Bu haber kez okundu.

DES, Liselerde Başörtüsünün Serbest Bırakılması Kararını Değerlendirdi

Bakanlar Kurulu Toplantısında alınan karar neticesinde yapılacak yönetmelik değişikliğiyle 'Liselerde Başörtüsünün Serbest Bırakılması'  kararını, özgürlükçü bir adım olarak gördüklerini kaydeden Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Kıyafet serbestliğinin yalnızca başörtüsüyle ve yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

 

'Eğitim sistemini ve eğitim bileşenlerini sivilleştirmeden, özgürlükçü reformlar yapmadan, demokratik değerleri yerleştirmeden okullarımızdan beklediğimiz verimi, kalite ve başarıyı yakalayamayız. Önemli olan öğretmen ve öğrencilerimizin ne giyeceği değil ne ürettiği, performansı ve nasıl bir artı değer ortaya koyduğudur' şeklinde konuşan DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, sendika genel merkezinde yaptığı basın toplantısında şunları söyledi;

 

ÖĞRENCİLERE SERBEST KIYAFET UYGULAMASINDAN GERİ DÖNÜLMEYE BAŞLANDI!

2012 yılında başlatılan ve öğrenciler arasında büyük rağbete ve sevince neden olan serbest kıyafet uygulamasından; velilerin, stokçu tekstil toptancılarının ve tutucu kimi kesimlerin isyan ve itirazı nedeniyle okul forması ve okul önlüğü uygulamasına geri dönülmeye başlanmıştır.

 

CİNSİYETÇİ VE AYRIMCI SERBESTLİK!

Ve yine; 2013 yılında yapılan yasal değişiklikle kamudaki bayan öğretmen ve memurlara başörtüsü özgürlüğü tanınırken erkek öğretmen ve memurlara 12 Eylül darbe mirası kıyafet yönetmeliği dayatılmaya devam ediliyor. Erkek öğretmenler saç ve bıyıklarının şekil ve boylarından tutun takım elbise ve kravat zorlamalarıyla halen sıkıştırılıyor ve birçok öğretmenimiz yönetmelik nedeniyle, saçı sakalı ve kravatı nedeniyle soruşturmalarla muhatap oluyor.   

 

İSTEYEN YİNE ÖNLÜK, FORMA VE TAKIM ELBİSEYLE OKULA GELSİN!

Bayan öğretmenlere tanınan kıyafet özgürlüğünden erkek öğretmenleri mahrum bırakmanın, öğrencilerin elinden alınan özgür kıyafet uygulamasının eğitim ortamlarının ruhuna ve eğitim bileşenleri arasındaki rol modeliteye ve dahası pedagojik gerçeklere uymadığını düşünüyorum. Biz demokratik bir eğitim sisteminden ve sivil, özgürlükçü uygulamalardan yanayız. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz isterse serbest kıyafetle isterse forma, önlük ve takım elbise kravatla okula gelebilmelidir.

 

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER NE GİYECEĞİNE KENDİSİ KARAR VERMELİ!

Bırakalım öğretmen ve öğrencilerimiz ne giyeceğine kendileri karar versin. Bir eğitim kurumda öğretmenlerin ve öğrencilerin özgürlüğüne ve özgünlüğüne karışmak, belirli bir giyim şeklini dayatmak en başta bilim dışı, baskıcı bir anlayışın tezahürüdür.

 

ÖZGÜR OKUL VE DEMOKRATİK EĞİTİM İSTİYORUZ!

Eğitim psikolojisiyle ve pedagojiyle uyuşmayan tek tip kıyafet uygulamasının, gelir düzeyi farkını yansıtmama ve yine okullarda kural ve disiplin oluşturduğu yönünde ki iddiaları gerçekçi ve pedagojik bulmuyoruz. Tek tip kıyafet uygulamasının eğitimde 'monolitik' bir kültürel kimlik oluşturmak ve antidemokratik öykünmeler oluşturma gibi sakıncalı sonuçları bulunmaktadır. Öğrenci ve öğretmenlerin serbest kıyafetlerle ve rengârenk giysilerle okullara gelerek, okullarımızı çiçek bahçesine çevirmesini istiyoruz. Özgür okul istiyoruz. Demokratik bir eğitim sistemi istiyoruz!

 

EĞİTİMDE ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ ARAYIŞLARI TEHDİT OLARAK GÖRÜLMEMELİ!

Eğitimde 'fakat'sız, 'ama'sız, 'ancak'sız, şartsız ve şurtsuz demokrasi ve özgürlük istiyoruz. Türkiye gerçeği değil şekli arayan ve edilgen bir başrol üstlenen eğitim çıktılarıyla yerinde saymaya devam edemez! Yasak ve baskı kültürüne bağlı bir eğitim anlayışının sürdürüldüğü Türkiye'de yenilikçi ve özgürlükçü hak arayışları maalesef her zaman bir tehdit olarak algılanmaktadır.

 

SİVİLLEŞME VE NORMALLEŞME SÜRECİNDEN EN AZ EĞİTİM SİSTEMİ NASİBİNİ ALDI!

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya özellikle seslenmek istiyorum. Son yıllarda Türkiye kayda değer bir normalleşme yaşamaya başlamıştır. Bu yeniliklerden en az eğitim sistemi nasibini aldı. Eğitimi asli rotasına yönlendirme iradesini cesurane bir şekilde gösteren başarılı, demokratik ve bilimsel reformlara rağmen Türkiye'de eğitimin özüne dönük, temel sorunlarına dönük hala atılması gereken ciddi adımlar bulunmaktadır. Eğitimde bütün yapıyı ciddi bir reforma tabi tutmak gerekiyor. Eğitim sisteminin temel sorunlarıyla hesaplaşmak gerekiyor. Eğitim sisteminin haksız ve hukuksuz yasaklarından birisi de öğretmen ve öğrencilere uygulanan 12 Eylül darbe mirası kıyafet yönetmeliğidir. Düalist bir bakışı ve seküler bir mantığı dayatan eğitim sistemine dönük yasaklar toptan kaldırılmalıdır. Okullarda özgürlük ve demokratik değerler hâkim olmalıdır. Kılık kıyafet yasakları hem öğretmenler hem de öğrenciler için tümüyle kaldırılmalıdır. Tek tip kıyafet dâhil eğitimdeki antidemokratik tüm uygulamalar sona ermelidir. Tek tipleştirilmiş zorunlu eğitim ile her çocuk cendereye alınmaktadır. Okullar öğrenciler ve eğitimciler için yaşam hapishanesine dönüştürülmüştür.

 

ZENGİN FAKİR EDEBİYATIYLA ÖNLÜK VE FORMAYI SAVUNMAK KOLAYCILIĞI!

Türk eğitim sisteminde modernleşme şekilsel olduğu ve bir derinlik üretemediği için, merkezî, ideolojik, baskıcı oldu. Eğitim reformları toplumun hemen değiştiğini görmek isteyen bir acelecilikle yapılmış, temel olarak insan yaradılışına, gelenek ve kültürümüze uygun hâle getirilememiştir. Maddi ve manevî anlamda sağlıklı bireyler yetiştirmesi pek mümkün olamamıştır. Tek tip kıyafeti meşrulaştırmak için fakir çocuk zengin çocuk istismarının yanına şimdi de güvenlik eklenerek akla ziyan açıklamalar yapılıyor. Hâlbuki özgürlük değil, baskı, vehim, vesvese ve dayatmalar çocukların psikolojisini bozar. Zengin fakir edebiyatıyla önlüğü savunanlar tek tip, itaatkâr, sistemin çarklarına hizmet için disipline edilmiş insanlar istiyor. Çocukları tek tip kıyafet giydirme maharetiyle eşitlendin diye kandırmaya çalışıyor. Tek tip kıyafet antidemokratik eğitim sistemlerinin bireyin bedeni, aklı ve ruhu üzerinde kurmak istediği hegomanyanın ürünüdür. Kimi siyasetçilerin serbest kıyafetin mahsurları diye başlayan konuşmalarını, bu çağda bir talihsizlik olarak görüyorum.

 

VELİLERİMİZ SERBEST KIYAFETTEN KORKMASIN!

Özellikle velilerimiz kıyafet serbestliğinden ve eğitimdeki özgürlükçü reformlardan korkmamalı, ideolojik mihrakların dolduruşuna gelmemelidir. Önemli olan kişinin ne giyeceği değil ne üreteceğidir. Kaldı ki ne devletin nede başka birilerinin, kimsenin ne giyeceği ve giymeyeceği konusunda bir dayatma yapma hakkı olamaz. Bireyin özgünlüğüne rağmen ona belirli bir giyim şekli dayatılamaz. O zaman başörtülüleri kamusal alanda görmek istemeyenleri yahut başı açık olanları cadde ve sokaklarında görmek istemeyenleri haklı duruma düşürmüş oluruz.

 

24 EYLÜL ÇARŞAMBA GÜNÜ İŞ BIRAKMA EYLEMİNE KATILMIYORUZ!

Türkiye genelinde bazı sendikaların genel merkezleri tarafından alınan ortak kararla, 24 Eylül Çarşamba günü yapılacak bir günlük iş bırakma eylemine DES olarak katılmıyoruz. Biz DES olarak eğitimde yaşanan olumsuzluklara tabii ki kayıtsız değiliz ama tepkilerimizi demokratik yollarla ve çocuklarımızı, halkımızı mağdur etmeyecek şekilde göstermekten yanayız.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber