Alan değişikliği talebi karşılanmalıdır!
Eğitim sistemimizin en büyük problem alanlarından birisi de insan kaynakları yönetimidir. Sayıları bir milyonu bulan öğretmenlerin formasyonlarına uygun şekilde istihdamları hem çalışanların verimlilikleri ve mesleki doyumları, hem öğrencilerin başarıları hem de MEB’in nitelik beklentisi açısından önem arz ediyor.
Ancak planlama, gündelik gelişmelerin baskısı, kaynak yetersizliği vs. gibi pek çok gerekçe üzerinden öğretmen istihdamımız sorunsuz bir hale getirilemedi. Sistemin tüm kademeleriyle tutarlı, uzun vadeli ve öngörülebilir bir planlamadan yoksunluğu devam ediyor. Alınan palyatif tedbirler sorunları ağırlaştırıyor. Öğretmenlerin talep ve beklentileri görmezden geliniyor. 
Eğitim camiamızın önemli bir kesimini ilgilendiren "diplomaya dayalı alan değişikliği" talebi de bu konulardan birisidir. Diplomaya dayalı alan değişikliği üç yıl öncesine kadar periyodik bir şekilde karşılanmaktaydı. Ancak üç yıldır ciddi bir talep olmasına rağmen "diplomaya dayalı alan değişikliği" atamaları yapılmadığı gibi talep ısrarla görmezden gelinerek uygulama tarihi belirsiz hale getirilmiş ve ne zaman olacağı kestirilemeyecek şekilde keyfi bir tasarrufa indirgenmiştir.
Daha önceki yıllarda uygulanmış ve uygulanması meşru, makul hatta gerekli olan uygulamanın gerekçesiz terk edilerek belirsizliğe ve suskunluğa mahkûm edilmesi hem bu talebi dillendiren öğretmenleri mağdur etmekte hem de çalışanlarının taleplerine duyarsızlık gösteren MEB'i imaj kaybına uğratmaktadır. Oysa MEB'in kendi çalışanlarının talep ve beklentilerini karşılaması varoluşunun gereğidir. Diğer taraftan iş ve işlemlerini "hesap verebilirlik", "öngörülebilirlik" gibi temel esaslara uygun yürütmesi, talep ve beklentileri dikkate alması, Anayasal güvence altına alınmış olan "....çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak..." maddesi doğrultusunda planlama yapması MEB'in görevi ve sorumluluğudur. 
Bu açıdan çalışanların mesleki doyumları, iş barışı, huzurlu ve verimli bir öğretmen-öğrenci ilişkisi vs. gibi doğrudan eğitim-öğretimin niteliğine etki eden "diplomaya dayalı alan değişikliği" talebi acil bir şekilde beklentilere uygun, periyodik ve öngörülebilir bir takvime bağlanması gerekmektedir. Eğitim sisteminin temel bileşeni olan Öğretmenlerimizin keyfi uygulamalarla mağdur edilmesi, önlerinin kapatılması, talep ve beklentilerinin görmezden gelinmesi kabul edilemez.
ÖZGÜR EĞİTİM-SEN olarak "diplomaya dayalı alan değişikliği" ile ilgili olarak belirtilen temel prensipler doğrultusunda MEB'i kendi görevine ve varoluş gerekçesine uygun hareket etmeye çağırıyoruz. Belirsizlikle ve suskunlukla konuyu ele alan MEB, öğretmenleri, öğrencileri dolayısıyla eğitimin niteliğini doğrudan etkileyen konunun hayatiyetini kavramalı ve kendi personelinin taleplerini görmezden gelerek itibarsızlaştırmaktan vazgeçmelidir. 
                                                   
05.12.2016
Abdulbaki DEGER
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim