Bu haber kez okundu.

ROTASYONLA EĞİTİM SORUNLARI AŞILAMAZ!

Deveye sormuşlar; "boynun neden eğri" diye. "Nerem doğru ki" diye cevaplamış. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı düzenlemelere, uyguladığı politikalara ve eğitim sistemindeki yönetim ve organizasyon anlayışına bakıldığında da benzer bir durumla karşı karşıyayız. Her düzenleme başka sorunlara kapı aralıyor, yeni mağduriyetler oluşturuyor, başka kesimler için kayırmacılığın önünü açıyor. Son açıklanan "MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği (Öğretmene Rotasyon) ile yeni bir gündem oluşturuluyor. Sistemin yaşadığı köklü ve yapısal sorunlar yürürlüğe konulan lokal ve palyatif tedbirlerle iyice içinden çıkılmaz bir hale sokuluyor. Modern devletin başlangıcından itibaren devasa bir yapı oluşturan bürokrasinin en temel vasfı "rasyonellik" olarak tanımlanmıştı. Bu da uygulanacak her kamu politikasının neden-sonuç zinciri içerisinde ele alınarak hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.


Rotasyon uygulamasının gerekçeleri ile yapılan düzenlemelerin sıkıntıyı gidermesi ve nihai amaç olarak eğitim sistemini iyileştirmeye dönük ne tür bir fayda temin edeceği tartışmalıdır. Öncelikle MEB'in yaptığı bu düzenlemeyi mümkün kılan gerekçesi nedir? Bu gerekçe hangi veriler, araştırmalar, analizler sonucunda tespit edilmiştir? Uygulanacak yeni düzenleme ile ne tür bir iyileşme beklenmektedir? Hangi sorunları çözecektir? Amaç ile aracın uygunluğu nasıl tespit edilmiştir? Bütün bu sorular hava da aslı durmaktadır. Geniş ölçekli bir analize dayandırılmadan hayata geçirilen bu uygulama ile sorunlar derinleştirilecek, muhtemelen çok kısmi düzeyde bir öğretmen yer değiştirmeye ve bağlı olarak sosyal ve ekonomik mağduriyetlere uğrayacaktır.

Rotasyona gerekçe olarak öne sürülen genç öğretmenlere merkez okullarında yer açılması ve kıdemi olan öğretmenlerin emekli olacağı gerekçeleri izaha muhtaçtır. Öğretmenlerin atama ve yer değiştirme prosedürü bilindiği gibi hizmet puanları üzerinden yapılmakta olup doğası gereği kıdemli olanların merkezde kümelenmesi doğal bir durumdur. Kıdemi artan öğretmenlerin taşrada, kenar bölgelerde çalışma beklentisi başlı başına sıkıntılı, sakıncalı ve gerçekliğe uygun değildir. İkincisi rotasyona uğrayacak öğretmenlerin salt yer değişikliği üzerinden performanslarının artacağına ilişkin önümüzde anlamlı hiçbir veri bulunmamaktadır. Türkiye'de tam tersine eğitim sisteminde yer değişikliği üzerinden yaşanan sorun özellikle Doğu ve taşrada öğretmenlerin belirli süre kalmamasının yarattığı problemdir. Bu problemi giderecek, iyileştirecek uygulama ise kesinlikle rotasyon uygulaması olamaz. Başka ekonomik ve sosyal politikaların devreye sokulmasını gerektirmektedir. Üçüncüsü kıdemli olanların rotasyon baskısı üzerinden emekli olacakları ve sistemde yer açılacağı beklentisi de çarpık bir okumaya dayanmaktadır. Türkiye'de emeklilik sisteminin çalışanlar tarafından tercih edilmemesinin en temel nedeni mali ve özlük hakların geri olmasıyla ilgilidir. Yani merkezde çalışan öğretmenler "iki eli yağda iki eli balda" bir yaşantı sürdürdüklerinden değil aileleri, çocukları ile oluşturdukları yerleşik düzen dolayısıyla yer değiştirmemeyi seçmektedirler. Emekli olmaları ancak söz konusu durumlarında yapılacak iyileştirmeler ile mümkün olabilir. Diğer taraftan yapılacak düzenleme ile şehir merkezlerinde bir şekilde düzen oluşturmuş, ev almış, çocuklarını okula göndermiş, anne-babalarına yakın olmayı seçmiş, pek çok insanı bireysel yaşantılarının dışına uzanacak şekilde sosyal çevrelerini de rahatsız ve mağdur edecek sıkıntılara neden olacaktır. Bakanlık eliyle modern bir tehcir uygulaması olan rotasyonun rasyonel bir temeli bulunmadığı gibi bürokrasinin rasyonellikten uzak keyfiliğinin önümüze çıkardığı "laf ola beri gele" bir düzenlemedir.


Aynı yönetmelikte  aday öğretmenlerin durumuna ilişkin yapılan düzenleme de keyfiliğe kapı aralayan niteliktedir. Yukarıda belirtildiği gibi bir uygulamanın mantığının olması, makul ve kabul edilebilir gerekçelere dayandırılması zaruridir. Yıllardır uygulana gelen aday öğretmen uygulaması hangi sorunları doğurmuştur? MEB bu sıkıntıları hangi platformlarda dile getirmiştir? Kaşif bir eda ile "Buldum!" şeklinde sorun tespit eden ve çözüm üreten bu zihin sorun üretmekten başka bir şey yapamaz. Yeni uygulama ile  aday öğretmenlerin yazılı ve sözlü sınav sonuçlarına göre valilerce atanacağı belirtilmektedir. Sınavda başarılı olamayan aday öğretmenler başka bir eğitim kurumunda yeniden performans değerlendirmesine ve sınava tabi tutularak ya unvan kazanacaklar ya da memuriyetle ilişikleri kesilecek denilmektedir. Eğitim sisteminin kıdemli çalışanlarının rotasyonla aday öğretmenlerin ise her türlü istismara açık sözlü değerlendirmelerle keyfiliğe, mağduriyete atılmaları asla kabul edilemez.


Özgür Eğitim-Sen olarak eğitim sisteminin sorunlarının bakanlık bürokrasinin keyfi, istismara dönük uygulamalarına gerekçe olarak yeni sorunların üretilmesi için kullanılmasını asla kabul etmiyoruz. Bu açıdan MEB'i önce ciddiyete sonra da ahlak, liyakat ve adalet ilkelerinin zemin olduğu kolektif akla ve mantığa davet ediyoruz.

                                                           ÖZGÜR EĞİTİM-SEN YÖNETİM KURULU

 

ozguregitimsen.org

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber