Bu haber kez okundu.

İdeolojik sendikal eyleme uyarak, işe gelmeyen memur, atılabilir mi?
 468 sayılı Kanununda sendikal eylemlere ilişkin olarak şu madde yer almaktadır:

"Madde 18 - Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevlerine son verilemez."

Bu maddeye göre, memurlar sadece işverenin izniyle iş saatleri içinde yapılan eylemlere katılabilirler. Ayrıca yapılacak sendikal eylemlerin de, meslek mensuplarının özlük haklarıyla ilgili olması gerekmektedir.

Ancak, kanundaki bu hükümlere karşın yargı içtihatları çerçevesinde, sendikal eylemler doğrultusunda işe gelmeyen memurlara verilen disiplin cezaları iptal edilmiştir. Son olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ile Anayasa Mahkemesi de bu yönde verilen cezaların hukuka uygun olmadığını belirtmişlerdir. Tıklayınız.

Diğer taraftan, 657 sayılı Kanununda;

- "d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," fiili için Kınama,
- "o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak." fiili için Kademe İlerlemesinin Durdurulması,
- "a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," fiili için ise Memurluktan çıkarma cezası,

verilebilmektedir.

Son dönemde, özellikle, 2016 yılı başından itibaren, sendikal eylemlere farklı yaklaşılmaya başlanmıştır.

17 Şubat 2016 tarihinde yayımlanan Başbakanlığın 2016/14 sayılı Genelgesi sonrasında, memurların özlük haklarından ziyade Devletin Doğu ve Güneydoğu'daki operasyonlarını hedef alan sendikal eylemler doğrultusunda işe gelmeyenlere, memurluktan çıkarma cezası soruşturmaları yapılmaya başlanmıştır.

Daha önce bu tür eylemler için, "memurların özlük hakkı mı değil mi" kriterine bakılmaksızın en fazla uyarma veya kınama cezası verilirken veya hiç ceza verilmeyip görmezden gelinirken, ceza türünün "Memurluktan çıkarma" seviyesine çıkmış olmasının çok sert bir tedbir olduğunu düşünüyoruz.

Memurlar.net'e ulaşan bilgilere göre bir sendikanın aldığı karar dolaysıyla Aralık'ta işe gitmeyen 40 binin üzerinde memura "Memurluktan Çıkarma" soruşturması yürütülmektedir. Evet, 657 sayılı Kanunun 125/E-a bendi, ideolojik ve siyasi nedenlerle iş yavaşlatılmasına, greve, kamu hizmetinin yürütülmesinin engellenmesine, "memurluktan çıkarma" cezası verilebileceğini öngörmektedir. Fakat, soruşturmaya uğrayan memurlar, eğer bu tür bir sendikal eyleme katılmanın cezasının memurluktan çıkarma olduğunu bilselerdi, muhtemelen işe gitmeme eylemine katılmazlardı. Eylemlere bu derece büyük bir çoğunluğun katılmasının en büyük nedeni, Danıştay ve AYM'nin son kararları nedeniyle, eylemlere artık ceza verilemez hale gelindiğinin düşünülmesidir. Bu nedenle, Devlet görevlilerinin, bugüne kadarki uygulamayı düşünerek, biraz daha insaflı davranmalarında yarar bulunmaktadır.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber