Bu haber kez okundu.

Dershaneleri kapatmak bir grubu cezalandırmak için yapılıyor, kamu yararı yok\'

Pak Eğitim İşçileri Sendikası, işçi sendikaları, işveren sendikaları, işveren dernekleri, memur sendikaları, akademisyenler ve gazetecilerin katımıyla ‘Özel Öğretimde İstihdam ve Dersaneler’ konusu bir panelde ele aldı. Panel sonunda nihai bir sonuç deklarasyonu yayımlandı. Deklarasyonu Aksiyon İş Genel Başkanı Vedat Öztürk okudu. Dershanelerin kaldırılmasının serbest piyasaya müdahale olduğuna değinen Öztürk, “Hizmet piyasasının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlama amacını taşımamaktadır. Bu yönüyle anayasanın 167. maddesine aykırıdır. Anayasanın 35 ve 48. maddelerinde demokratik devlet vatandaşların teşebbüs ve mülkiyet hakkını güvence altına alır. Dershaneleri kapatma toplumsal bir grubu cezalandırma maksadıyla yapılmaktadır. Kamu yararı yoktur bu yönüyle Anayasa'nın 5 ve 10. maddelerine aykırıdır." dedi.

 

    Pak Eğitim İşçileri Sendikası organizasyonu ile ‘Özel Öğretimde İstihdam’ konusu masaya yatırıldı. Sendikanın Ankara Holiday İnn otelde gerçekleştirdiği panele işçi sendikaları, işveren sendikaları, işveren dernekleri, memur sendikaları, akademisyenler ve gazeteciler katıldı. 

 

    Özel Eğitimde İstihdam sorunun oluşması, işçi ve işveren mağduriyetlerine yol açacak süreci değerlendirmek üzere farklı kurumlardan yaklaşık 150 kişinin katılacağı toplantı sonrasında kamuoyu ile paylaşılmak üzere nihai bir sonuç deklarasyonu yayımlandı. 

 

    Deklarasyonu Aksiyon İş Genel Başkkanı Vedat Öztürk okudu. Panel kapsamında hazırlanan deklarasyon metnini Milli Eğitim Bakanlığı, sendikalar, Anayasa Mahkemesi ve ilgili tüm kuruluşlara göndereceklerini belirten Öztürk, “Dershanelerin dönüştürülmesi projesi başarısız olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 4 bin 200 dershanenin 800’ü başvurmuş sadece 54’ü dönüşmüştür. Bu toplamda yüzde 1.3’e denk gelmektedir. Okula dönüşen dershaneler de yeterli öğrenci bulamamaktadır." diye konuştu.

 

    Dershanelerin kapatılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade eden Öztürk, "Anayasa'nın giriş kısmında devlet, insan haklarına saygılı hürriyetçi demokratik bir sistem olarak tanımlanmaktadır. Dershanelerin kapatılması anayasanın birçok maddesine ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırılık teşkil etmektedir. Devlet, Anayasa'nın 49. maddesine göre çalışanlarının çalışma hayatını geliştirmek çalışmalarını desteklemek için gerekli tedbirleri almakla ve işsizliği önlemekle yükümlüdür. Anayasa'ya göre eğitim hakkı engellenemez. Dünyada hiçbir demokrasi ayrımcılığa izin vermez. Kanun yoluyla yapılacak ayrımcılık insan hakları temel ilkelerine aykırıdır." şeklinde konuştu.

 

    "DERSHANELERİN KAPANMASI İLE ÜNİVERSİTELERE YERLEŞMENİN AZALACAĞI ÖN GÖRÜLMEKTEDİR"

 

    Dershanelerin kaldırılmasının serbest piyasaya müdahale olduğuna değinen Öztürk, "Dershanelerin kapatılmasının istihdam piyasası ve sosyal devlet açısından değerlendirilmesi; TÜİK’in 2014 Ağustos verilerine göre 2 milyon 944 bin kişi işsizdir. İşsizlik oranı ise yüzde 10,1 seviyesindedir. Genç nüfusuyla dikkat çeken Türkiye’de her yıl yaklaşık 700 bin kişi, çalışma çağına ulaşarak istihdam piyasasına katılmaktadır. Türkiye’de 1 kişiye istihdam sağlanabilmesi için ortalama 521 bin liralık yatırım yapılması gerekiyor. TOBB 2014 raporuna göre dershaneler, önemli bölümü öğretmenlerden oluşmak üzere yaklaşık 60 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Kalkınma Bakanlığı'nın verilerine göre dershaneler kapanırsa işsiz kalacak 60 bin kişiye yeni istihdam alanı oluşturabilmek için yapılması gereken yatırım miktarı 31 milyar 260 milyon TL’dir. Dershaneler kapanırsa işsiz kalacak 60 bin kişi için İşsizlik Fonu'ndan 518 milyon TL ödenecektir. Dershaneleri kapatmayı öngören hükümet, çözüm olarak ise bu kurumlarda istihdam edilenlerin kamuya geçireceğini ileri sürmüştür. Kamuya geçişin maliyeti 3 milyar TL’dir. Dershaneler Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) çalışanları için sigorta primi ödemektedirler. Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre dershaneler SGK’ya 2012’de 778 milyon, 2013’te ise 953 milyon TL prim ödemesi yapmıştır. 2014 yılı için ise 1 milyar TL civarındadır." ifadelerini kullandı.

 

    Dershanelerin kapanmasının eğitim sistemi açısından bakıldığında dershaneye gitmenin üniversiteye yerleşme ile pozitif bir ilişkisi olduğu bilindiğini anlatan Öztürk, "Dershanelerle ile ilgili politika belirleyicilerin bunu dikkate almaları zorunluluktur. Dershaneler doğu ve güneydoğudaki dezavantajlı gruplar açısından önem arz eder. Yapılan araştırmalarda dershane sayısı ile üniversiteye yerleşme sayısı arsında doğrudan bir ilişki vardır. Dershanelerin kapanması ile üniversitelere yerleşmenin azalacağı ön görülmektedir. Dershaneler sınav sistemindeki değişiklikleri yakından takip ettiklerinden üniversite tercihlerinde daha etkili bir uzmanlık hizmeti sunmaktadırlar. Dershaneler sonuçtur sebep değil. 2 milyon kişiden 200 bin kişi nitelikli kuruma girebiliyorsa dershaneler gereklidir." şeklinde konuştu.

 

personelmebhaber.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber