Bu haber kez okundu.

657 Sayılı Kanun Değiştirilirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Bilindiği üzere toplum içerisinde 657 sayılı devlet memuru kanunun değişeceği yönündeki haberler yayılmış durumda. Basında 50 yıllık 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu tamamen değişeceği Çalışma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmaların devam ettiği yer almıştır. Fakat çalışanların haklarını savunan sendikalardan görüş istenmemiştir. Toplu görüşmelere katılan malum sendikanın ise çalışan haklarını savunacak bir durumda olmaması nedeni ile memur kadrosunda çalışanları yeni sorunlar beklemektedir.

Her ne kadar basına yansıyan değişiklikler içinde memurlar için olumlu görünen maddeler olsa da temel de iş güvencesini yok sayan uygulamaların da gündeme gelmesi kabul edilemez.

Yine basına yansıyan maddeler arasında performansı yüksek olan memurun daha fazla maaş alabilmesi de bulunmaktadır. EKSEN olarak çalışanların performansının değerlendirilmesinde ve artırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasında bir beis görmüyoruz. Ancak Türkiye gibi yandaşlığın ve torpilin üst düzeyde olduğu bir ülkede performans değerlendirmenin politize olmuş, bulunduğu makamı sarı sendikaya borçlu amirlerin elinde nasıl işleyeceğini tahmin etmemek mümkün değil. Özellikle amirlerin   istedikleri memurların  performansını yüksek göstererek fazla ücret almasını sağlayabilecek olması çalışma barışını zedeleyecek ve sendikalaşmayı engelleyecektir. Ayrıca eşit işe eşit ücret politikasını savunarak iktidara gelen siyasi partinin güçlendiğinde artık eşit işe eşit ücret politikasından vazgeçmesi de düşündürücüdür.

 

Bilindiği üzere öğretmenler 657 sayılı devlet memurlar kanunun özel hükümlerine tabidirler. Bu durumda öğretmenlerin performans değerlendirmelerinin sadece öğrencilerin sınav başarısı ile yapılması doğru olmayacaktır. Öğretmenin yaptığı işin öğrenci eğitmek olması nedeni ile nasıl bir performans değerlendirmesine gidileceği merak konusudur.

 Diğer taraftan öğretmenler 01 Temmuz-01 Eylül tarihleri arasında tatil hakkını kullanmaktadırlar. Bunun dışında okulların açık olduğu dönemde mazeret izni de dahil olmak üzere bir izin hakkı verilmemektedir. Sadece ölüm, evlenme, doğum v.b. izinleri kullanabilmektedirler. Yeni hazırlanan personel kanununda bunların nasıl düzenleneceği de bilinmemektedir.

 Öğretmenlerin kendilerini yenilemek, bilgilerini güncellemek için evlerinde de çalışmaya devam ediyor olması, yazılı kâğıtlarını derste okuyamayacakları için işi eve taşıyor olmaları, standart memur çalışma saatlerine uymamaları en doğal haklarıdır. Kamuoyunda öğretmenlerin çalışma şartlarını saat/maaş olarak değerlendiren bakanların olduğu bir ülkede yeni kanunun performans değerlendirme kriterleri neye göre hazırlanacaktır.

 Hiç şüphesiz gelecek nesillerimizi yetiştirecek olan öğretmenlerimiz yaşadıkları sıkıntıların yanı sıra iş güvencesini kaybetmek korkusu ile hükümet güdümlü sendikalara yöneleceklerdir. Bu durum demokratik hakların gaspı anlamına gelecektir. Dolayısıyla kendisi demokratik haklarını kullanmaktan imtina eden öğretmenler öğrencilerine demokrasi kültürünü nasıl vereceklerdir.

  EKSEN Eğitim Sen olarak mevcut yasada yapılması düşünülen değişikliklerin bütün sendikalardan görüş alınarak (memurları yalnızca yandaş sendikanın insafına terk etmeden) , memurların iş güvencesine kesinlikle zarar vermeden yapılmasından yanayız.

 

EKSEN EĞİTİM SEN

GENEL MERKEZİ

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber