "Pedagojik Formasyon Programları" bünyesinde "Oryantasyon Eğitimi" ile hedeflenen bir içerik büyük ölçüde veriliyor. En azından "Eğitim Fakülteleri"nin ve "Pedagojik Formasyon Programları"nın içeriklendirilmesinde bu tarz bir teorik temellendirme yapılmış. Yeniden bu eğitime ihtiyaç duyulduğuna göre MEB'in "Eğitim Fakülteleri"ndeki ve "Pedagojik Formasyon Programları"ndaki staj uygulamasından bekleneni alamadığı iddia edilebilir. Ancak MEB, şu ana kadar "Eğitim Fakülteleri"nin ve "Pedagojik Formasyon Programları"nın staj uygulamasına dönük bir çekince beyan etmemiştir. Bu açıdan benzer uygulamaların değişik evrelerde sürekli tekrarlana gelmesi bir eşgüdüm, koordinasyon ve planlama eksikliğinin göstergesidir. Aynı zamanda tekrarlanan aynı eğitimlerin büyük bir zaman, para, insan ve emek israfına neden olduğu, olacağı da aşikardır.
 Diğer taraftan uygulamanın yasal bir zemine kavuşturulmamış olması da başka problemlere davetiye çıkarmaktadır. Stajyer Öğretmenlerin nerede başlayacakları, mali ve özlük işlemlerinin nerede yapılacağı, çalışma saatleri vs. gibi durumlar belirsiz bırakılmış olup yeni başlayan Öğretmenler için endişe kaynağıdır. Yine söz konusu "Oryantasyon Eğitimleri"nin kimler tarafından verileceği ayrı bir tartışma ve güvensizlik nedenidir. Bakanlığın ilgili yazısında dile gelen kriterler netlikten uzak, keyfiliğe ve istismara açık haldedir. Kimlerin hangi kriterle danışmanlık görevine getirileceği konusunun daha açık, net, şeffaf olmasında ve kuvvetle muhtemel olacak olan tartışmayı, keyfiliği ve kayırmacılığı önleyen nitelikte düzenlenmesinde zaruret vardır.


Temelde "iyi niyet"li gibi görülse de başta belirtildiği gibi sistem içi bir tekrar hüviyetinde olan düzenleme "efradını cami, ağyarını mani" bir nitelikte olmadığından uygulama bir taraftan lüzumsuz bir tekrarı, kırtasiyeciliği, bürokrasiyi doğuracak dolayısıyla pek çok açıdan israfa neden olacak diğer taraftan uygulamanın yasal altyapısının eksikliği nedeniyle stajyer öğretmenler için belirsizlik, danışmanlar üzerinden de keyfilik-kayırmacılık algısını üretmektedir.

Bakanlığın ilgili olduğu tüm birim ve bileşenlerle daha nitelikli bir koordinasyona ve planlamaya acil ihtiyaç içinde olduğu görülmektedir. Eğitim kademelerinde ve uygulamalarında güvenilirliği ve geçerliliği olan ölçümler olmadığından aynı uygulamalar farklı isimler altında pek çok yerde tekrarlanmaktadır. Etkin bir yönetim anlayışı üzerinden konunun tekrar ele alınması, yasal altyapısının oluşturulması ve şüphesiz özellikle "Eğitim Fakülteleri" ve "Pedagojik Formasyon Programları"nın içerikleri ile bütünleştirilmesinde zaruret görülüyor. Bunlar yapılmadığı taktirde "benim oğlum bina okur, döner döner yine oku" şeklinde kısır bir döngüde patinaj yapmaya devam ederiz. Bu açıdan Özgür Eğitim-Sen olarak Bakanlığı ciddiyete, pejoratif tedbirler yerine hak, adalet ve yönetimin temel ilkelerine uygun yapısal çözümler üretmeye davet ediyoruz.
 
Abdulbaki DEGER
Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri

 

Kaynak: www.kamuajans.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber